“Bu görkemli geçişleri durduramayacaktır”
Balyoz ve Ergenekon davaları sebebiyle tutuklanan asker eş, arkadaş ve akrabaları tarafından düzenlenen Sessiz Çığlık eylemi, Cumartesi günü...
..Değirmendere Çınarlık Meydanı’nda yapıldı. Eylemde konuşmayı Emekli Tuğamiral Ali Sadi Ünsal yaptı.
Eylemde konuşmayı yapan Ünsal, “Bugün 24 Ocak. 1993 yılında bugün; ülkemizin cesur yürekli evladı, gazeteci-yazar, sakıncalı piyade ‘Uğur Mumcu’ katledildi. 2001 yılında bugün; emniyet teşkilatının yiğit evladı, Emniyet Müdürü Ali Gaffar Okkan katledildi. Ülkemizin bu yiğit evlatlarını saygıyla anıyoruz. Bu yiğit insanların hunharca katli onların sadece bedenlerini yok etti. Ancak, tarih göstermiştir ki barbar ve alçak zihniyetin katliamları, katledilen insanları ölümsüzleştirir. Bugün, her şeye rağmen bir deniz feneri gibi yönlendirdikleri ve Mustafa Kemal Atatürk’ün de hedef gösterdiği, çağdaş uygarlığa giden rotalardan binlerce Uğur Mumcu’lar, binlerce Ali Gaffar Okkan’lar geçiyor. Ne yapılırsa yapılsın ahlaksızlık ve namussuzluk virüsleri ile dolu beyinleri hangi kumpasları kurgularsa kurgulasın, bu görkemli geçiş devam edecektir. Ne katliamlar ne cezaevleri, bu görkemli geçişleri durduramayacaktır” dedi.
“BU DAVALAR, BİR KUMPASLAR DİZİSİDİR”
Davalar hakkında açıklama yapan Ünsal, “2000’li yılların başından itibaren kurgulanan kumpas davalar da aslında bu katliam serisinin bir devamıdır. Türkiye’nin hukuki, siyasi ve askeri tarihinin utanç duyulacak kapkara lekeleri olan bu davalar, Türkiye’nin tarihindeki karanlık dönemlerin aktörlerinin vücut değiştirerek kurguladıkları, ne yazık ki başarıya ulaştıkları, bir kumpaslar dizisidir. Kumpas davalar bireylerde güvercin tedirginliği, toplumda ise korku yaratarak, Türkiye’nin değerlerini yok ederek, milli çıkarlarını savunamayacak hale getirmek, TSK’yı vatanı korumaktan çıkarıp sadece emperyal güçlerin onay verdiği sınırlar içerisinde kalmasını sağlamaktır” dedi.
“UNUTMAYALIM”
Yapılanların unutulmaması gerektiğini belirten Emekli Tuğamiral Ali Sadi Ünsal, “Unutmayalım. Neleri mi? Şunları: Kumpaslar sürecinde emekli ve muvazzaf yüzlerce masum asker, adeta esir alındı. Cezaevi adı verilen toplama kamplarına gönderildi. Vatandaşın gözünden kaçırmak için şehir dışına, Silivri Cezaevi Kampüsü’nde, bir spor salonunda kurulan mahkemede, yargılama görüntüsü altında utanç verici bir tiyatro oynandı. Bunları unutmayalım. ‘Fatih Cami bombalanacaktı’, ‘Kendi jetimizi düşürecektik’, ‘200.000 kişiye tutuklama’, ‘Altın kılıçlar iade’, ‘Balyoz kararı emsal olacak’, ‘Ders olsun’, ‘Demokrasi kazandı’ manşetlerini unutmayalım. Bu manşetleri atanların önemli bir kısmının bugün hangi manşetleri attığını unutmayalım. Bu manşetleri atanları da unutmayalım. ‘Adalet, hukuk, masumiyet karinesi’ diyen çok az sayıdaki onurlu aydını azarlayan, susturmaya çalışan ve tehdit edenleri unutmayalım. Hukuka saygılı hâkimleri görevinden alanları, hedef gösterenleri, istifaya zorlayanları unutmayalım. Hukuksuzluğun ve adaletsizliğin erdemini(!) savunmak için yarışırcasına her gün televizyon ekranlarına çıkıp çığlık çığlığa konuşan emekli yargı mensuplarını unutmayalım. ‘Eskiden de hukuk sistemimizde bu tür sorunlar oluyordu. Bunlar yeni değil’ ve ‘Hukuk değil tarihsel bağlam önemli’ diyenleri unutmayalım. Yüzlerce insana zulüm edenleri, hukuk devleti varmış gibi yapılarak insanlarla dalga geçer gibi sonucu önceden belli oyunları sergileyenleri unutmayalım. Açık görüşte ailesinin gözleri önünde yaşamını yitirenleri, onur intiharları ile yaşamlarına son veren yiğitleri unutmayalım. Ve bu süreçte, kimi çıkarından, kimi korkudan, kimi de yediği haltları ortaya çıkar endişesinden olsan gerek sırtını dönen önemli makamlardaki değersizleri de unutmayalım” dedi.
“MÜCADELEMİZE DEVAM EDECEĞİZ”
Emekli Tuğamiral Ünsal, açıklamasının sonlarında “Değerli dostlar, Zirve Yayınevi kumpası mağdurları masum ve şerefli askerler Mehmet Ülger ve Haydar Yeşil ile İlahiyatçı Akademisyen Ruhi Abat, hafta içinde tahliye oldular. Bu arkadaşlarımızın özgürlüklerine ve ailelerine kavuşmaları bizleri çok mutlu etti. Kendilerine bu meydanlardan sevgilerimizi iletiyoruz. Bizler bugünden sonra, kumpas davaların planlayıcılarını, aktif ve pasif rol alan maşalarını, bir nedenle işbirliği yapanlarını ve görevlerini ihmal ederek, kötüye kullanarak kumpasın başarıya ulaşmasına neden olanların adaletin önüne çıkarılması için daha etkin çalışacağız. Bu süreçte kimlerin ne olduğunu ve ne olmadığını daha kesin vurgulayacağız. Bu kategoriye girenlere sesleniyorum: Titremeye başladığınızı biliyoruz. Korkuyorsunuz. Paçayı nasıl kurtarırız diye kara kara düşünüyorsunuz. Eşlerinizden akıl almaya çalışıyorsunuz. Örgütünüzün inlerinden haber ve talimat almada sorunlar yaşıyorsunuz. Vakit yaklaşıyor. Yaşamınızda ilk kez onurlu bir adım atın. O şerefsiz yaşam biçiminize bir son verin. O pis ellerinize bakın. Tırnaklarınızın arasında yaşamını yitiren masum askerlerin kurumuş kanı var kanı. Adaletin vicdanına teslim olun. Bizler kumpas davaların planlayıcıları, emir verenleri ve ‘kullanılıp bir köşeye atılan piyonları’ adalet önüne çıkarılana kadar mücadelemize devam edeceğiz. Bu alçakların peşini bırakmayacağız” dedi.