‘Bize ait olana sahip çıkmalıyız’
03 Nisan 2018 16:25

‘Bize ait olana sahip çıkmalıyız’

Milliyetçi Hareket Partisi (MHP) Gölcük İlçe Basın Sözcüsü İbrahim İnanç Çakıroğlu, dün parti binasında MHP İlçe Başkanı Bilal Çakır ile birlikte bir basın açıklaması yaptı.

Çakıroğlu, “Nasıl ki 1923’te Lozan’da Ege adalarını, 1974’te Kıbrıs'ı düşmana bırakmamışsak yine bugün bize ait olana sahip çıkmalıyız” dedi
Milliyetçi Hareket Partisi (MHP) Gölcük İlçe Basın Sözcüsü İbrahim İnanç Çakıroğlu, MHP İlçe Başkanı Bilal Çakır ile dün parti binasında bir basın açıklaması yaptı. Çakıroğlu, yapmış olduğu açıklamada “Malumunuz üzere Doğu Akdeniz’de doğalgaz ve petrol rezervlerinin ortaya çıkması neticesinde Güney Kıbrıs Rum Yönetimi ile Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti arasında, birkaç yıldır ekonomik münhasır bölge oluşturmak yönünde bir gerginlik mevcut ve taraf olan Türkiye ile Yunanistan arasında da zaman zaman problem çıkmaktadır. Geçtiğimiz hafta konu ile ilgili olarak Yunanistan Başbakanı Çipras'ın konu ile ilgili ‘Egede sıcak temas oluşturmak isteyen kendi ayağına sıkar’ şeklindeki açıklaması, akıllara bir kez daha, Ege sularındaki Türk adalarını getirmiştir. Kurtuluş Savaş’ından sonra İtilaf Devletleri ile Türkiye’nin taraf olduğu ve imza altına aldığı Lozan Antlaşması’nın 12, 15 ve 16. maddelerinde, Ege adalarının hukuki durumları ve silahsızlandırma ile ilgili durumu belirlenmiştir” dedi.
‘YUNANİSTAN, ADALARA ASKER GÖNDERMİŞTİR’
Sözlerine devam eden Çakıroğlu, “Kamuoyunda ve basında pek yer bulmasa da, dile getirilse de hükümet tarafından pek ciddiye alınmayan, hatta tekzip dahi edilmeyen, 18 Türk adası ve 1 Türk kaya parçasının işgali, Türkiye Cumhuriyeti’nin nasıl bir tehditle karşı karşıya kaldığını göstermektedir. İlk olarak 18 Mayıs 2011’de Milli Savunma Bakanlığı Genel Sekreterliği’nden emekli asker Ümit Yalım tarafından dile getirilen işgal durumu, üzerinden uzun zaman geçmesine rağmen yetkili merciler tarafından önlenmemiştir. Öyle ki Milli Savunma Bakanı İsmet Yılmaz, TBMM’de 26 Mart 2015’te Lozan ve Paris Antlaşmalarına göre adaların hukuken Türkiye’ye ait olduğu, ama fiili olarak Yunanistan tarafından işgal edildiği şeklinde beyanda bulunmuştur. Ayrıca Binali Yıldırım, 20 Temmuz 2015’de hukuki olarak bizim olan İzmir’e bağlı Koyun Adası’na pasaportla girmiştir. Burnumuzun dibindeki adalarda kendi bürokrasisini kuran Yunanistan, bununla kalmamış, bir de bu adalara asker göndermiştir” dedi.
‘ADALARIN DURUMU ESKİYE DÖNMELİ’
Çakıroğlu, sözlerinin sonunda “Megalo İdea (Büyük ideal) hayalleri peşinde koşan Yunanistan, bunun için Türk adalarına girmiştir. Yunanistan, bu adaları askeri üs olarak kullanmasının yanı sıra siyasi amaçları için de kullanmaktadır. Geçtiğimiz Aralık ayında 33 FETÖ üyesi, 19 Şubat 2018’de 17 FETÖ üyesi Koyun Adası’na kaçmış ve buradaki Yunan Sahil Güvenlikler tarafından Sakız Adası’na götürülmüştür. Bu kaçaklar, verdikleri ifadede ‘Erdoğan rejimi tarafından tutuklanma tehdidi altında bulunmaktayız’ demişlerdir. Görüldüğü üzere adalar, ülkemizin en büyük iç sorunlarından birisi olan FETÖ üyelerinin kaçış yolu olmuştur. Jeopolitik açıdan önemi haiz adalarımızın durumunun eskiye dönmesi, en büyük temennimizdir. Genel Başkanımız Devlet Bahçeli'nin dediği gibi Ege'nin dibi, bugün boş konuşanların dedeleri ile doludur. Nasıl ki 1923’te Lozan’da Ege adalarını, 1974’te Kıbrıs'ı düşmana bırakmamışsak yine bugün bize ait olana sahip çıkmalıyız. Hükümet, verdiği bu tavizden bir an önce geri dönmeli ve bizim olanı geri almalıdır” dedi.  Erdem ŞENGÜL

BENZER HABERLER
X