‘Binalar betondan değil ahşaptan yapılmalı’
Kavakçılık ve Hızlı Gelişen Orman Ağaçları Enstitüsü Müdürlüğü’nün 58. Teknik Kurul Toplantısı’nda konuşan Sakarya Orman Bölge Müdürü Ziya Polat,
“Küresel iklim değişikliği diye bir bela geliyor. Bu çerçevede dünya, binaların betondan değil ahşaptan yapılması gerektiğini söylüyor” dedi
Kavakçılık ve Hızlı Gelişen Orman Ağaçları Enstitüsü Müdürlüğü’nün 58. Teknik Kurul Toplantısı, Gazi Toplantı Salonu’nda gerçekleştirildi. Toplantı, saygı duruşu ve İstiklal Marşı’nın ardından başladı. Toplantıya Sakarya Orman Bölge Müdürü Ziya Polat, Sakarya Orman Bölge Müdür Yardımcısı Halil Karademir, İstanbul Orman Bölge Müdür Yardımcısı Erdal Şahan, Kastamonu Entegre A.Ş.’yi temsilen Tevfik Dedebaş, Kavakçılık Enstitüsü Müdürü Ercan Velioğlu, İzmit Orman İşletme Müdürü Mustafa İşçioğlu, Kocaeli Orman Su İşleri Şube Müdürü İlyas Çiçek, araştırmacılar ve mühendisler katıldı.
‘TÜBİTAK’TAN DESTEK BEKLİYORUZ’
Toplantının açılış konuşmasını yapan Kavakçılık Enstitüsü Müdürü Ercan Velioğlu, “Türkiye’de 1962 yılında kavakçılık enstitüsü kurulduğunda 330 bin metreküp alana sahipti. Bugün en az 4,5 milyon metreküpe kadar çıktı. 1962’den bu yana 9 kavak klonunu tescilledik. 26 araştırmacımız bulunuyor. Gürcistan’a kavakçılığı öğretiyoruz. 25 aktif projemiz var. Bu sene 7’si bitti. 2 adet projemizin ara sonuç raporu ve 3 adet yeni alınması planlanan proje teklifleri değerlendirilecek. Geçen yıl TÜBİTAK’tan destek alamadık bu yıl kendilerinden destek bekliyoruz” ifadelerine yer verdi.
‘ZARARLI GAZLARIN ETKİSİNİ 2050 YILINDA OLDUKÇA HİSSEDECEĞİZ’
2020 yılında teorik ve araştırma çalışmalarının çok yoğun olacağını belirten Velioğlu, “Kavak fidanı üreticileri ve sanayicilerinin de haklarını savunmak zorundayız. İklim değişikliğine gidiyoruz. Bu durum bizi çok zorluyor. Zararlı gazların etkisini 2050 yılında oldukça hissedeceğiz. 2050’den önce çok belirli etkisi olmayacak. Bunun gelişiminin izlenmesi gerekiyor. Bunun için de yabani ağaçların (orman) izlenmesi gerekiyor. Bunu Türkiye hala yapamadı. Bizler tarımsal ürünleri izliyoruz. Bu sene kavakları izleyeceğiz. İklim değişikliğinin Türkiye’yi ne kadar etkilediğini öğrenmek için orman ağaçlarını incelemek gerekiyor” dedi.
‘YUVACIK BARAJI’NI METEOROLOJİK OLARAK İZLEMEK LAZIM’
Türkiye’nin orman ağaçları bakımından çok zengin olduğunu ifade eden Velioğlu, “24 milyon hektar orman var” dedi. İlimizdeki su sıkıntısına da değinen Velioğlu, “Yuvacık Barajı’nı meteorolojik olarak izlemek lazım. Biliyorsunuz 7 yılda bir su kıtlığı olur bu belki tekrardır. İyimser senaryodan yola çıkarsak belirli bir altyapıda bilimsel verilerle Cumhurbaşkanımızın dediği gibi bizi teğet geçer. Ama kötü senaryoya bakarsak bu durum bizi zorlayacaktır. Hangisi olacağına bilim adamları da karar veremedi” diye konuştu.
‘DÜNYADA ENDÜSTRİYEL KAVAK OLARAK 3. SIRADAYIZ’
Sözlerini sürdüren Velioğlu, “102 yerde tarım bitkileri inceleniyor. Çok hızlı büyüyen Samsun, 35 metreküp büyüyor. 55 metreküp büyüyeni bulduk. Ama hemen bulduk diye piyasaya süremiyoruz. Odunu kötüyse bir işe yaramaz. Şu an üzerinde çalışılıyor. Araştırma bitince onu yüksek ihtimalle 2020 yılında tanıtacağız. Neredeyse yüzde 50 daha fazla gelir getiriyor bu klon. Türkiye’de 145 bin hektar kavak var. Dünyada endüstriyel kavak olarak 3. sıradayız” ifadelerini kullandı.
‘KAVAKÇILIK ENSTİTÜSÜ RAYINA OTURMUŞ’
Velioğlu’nun ardından konuşan Karabük Üniversitesi Orman Fakültesi Dekan Yardımcısı Doç. Dr. Ufuk Coşgun, “Devletimiz ciddi yatırımlar yaptı. Bir ekibin yetişmesi kolay olmuyor. Neredeyse 10 yıl gibi bir sürede meslektaşımız doygun projeler üretmeye başlar hale geliyor. Kaynaklarımıza sahip çıkmamız gerekiyor. Kavakçılık enstitüsü gördüğüm kadarıyla rayına oturmuş. Bu uğraşınızda sizlere başarılar diliyorum. Bize ihtiyacınız olduğu anda biz elimizi taşın altına koymaktan çekinmeyeceğiz” ifadelerini kullandı.
ODUNA İHTİYAÇ ARTTI
Sakarya Orman Bölge Müdürü Ziya Polat ise “Araştırma müdürlüklerinden beklentimizden biri de yoğun bir şekilde toplumun beklentilerini yerine getirmek için çalışarak sıkıntıları daha bilimsel bir gözle yapmak. Bugüne kadar da bu anlamda çok güzel çalışmalar yapıldı. Son dönemde oduna ve odun hammaddesine ihtiyaç oldukça arttı. Bunun nedenlerinden biri de küresel ısınma ve iklim değişikliğiyle birlikte insanların oduna yönelmeleri. Bir yandan da küresel iklim değişikliği diye bir bela geliyor. İsteseniz de istemeseniz de geliyor. Bu durum ormanlara orman gözüyle değil yutak alan olarak bakıyor” dedi.
‘YUTAK ALANLARI VE BİYOÇEŞİTLİLİĞİMİZİ KORUMALIYIZ’
Sürdürülebilir projelerle çerçevesinde en kısa sürede en fazla verimi elde edeceklerini belirten Polat, “Burada araştırmacılara ihtiyaç var. Sanayinin ihtiyacını karşılamak için yoğun bir çabanın içine girilmiş. İş birliğine ve koordinasyona ihtiyaç var. Hızlı gelişen türlerle ilgili Türkiye’de bir açık olduğunu biliyoruz. Vatandaş olarak hepimizin yapması gereken bu yutak alanları ve biyoçeşitliliğimizi korumak. Bizim iki zenginliğimiz var bir gen nüfusumuz. İkincisi ise biyoçeşitlilik. Bunu korumak geliştirmek gelecek nesillere aktarmak çok önemli” dedi.
‘BİRLİKTE DAHA ÇOK ÇALIŞMALIYIZ’
Dünyada betona olan yönelimin giderek azaldığını belirten Polat, “Dünya binaların betondan değil ahşaptan yapılması gerektiğini söylüyor. Belki 40-50 sene sonra binaların betondan değil ahşaptan yapma zorunluluğu gelecek. Herkesin buna hazırlıklı olması gerekiyor. Bunun yolu da bilimsel çalışmalardan geçiyor. Uygulamacılarla araştırmacıları bir araya getireceğiz. Birlikte daha çok çalışmalıyız. Teknik kurulumuz hayırlı olsun” diyerek sözlerini tamamladı. Güler CAN