‘Belgeli çalışan sayısı yok denecek kadar az’
27 Kasım 2017 16:11

‘Belgeli çalışan sayısı yok denecek kadar az’

İş Güvenliği Uzmanı ve Yangın Eğitmeni Hasan Basri Artvinli, iş güvenliğinin ne derece önemli olduğuna değinerek, bu konuda yapılması gerekenler hakkında bilgiler verdi.

 Artvinli, “Belgeli çalışan sayısı yok denecek kadar az” dediİş Güvenliği Uzmanı ve Yangın Eğitmeni Hasan Basri Artvinli, iş güvenliğinin önemi ve bu konuda yapılması gerekenler hakkında açıklamalarda bulundu. Artvinli, konu ile ilgili olarak yaptığı açıklamada “6331 sayılı İş Sağlığı ve Güvenliği Kanunu’nun hayatımıza girmesi ile birlikte AB uyum süreci kapsamında çalışmalar yapılıyor. Bu anlamda çalışma hayatımız da şekilleniyor. Bunun hayatımıza getirdiği bazı değişiklikler de tabii ki meydana geliyor. İş hayatında bulunan çalışanların belgelendirilmesi söz konusu ama maalesef çalışanlarımız bu konuya eğilmiyor. Devletin yaptığı desteklemelerden faydalanmıyorlar. Bu, maalesef gündemdeki yerini koruyor. Mesleki yeterlilik kurumu adı altında bir kurum var. Bu kurum, ‘Benden belge isteyen ve 31.12.2017’ye kadar müracaat eden, prosedürü uygulayan kişilerin ücretini ben vereceğim’ dedi. Ama maalesef çalışanlarımız buna taraf olmuyor. Mesleki yeterlilik belgesi almayanlara da bir ceza var. Bu ceza 527 TL tutarında. Aslında burada da bir ironi var. Belge alma zorunluluğu çalışanın ama cezayı ödeyen de işveren. Kişi, bu mesleği yaptığını belgelemek zorunda. 874 tane meslek standardı belirlendi. Bunların 681 tanesi ulusal meslek standardı olarak uygulamaya aktarıldı. Bunlar yapılmazsa ne olacak? Biz Gölcük’e bakıyoruz. İlçemiz inşaat alanında ciddi bir cazibe merkezi. Belgeli çalışan sayısına baktığımız zaman görüyoruz ki yok denecek kadar az. Doğalgazcının, elektrikçinin kendi işiyle alakalı belge alması lazım. Rutin denetlemeler var. İş Teftiş Kurul Başkanlığı’nın planlamaları doğrultusunda denetimler oluyor. Bir de iş kazası veya şikayet olması durumunda denetlemeler oluyor” dedi.

 

‘REHBERLİK YAPMAMIZ GEREKİYOR’

Artvinli, “En önemlisinden biri de yüksekte yapılan çalışmalarda, personelin düşmesini durdurma sistemidir. İş Güvenliği olarak bizim hedefimiz, sıfır iş kazasıdır. Bunun için de ciddi bir eğitim süreci ve ekipman gerekiyor. İşveren tarafından bazı ekipmanların temini, montajının yapılması, çalışanların bunları kullanması ve işverenin de bunu denetlemesi gerekiyor. Her şey aslında işverenin üzerine yükleniyor. İşveren bir istihdam sahası açarak personel alıyor. Ama eğitimli personel çalıştırmak zorunda. Nitelikli eleman bulunması ciddi bir sıkıntı. İşverene personel istihdamının ciddi bir maliyeti var. Sağlık raporu aldırması, eğitim aldırması, belgelerinin kontrol edilmesi gerekecek. Maddi bir külfet de var. Bir personelin sağlık raporu aldığını düşünelim; ortalama 70 TL. Yaptığı işe göre kişisel koruculuğu verilecek. Emniyet ayakkabısı, iş elbisesi gibi ekipmanlarının maliyeti 300 TL. Eğitimlerde tehlike sınıfına göre 8-16 saat arasında eğitim almak zorunda. Kişiyi bir günlük bile olsa işe başlatmanın işverene maliyeti 450 – 500 TL’yi geçiyor. Ama sahaya gittiğimizde kişinin eğitimini tamamlıyoruz, sabah çalışmış, öğlen çekmiş gitmiş. Bu bizim de boşa geçen bir emeğimiz demek. En büyük sıkıntılardan biri; yeni neslin sektöre girişi maliyet sebebiyle engellenmekte. Suriyelilerin çalışması sonucunda kültür, dil, işi sahiplenme konularında büyük farklılıklar ortaya çıkıyor. İnsanlarımız, iş sağlığı ve güvenliğine gerekli gözüyle bakmıyorlar. Son anda, iş işten geçtikten sonra taraf olmaya çalışıyorlar. Mevzuat değişikliği bazı sıkıntıların önüne geçiyor ama kişinin de bilinçlenmesi gerekiyor. Bizim de elimizden geldiğince bu konularda rehberlik yapmamız gerekiyor” dedi.  Erdem ŞENGÜL

BENZER HABERLER
X