‘Bel fıtığı sandığınız ağrı romatizmal kaynaklı olabilir’
Uz. Dr. Ali İpek, “Bel ağrılarının önemli nedenlerinden biri de ‘ankilozanspondilit’ olarak bilinen romatizmal hastalıklardır” dedi
Boğaz ağrısından sonra en sık şikayete yol açan bel ağrıları, yaşamın herhangi bir döneminden az bir kez ortaya çıkabiliyor. Bel fıtığı belirtileri ile romatizmal bir hastalık olan ‘ankilozanspondilit’ çoğu zaman karıştırılabiliyor. Bu nedenle “ankilozanspondilit” hastalarına doğru tanı konulmasında ortalama 5 yıllık bir gecikme yaşanıyor. Memorial Kayseri Hastanesi Fizik Tedavi ve Rehabilitasyon Bölümü’nden Uz. Dr. Ali İpek, 12 Ekim Artrit Günü nedeniyle, romatizmal hastalıklar arasında çok sık görülen ‘ankilozanspondilit’ hakkında bilgi verdi.
‘BEL AĞRILARININ BÜYÜK BÖLÜMÜ MEKANİK’
Uz. Dr. Ali İpek“Bel ağrısı, toplumda çok yaygın olarak görülen bir sağlık problemidir ve ağrıların büyük çoğunluğu mekanik kaynaklıdır. Mekanik bel ağrısı, omurgayı oluşturan yapıların aşırı kullanılması, zorlanması veya deforme olması sonucu gelişen bir durumdur. Ağrı; bel fıtığı, kireçlemeler, kas tutulması ve kanal darlığı gibi nedenlere bağlı olarak da ortaya çıkabilir. Sigara içenlerde, uzun yol şoförlerinde, ağır yük kaldıranlarda, uzun süre ayakta çalışanlarda ve stresli kişilerde görülme riski daha fazladır. Gençlerde daha çok bel fıtığı yaşlılarda ise ‘spondiloz’ denilen omurgaların kireçlenmesine bağlı şikayetlerden söz edilmektedir. Kanal darlığında ise bacaklarda uyuşma ağrı ve özellikle yürüme mesafesinde azalma meydana gelir. Hastalar günlük iş ve gücünden geri kalacak kadar ortaya çıkan dayanılmaz ağrılarla hekimlere başvurmaktadır” dedi.
‘GENÇ ERKEKLERDE DAHA SIK GÖRÜLÜYOR’
Uz. Dr. Ali İpek “Bel ağrılarının önemli nedenlerinden biri de ‘ankilozanspondilit’ olarak bilinen romatizmal hastalıklardır. Ankilozanspondilit, genellikle genç erkeklerde daha sık görülen önemli bir sağlık sorunudur. Hastaların % 80’ninde ilk şikayetler 30 yaşından önce başlamaktadır. Hastalığın, ‘HLA B27’ geniyle ilişkili olduğu belirlenmiştir. Bel fıtığından farklı olarak bu hastalıkta ağrı istirahatle geçmemekte ve aksine artış göstermektedir. Ankilozanspondilit hastalığında belde belirgin bir ağrı olmasa bile, ‘entezopati’ denilen gezici kalça ağrısı ve topuklarda ağrı, ‘artrit’ denilen diz ve ayak bileklerinde şişme ortaya çıkmaktadır. Sabahları uyandıktan sonra belde bir saatten fazla süren tutulma varsa, hastanın bir uzman yardımı alması ve ağrı kaynağının bulunmasına yönelik tedavi yaklaşımı önerilir” dedi.
‘AĞRI, HAREKETLE AZALMAKTA, İSTİRAHATLE ARTMAKTADIR’
İpek “Teşhis konurken, ankilozanspondilit hastalığının belirtisi olan inflamatuar bel ağrısıyla, mekanik bel ağrısının ayırımı iyi yapılmalıdır. Ankilozanspondilit, genellikle ilk olarak leğen kemiği eklemlerinin tutulumu ile başlamaktadır. Üç aydan daha uzun süren inflamatuar bel ağrısı, bel ve kalça bölgesinde hissedilmekte ve sabaha karşı artmasıyla bilinmektedir. Ağrı, egzersiz ya da hareketle azalmakta, istirahatle artmaktadır. Anti-romatizmal ilaçlar, ağrının seviyesini düşürmektedir. Bu hastalıktaki bel ağrısı, 40 yaşından önce gece ağrısı ile başlamakta, 3 aydan uzun sürmekte, sabahları ise belde bir saati aşan tutukluk ortaya çıkmaktadır. Mekanik bel ağrıları ise ani başlangıçlı fiziksel aktiviteyle artıp ve istirahatle azalmaktadır” dedi.
‘HASTALIĞIN TABLOSU ZAMANLA AĞIRLAŞIYOR’
Uz. Dr. Ali İpek “Ankilozanspondilit diğer romatizmal hastalıklar gibi sistemik bir hastalıktır. Hastalığın ilerleyişi zamanla omurga tutulumuna, kamburluğa (kifoz) ve omurganın her yöne hareketinin kısıtlanmasına neden olmaktadır. Zamanla göğüs kafesi eklemlerinin de etkilenmesiyle akciğer kapasitesinde azalma görülür. Bu nedenle sigara kullanımı ankilozanspondilit hastalığında çok daha zarar verici boyuttadır. Hastalığın etkisiyle gözde üveit denilen iltihabi durum ortaya çıkabilir, kalpteki aort damarı etkilenebilir. Kemik erimesi ise sık görülen bir durumdur. Muayene sırasında omurganın kısıtlılığı, bel kalça ağrısı, gözde kızarıklık, eklemlerde şişlik ve daktilit denilen parmaklarda şişme şekil bozukluğu göze çarpar. Ancak erken dönemde bu sayılan klinik bulguların hiç biri olmayabilir. Hasta sadece bel ve kalça ağrısı şikayeti ile hekime başvurabilir” dedi. İHA