“Batıcı laikler gitti, muhafazakar laikler geldi”
27 Ocak 2015 16:29

“Batıcı laikler gitti, muhafazakar laikler geldi”

Saadet Partisi İlçe Başkanı Aytaç; “Bugün geldiğimiz noktaya baktığımızda, laikler gitmiş, yerine vesayetçi demokrasi gelmiş

Kısacası Batıcı laikler gitti, muhafazakar laikler geldi. Dün üstünlerin hukuku vardı bugün ise yine üstünlerin hukuku varlığını sürdürmeye devam etmektedir”. Saadet Partisi İlçe Başkanı Sami Aytaç parti binasında haftalık toplantısını düzenledi. Haftalık toplantısına parti yönetim kurulu üyeleri eksiksiz olarak katılım sağladı. Toplantıda açıklama yapan başkan Sami Aytaç şunları söyledi. Başkan Aytaç; “Dün kendi yandaş medyalarında çıkan haberlerle, parti kapatıyordu. Ele geçirdikleri kalelerde, tesettürlü kızlarımıza, namaz kılan personeli fişliyor ve ilişkilerini kesiyordu. Mağdur ettiği insan sayısı hiç de az değildir. Bugün geldiğimiz noktaya baktığımızda, laikler gitmiş, yerine vesayetçi demokrasi gelmiş. Kısacası Batıcı laikler gitti, muhafazakar laikler geldi. Dün üstünlerin hukuku vardı bugün ise yine üstünlerin hukuku varlığını sürdürmeye devam etmektedir. Seçim barajını getiren darbeci zihniyettir. Sivil otorite ise, Saadet Partisi ve BBP’nin Meclis’e girme korkusuna barajı kaldırmamaktadır. Bunu bir televizyon programında AK Partili Burhan Kuzu itiraf etmiştir. Bu durumda darbeci vesayetle, sivil vesayet arasında fark var mıdır? Her ikisi de korktukları için barajı savunmuyorlar mı? Türkiye’de tek parti yönetimi ve sonrasında militarist, kutsal devletçi, ulusalcı çevrelerin kendilerini Kemalist diye gösterme gayretleri hep olmuştur ve de olacaktır.

“ADALETİN OLMADIĞI YERDE HUKUK OLMAZ”

Bugün hem CHP hem de AKParti batı yanlısıdır. Yaşanan olaylara baktığımızda İktidar partisi, demokrasiyi kendi için istemek ve rejimin paranoyasını yaşamaktadır. AKPartinin bir demokrasi tesisinden bahsedilecekse, bunun adı olsa olsa yeşil Kemalistlerin huzursuz demokrasisi olur. Batıcılar ve ulusalcılar bu halk kendisi, doğruyu bilemez, doğru karar veremez düşüncesiyle yıllarca halka vasilik görevi yapmışlardır. Bunu AK Parti Milli İrade kavramıyla yapıyor. Bunu yaparken senin adına ben milli iradeyi yürütüyorum diyor. Hem diliyle hem de beden diliyle bunu yürütüyor. Ama biz Çok bir şey istemedik. İnsanca ve eşit yaşam hakkı için, hukukun üstünlüğünün tesis edilmesinden başka bir talebimiz olmamıştır. İnançlı, Müslüman bütün kardeşlerimiz bilir ki, adaletin olmadığı yerde hukuk olmaz. Halbukibilgiye ve bilince dayanmadan ecdada sahip çıkmak söz konusu değildir. Bilgi sahibi olmadan şuur sahibi olunamıyor ve Osmanlıcılık yapıyoruz diye sadece Türk’e Türk propagandası yapılıyor. Ucuz ve siyasi popülizmden başka bir şey yapılmıyor.

“MİLLET BUGÜNKÜ DEVLET MEVCUDİYETİNİ SÜRDÜRÜYOR”

AK Partili bir kadın vekilin 600 yıllık imparatorluğa 90 yıllık reklam arası bitti sözü, bilgi ve bilinçten yoksun görünüyor. Öncelikle bu sözlerde 1000 yıllık tarihimize yakışan bir devlet bilinci yok. Yanlışları, hataları olsa da bu devlet bizim değil de, sanki düşman bir devlettir. Cihan imparatorluğumuz dağılınca, bu millet bugünkü devlet ile mevcudiyetini sürdürüyor. Öyle veya böyle bir devlete sahip olmak bile bir nimettir. Kültürümüz ve geleneğimiz, hatasına, yanlışına rağmen devletin bizim devletimiz olduğuna ve sahip çıkılmasına dayanır. Bunu söylemek, devletin yanlışlarını görmezden gelmek, savunmak değildir. Cumhuriyet tarihinin eşsiz devlet adamı Erbakan Hoca’da bu şuur görülürken, muhafazakar demokratlarda maalesef gözükmüyor. Bilgiye ve bilince dayanmayan sloganik laflar, artistik tavırlar, göz boyamalar sadece ucuz popülizmdir. Bunlarla ne ecdat yad edilir, ne de bir yere varılır. Ecdada sahip çıkmak, ABD’nin, AB’nin dümen suyundan çıkarak ve bağımsız politikalarla olur” dedi.

BENZER HABERLER
X