Aytaç: Türkiye, Batı’nın pazarı haline geldi
11 Kasım 2015 17:23

Aytaç: Türkiye, Batı’nın pazarı haline geldi

Sadet Partisi İlçe Başkanı Sami Aytaç, parti binasında düzenlenen haftalık toplantı öncesinde, basın mensuplarına bir açıklama yaptı

Sadet Partisi İlçe başkanı Sami Aytaç, parti binasında düzenlenen haftalık toplantı öncesinde, basın mensuplarına bir açıklama yaptı. Aytaç, “Saadet Partisi çok sıkıntılı bir seçim süreci geçirdi. İllerin çoğu daha 7 Haziran seçimlerinden kalan borçlarını bitirmeden yeni bir seçimle karşılaştı. Adaylarımız, imkânsızlıklara rağmen bildikleri hakikatleri seçmene ulaştırmaya gayret etti. Hatta diğer partilerden daha fazla çalıştılar. Seçime girme hakkı elde eden partiler, eşit şartlarda seçime girmeliydi. Halk doğru bilgilendirilmeli, milli irade sandığa sağlıklı yansımalıydı. Adalet de bunu gerektirirdi. Fakat ne hikmetse televizyonlar hükümeti kuramayan partilere çalıştı. Televizyonların, 4 partiyi öncelemesinin sebebi neydi? Birbirleriyle anlaşıp uzlaşamaması mı? Halkın vergileriyle ayakta duran TRT’nin görevi 4 partiyi allayıp pullayarak halka şirin göstermek midir? Diğer televizyonlara örnek olması gereken devlet televizyonları bu adaletsizliği nasıl yapar? Bunun hesabını soracak bir mercii yok mudur?” dedi.

‘CUMHURBAŞKANI’NIN TARAFLI TUTUMU KONUŞULMADI’

Cumhurbaşkanı’nın taraflı tutumunun ciddi bir şekilde konuşulamadığını ifade eden Aytaç, “AKP’nin terörü azdıran ikiz yasaları, ABD ve Batı ülkeleriyle istihbarat paylaşımı, ülkeyi ABD üsleriyle donatması, çözüm sürecindeki yanlış uygulamalar gibi pek çok konu tartışılamadı. İşin sırrı, AKP’nin Saadet Partisi’yle seçim işbirliği görüşmelerinde söylediği şu sözlerde gizliydi: ‘Siz Meclis’e girerseniz, hakkı söylersiniz, halk da sizin etrafınızda toplanır. Bu bizim işimize gelmez.’ AKP’yi kuranların her biri şimdi farklı telden çalıyor. Eski Başbakan Yardımcısı Abdullahtif Şener, ‘AKP döneminde Cumhuriyet tarihinin en büyük yolsuzluğu yapıldı’ diyerek istifa etti. Diğer eski Başbakan Yardımcısı Bülent Arınç, ‘AKP toplama bir menfaat partisi oldu. Feda edemeyeceği değer yoktur. Yezit görse, bunları kıskanırdı’ diyor. Kısaca, tek yanlı yayınlar pek çok gerçeğin örtülmesine sebep oldu” dedi.

‘BU SEÇİMİ, FAİZCİ KAPİTALİST KÖLE NİZAMI KAZANMIŞTIR’

1 Kasım seçimlerini, modern cahiliyetin itibar ettiği ölçme ve değerlendirme ölçülerine göre, yüzde 49,5 oy alan ve 317 milletvekili elde eden AKP kazandığını ifade eden Aytaç, “CHP, MHP, HDP belli oranlarda oy alarak Meclis’e girmeye hak kazanmıştır. Bu partiler, zan ehli nazarında kazanmış sayılıyorlar. Bu partilerin ortak özelliği, Hakk’ı üstün tutan Milli Görüş siyasetini değil, kuvveti üstün tutan işbirlikçi siyaseti benimsemiş olmalarıdır. 1 Kasım seçimlerinde Hakk’ı üstün tutan Milli Görüş siyasetini temsil eden Saadet Partisi yüzde 0,7 oy alarak Meclis dışı kalmıştır. Bu seçimi kim kazanmıştır? Elbette ki materyalist görüşe göre AKP kazanmıştır. Bu seçimi, faizci kapitalist köle nizamı kazanmıştır. Besmelesiz eğitim nizamı kazanmıştır. Bu seçimi, ABD’nin liderliğini yürüttüğü BOP için tasarlanmış kaos nizamı kazanmıştır. Bu seçimi, ılımlı İslamcılar, diyalogcular, medeniyetler arası ittifakçılar kazanmıştır. Bu seçimi, ebedi saadetlerini kaybetme pahasına, dünyasını ahretine tercih edenler kazanmıştır.

BUNLAR, GERÇEKTEN BU SEÇİMİ KAZANMIŞLAR MIDIR?

Bunlar, gerçekten bu seçimi kazanmışlar mıdır? Onlara sorarsan, seçimi biz kazandık diyorlar. Diyorlar da, ne kazandıklarını anlatmakta zorlanıyorlar. Kur’an ve sünnet ölçeğinde mesele ele alındığında bu seçimi gerçekte onlar kaybetmişlerdir. Ölçüsü Hak olmayanlara bu gerçeği anlatmak zordur. Onların bu gerçeği anlamaları zor da olsa onlar bu seçimi kaybetmişlerdir. Bu seçimi onlar kazanmadıysa kim kazanmıştır? Bu seçimi Saadet kadroları ve kınayanın kınamasına aldırmadan Saadet Partisi’ne oy verenler kazanmıştır. Çünkü onlar, “İslamsız saadet olmaz” duruşuna taraf olmuşlardır. Hakk’a evet, batıla hayır siyasetinin yanında yer almayı bir kulluk görevi saymışlardır. İçinde faizin olmadığı adil ekonomik düzene, refaha, İslam birliğine, milli ahlak düzenine, kaliteli eğitime, adil siyaset ve hukuk düzenine ancak Saadet iktidarı ile ulaşılacağına inanmışlar, bunun için Saadet Partisi’ne oy verenler kazanmıştır. Günah siyasetine değil, sevap siyasetine destek oldukları için seçimi kazanmışlardır” dedi.

‘MİLLİ GÖRÜŞ’ÜN YENİDEN ŞAHLANMASI MECBURİDİR’

Milli Görüş’ün yeniden şahlanmasının mecburi olduğunu ifade eden Aytaç, “Ülkede milli politikalar uygulanmazsa halimiz ne olur? Farkında mısınız?  Biogüvenlik Kurulu, Beyaz Et Sanayicileri ve Damızlıkçıları Birliği Derneği’nin başvurusu üzerine genetiği değiştirilmiş 6 mısır, 2 soya çeşidi ve ürünlerinin hayvan yemlerinde kullanımına izin verdi. Kurul, 8 GDO’lu ürünün hayvan yemlerinde kullanımına yönelik ithalat yapılabilmesini onayladı. Kurul’un konuya ilişkin kararları Resmi Gazete’de yayımlandı Verilen bu izin bile Milli Görüş politikalarının ne kadar önemli olduğunu göstermektedir. Kendi halkına GDO’lu yemle beslenen tavuk yedirenler ne kadar milli olabilir? Tavuk yemi olarak ülkemize sokulan GDO’lu mısır ve soyalar soframıza gelmeyeceğinin garantisi var mı? Sormaz mısınız? Neden ülkemizde yeterince mısır ve soya üretilmiyor? Topraklarımız mı yetersiz, ziraat mühendisimiz mi?

‘SEN ÜRETME BİZ SANA SATARIZ’

Türkiye, Batı’nın pazarı haline geldi. Bu durum, ‘Sen üretme biz sana satarız’ olayına dönmüştür. Bundan dolayı tarım bitmiş, sanayi gerilemiş, üretimden çok tüketime yönlenilmiştir. Hayvanların otlayacağı meralara inşaat yapılmasına izin çıktığı bir ülkede, milli değerlerden nasıl bahsedeceğiz? Tarım yapmazsak, hayvan yetiştirmezsek, yiyeceğimizi başkaları kontrol etmiş olmaz mı? Nuri Pakdil’in, ‘Kutsal inadı olanlar gerekli, bir kalbi daha olanlar gerekli’ dizelerinde ifade ettiği kutsal inadımızı kaybettik. Yollarımız, köprülerimiz, AVM’lerimiz var. Fakat nedense 13 yıldır bir türlü oluşturamadığımız uluslararası bir markamız yok” dedi.

BENZER HABERLER
X