“Ateş kapımıza dayandı”
03 Şubat 2015 15:52

“Ateş kapımıza dayandı”

Saadet Partisi İlçe Başkanı Sami Aytaç; “Küresel emperyalizmin ve Irkçı Siyonizm’in asıl hedefi Türkiye’dir.

Irak, Suriye, Libya, Yemen ve Her düşen İslam ülkesi, tehlikenin Türkiye’ye biraz daha yaklaştığını göstermektedir”

 Saadet Partisi İlçe başkanı Sami Aytaç parti binasında haftalık toplantısını düzenledi. Toplantıya yönetim kurulu üyeleri eksiksiz katılım sağladı. Toplantıda Başkan Aytaç Türkiye gündemine değinerek şunları açıkladı. Başkan Aytaç; “Değerli dava arkadaşlarım, zulüm yerine adaleti yeniden hakim kılmaya mecburuz. Bunun için yapmamız gereken ilk iş şahsiyetli bir dış politika ortaya koymaktır. Artık Avrupa kapılarında oyalanmak yerine, öze dönmek, kendimize gelmek ve İslam Birliğini kurmaktır. Öze dönmek, kendimize gelmek ve İslam ülkelerini bir araya getirerek, güçlerini birleştirmektir. Çünkü İslam Birliği’ni kurmadan, adil bir dünya kurmak mümkün değildir. İnanın artık vakit kalmadı. Küresel emperyalizmin ve Irkçı Siyonizm’in asıl hedefi Türkiye’dir. Irak, Suriye, Libya, Yemen ve Her düşen İslam ülkesi, tehlikenin Türkiye’ye biraz daha yaklaştığını göstermektedir. İnanın artık vakit çok daraldı. Çünkü ateş kapımıza dayanmış durumda.

 “PEKİ, İKTİDARA KİM GELDİ?”

Peki, İslam coğrafyası bu kadar hassas, bu kadar tehlikeli ve bu kadar kritik bir süreçten geçerken, İslam ülkelerine öncülük etmesi gereken Türkiye’de neler oluyor? Hala çelik çomak oynanıyor. Hala Avrupa Birliği’nden medet umuluyor. Hala, Türkiye’yi bölüp-parçalamak isteyenin Avrupa Birliği olduğu unutuluyor.  Olayın vahametini anlamak için sadece bir örnek vermek istiyorum. Biliyorsunuz geçtiğimiz hafta sonu Yunanistan’da seçimler yapıldı. Peki, İktidara kim geldi? AB karşıtı. Söylemleriyle dikkat çeken, gerekirse Avro bölgesinden çıkarız diyen, bir parti Avrupa Birliği’nin dayatmalarına rest çeken bir parti geldi.  İlginç olan nedir biliyor musunuz? Yunanistan’ın yeni lideri Çipras, Avrupa’ya rest çekerken, aynı gün Davos’ta bizim Avrupa Birliği bakanımız bir açıklama yaptı.

 “AVRUPA BİRLİĞİ KOMİSERLERİYLE SÜREKLİ GÖRÜŞÜYORUZ”

Avrupa Birliği komiserleriyle sürekli görüşüyoruz Peki ne diyormuş onlara?  Getirin istediğiniz faslı açalım. İki ay içinde de o faslı yerine getirelim diyerek adeta yalvarıyorlar. 55 yıldır kapısında bekledikleri Avrupa’ya, divan pençe durmuş durumdalar. Bakınız, Yunanistan bile anladı. Siz hala anlamayacak mısınız? Malumunuz dünyada Avrupa Birliği diye bir Bakanlığı olan tek ülke Türkiye’dir. Bu millet, bu zilleti hak etmiyor, adeta bir uşak gibi kapıda bekletiliyor. Bu millet tarihin en şerefli milletidir.  Boğazına bir lokma ekmek, ayağına ham çarık bulamadığı günlerde bile Avrupa’ya boyun eğmedi.

 “TOPYEKÜN ÜRETİM SEFERBERLİĞİ BAŞLATACAĞIZ”

Bu maksatla bütün üretim faktörleri faaliyete geçirilecektir. Bugün, işsizlerimizin sayısı altı milyonu bulmuş durumdadır. Anadolu göç veriyor. Bu yüzden topraklarımızın çok önemli bir bölümü işletilemiyor. Hayvancılık ise ölmüş durumdadır. Bankalar ise bütünüyle tüketim kredisi vermektedir. Üretime yönelik hemen hiçbir yatırım yapılmamaktadır. Üstelik Milli Görüş İktidarlarının kurduğu fabrikalar da Özelleştirme adı altında önce eşe-dosta peşkeş çekilmekte, sonra da bunların yerlerine yüksek katlı apartmanlar dikilmektedir. Saadet İktidarında durum bütünüyle farklı olacaktır. Çünkü biz, topyekün bir üretim seferberliği başlatacağız. Biliyorum: Bu bağlamda ‘Kaynağı nereden bulacaksınız? diye soracaklar. Her ne kadar birileri faiz bir dünya gerçeğidir dese de hayır faiz bir dünya gerçeği değil, küresel emperyalizmin sömürü aracıdır. Faize karşı çıkmayan hiçbir sistem, sömürüye karşı çıkamaz.

 “TUTMADIK EL, DOKUNMADIK YÜREK BIRAKMAYACAĞIZ”

Bu işler heyecan işidir. Bu işler inanç işidir. Bu işler azim işidir. Bu işler iman işidir. Bizim amacımız da, hedefimiz de bellidir; Kısacası, hukukta adalet, Kazançta bereket, İnsanda fazilet, Temiz toplum, temiz siyaset, Dünyada Saadet. Ayakkabısı delik Recep amca için üzülmek yetmiyor. Soma’da, Ermenek’te kaybettiğimiz canlar için ağlamak yetmiyor. Çünkü önemli olan ne kadar ağladığımız değil, ne kadar çalıştığımızdır. Şimdi bunun için önümüzde tarihi bir fırsat var. Sadece 4 ayımız kaldı. Bu 4 aylık süre içinde takatimizin sonuna kadar koşuşturacağız. Kapı, kapı dolaşacağız. Tutmadık el, dokunmadık yürek bırakmayacağız. Milletimizle el ele verip bu bozuk düzeni, bu soygun düzenini değiştireceğiz” dedi.

BENZER HABERLER
X