Ata’mızı saygıyla andık
Türkiye Cumhuriyeti’nin kurucusu Büyük Önder Gazi Mustafa Kemal Atatürk, ebediyete intikalinin 84. yıl dönümünde, Anıtpark’ta düzenlenen çelenk sunma töreni ve Kazıklı Kervansaray Kültür Yapısı’nda gerçekleştirilen programla saygıyla anıldı
Bağımsız Türkiye Cumhuriyeti’nin kurucusu, Ulu Önder Mustafa Kemal Atatürk, 57 yıllık yaşamına sayısız savaşlar, zaferler sığdırırken ardından büyük bir devlet ve bağımsız bir millet bıraktı. 10 Kasım 1938 günü hayata veda eden Büyük Önderin aramızdan ayrılışının 84. yıl dönümüne istinaden bugün ilçemizde bir dizi program gerçekleştirildi. Programlara Gölcük Kaymakamı Yusuf Özdemir, Gölcük Deniz Ana Üs ve Garnizon Komutanı Tuğamiral Aziz Bakıoğlu, Gölcük Belediye Başkanı Ali Yıldırım Sezer, Gölcük Cumhuriyet Başsavcısı Tayfun Akbaş, siyasi partilerin ilçe başkan ve yöneticileri, dernek ve sivil toplum kuruluşlarının başkan ve yöneticileri, askeri erkan, gazilerimiz, öğretmenler, öğrenciler ve çok sayıda vatandaş katılım gösterdi. Anıtpark’taki çelenk sunma programında, sırasıyla Kaymakamlık, Deniz Ana Üs ve Garnizon Komutanlığı, Belediye Başkanlığı, siyasi partiler ve derneklerin çelenkleri Atatürk Anıtı önüne sunuldu. Ardından sirenler ve askeri bando eşliğinde iki dakikalık saygı duruşunda bulunuldu sonrasında İstiklal Marşı’mız okundu.
‘ATATÜRK BÜYÜK BİR ASKER, BÜYÜK BİR DEVLET ADAMIDIR’
Anıtpark’taki çelenk sunma töreninin sona ermesinin ardından ikinci program, Gölcük Atatürk Anadolu Lisesi’nin sunumuyla Gölcük Belediyesi Kazıklı Kervansaray Kültür Yapısı’nda gerçekleştirildi. Burada da ilk olarak iki dakikalık saygı duruşunda bulunuldu ardından İstiklal Marşı’mız okundu. Günün anlam ve önemini belirten konuşmayı yapan Gölcük Atatürk Anadolu Lisesi Tarih Öğretmeni Ummuhan Özişli, “Milletler büyük evlatları ile soluk alırlar. Mustafa Kemal Atatürk de asırları senelere sığdıran, hayali gerçek yapan, imkansızlığı Türk lügatinden çıkaran, milletine yeni idealler getiren ve vatanını sömürülmekten kurtaran büyük bir asker, büyük bir devlet adamıdır. Atatürk’ün 57 yıllık yaşamı, mücadelesi, milletimize kazandırdıkları, Türk milletinin tarihi ile iç içe geçmiştir. Fazıl Hüsnü Dağlarca’nın ‘Bir vakti vardı Mustafa Kemal’in’ dediği gibi tarih, Mustafa Kemal’in vakti geldiğinde nasıl bir irade, nasıl bir bilinç ve kararlılık sergilediğinin örnekleri ile doludur. 1915’te Çanakkale’yi geçilmez kılan askeri deha, 19 Mayıs 1919’da Samsun’da bağımsızlık meşalesini yakmıştır” dedi.
‘ÇÖKÜŞTEN KURTULUŞA UZANAN YOL ÇETİNDİR’
Sözlerine devam eden Öğretmen Özişli, “Samsun’da başlayıp İzmir’de noktalanan ve Lozan’da biçimlenen, çöküşten kurtuluşa uzanan yol çetindir. Engellerle, yokluklarla doludur. Ama umutludur Paşam, ulusuna güvenmektedir. Nevşehir’in köylerinden gelen çarığa, Aksaraylı İbrahim’den gelen yem torbalarına, Havza’nın ununa, Çankırı’nın bulguruna, bu ülkenin insanına, taşına, toprağına güvenmiştir. Tespih taneleri gibi dağılan Türk ulusunu Samsun’dan Amasya’ya, Erzurum’dan Sivas’a, kısaca yurdun dört bir yanından bir bir toplayıp Ankara’da bir bayrak altında birleştirmiştir. İnönü’de, Sakarya’da, Dumlupınar’da ‘Ordular, ilk hedefiniz Akdeniz’dir, ileri’ emri ile sömürgeci zihniyete milleti ile birlikte gerekli cevabı vermiştir. Mustafa Kemal, milli mücadelenin kazanılmasından sonra Türk milletine çağdaşlaşma yolunu işaret ederek insan onuruna ve özgürlüğüne saygılı, milli egemenlik esasına dayanan demokratik, uygar bir toplum oluşturmak amacıyla inkılapların yapılmasına öncülük etmiştir” dedi.
‘EN ÖNEMLİ YATIRIM, İNSANA YAPILAN YATIRIMDIR’
Öğretmen Özişli, “29 Ekim 1923’te cumhuriyeti ilan ederek milli egemenliği sınırsız ve koşulsuz milletinin eline vermiş, bu konuda mazlum milletlere de örnek olmuştur. Kadınlara seçme seçilme hakkının verilmesi, Harf İnkılabı, yeni ve çağdaş okulların açılması, tarımda modernleşme, yeni fabrikaların açılması gibi toplumun her alanında yenileşme hareketleri yapılmıştır. 1933 yılında 10. Yıl Nutku’nda da söylediği gibi az zamanda çok ve büyük işler yapılmıştır. Her yapılan inkılap, esasları yine Atatürk tarafından belirlenen Cumhuriyetçilik, Milliyetçilik, Halkçılık, Laiklik, Devletçilik ve İnkılapçılık ilkeleri ile bütünleşir, Atatürkçü düşünce sistemi bu ilke ve inkılaplar bütünüdür ve Türk toplumunun ihtiyaçlarından doğmuştur. Hepimiz biliyoruz ki en önemli yatırım, insana yapılan yatırımdır. Millet olarak dünya sahnesinde varlığımızı devam ettirebilmemiz için nitelikli insan yetiştirmeliyiz. Bu da milli eğitim ile olur. Mustafa Kemal, Türk devletinin ulaşması gerektiği aşamayı, 20. yüzyılın başlarında şaşmaz bir sezgiyle görerek yaşamda en gerçek yolun bilim ve teknoloji olduğunu tespit etmiştir” dedi.
‘10 KASIM, ATATÜRKÇÜ DÜŞÜNCE SİSTEMİNİN DOĞUM TARİHİDİR’
Öğretmen Özişli, “16 Temmuz 1921’de milli mücadelenin en zorlu savaşları cephede verilirken Ankara Erkek Öğretmen Okulu’nda maarif kongresini toplayan Mustafa Kemal, gelecek için hazırlanan vatan çocuklarına hiçbir zorluk karşısında baş eğmeyerek sabırla çalışmalarını ve eğitimdeki çocuklarımızın ana babalarına da yavrularının eğitimlerini tamamlamaları için hiçbir fedakarlıktan çekinmemelerini önermiştir. Bu noktada biz öğretmenlerin en büyük sorumluluğu ise Türk bağımsızlığını ve cumhuriyetini koruyan, çağı takip eden, okuyan ve araştıran nesiller yetiştirmektir. 10 Kasım 1938, büyük önderimizin ebediyete uğurlandığı tarihtir. Aynı zamanda Atatürkçü düşünce sisteminin doğum tarihidir. Atatürkçülük, sadece 10 Kasım’larda hatırlanan ilke ve sloganlar olmamalıdır. Atatürkçülük gücünü aklın ve ilmin rehberliğinden alan fikri hür, vicdanı hür, irfanı hür nesillerle sürecek bir varoluştur. Atatürkçülük, yurtta sulh, cihanda sulh politikası ile saldırıya uğramadıkça savaşın karşısında, barışın yanında olmak demektir. Atatürkçülük, ulusal onur demektir” dedi.
‘ATATÜRK’ÜN GÖSTERDİĞİ HEDEFLER, ASLA UNUTULMAMALIDIR’
Öğretmen Özişli, “Yalnızca 10 Kasım’lar değil, düşünce ufkumuzda Atatürk’ün gösterdiği hedefler, asla unutulmamalıdır. Ünlü bir devlet adamının dediği gibi ‘Atatürk gibi insanlar, bir nesil için doğmadıkları gibi belli bir devre için de doğmazlar. Onlar önderlikleriyle yüzyıllarca milletlerin tarihlerinde hüküm sürecek insanlardır’. Bugün çevremizdeki ülkelerin durumunu gördükçe onun kurduğu cumhuriyetin ve bize emanet ettiği ilkelerin önemini daha iyi anlıyor ve böyle bir lidere millet olarak sahip olduğumuz için şeref duyuyorum. Unutmayalım; bilmek yetmez, öğretmek gerek. Gençlere kardeşliği öğretelim. Anlamak yetmez, anlatmak gerek. Gençlere Ata’mızı anlatalım. Sevmek yetmez, sevdirmek gerek. Gençlere vatanımızı, bayrağımızı ve cumhuriyetimizi sevdirelim. Yaşamak yetmez, mutluluğu, özgürlüğü ve paylaşmayı yaşatmak gerek. Ulu Önderimiz, iyi ki bizimleydin, iyi ki bizimlesin ve bizimle var olacaksın. Vatanına, milletine, bayrağına, Atatürk ilkelerine bağlı nesiller yetiştirmek dileğiyle Ulu Önderimizin manevi huzurunda saygıyla eğiliyor, ölümünün 84. yıl dönümünde onu anmanın huzuru içinde herkesi saygıyla selamlıyorum” dedi.
ÖĞRENCİLERE ÖDÜLLERİ VERİLDİ
Konuşmanın ardından öğretmenler, 10 Kasım ve Atatürk konulu şiirler okudu. Sonrasında Atatürk’ü konu alan bir sinevizyon gösterisi sunuldu. Programın devamında günün anlam ve önemine istinaden Gölcük Atatürk Anadolu Lisesi öğrencileri tarafından hazırlanan oratoryo gösterisi yapıldı. Son olarak ilçemizde gerçekleştirilen resim, şiir ve kompozisyon yarışmalarının yanı sıra, sportif faaliyetlerde dereceye giren öğrencilere ödülleri verildi. Birincilere ödüllerini Gölcük Kaymakamı Yusuf Özdemir, ikincilere ödüllerini Deniz Ana Üs ve Garnizon Komutanı Tuğamiral Aziz Bakıoğlu, üçüncülere ödüllerini Gölcük Belediye Başkanı Ali Yıldırım Sezer, dördüncülere ödüllerini Gölcük İlçe Milli Eğitim Müdürü Caferi Tayyar Mert ve Gençlik ve Spor İlçe Müdürü Hasan Ceyhan verdi. Programın sonunda ise anı fotoğrafı çekildi ve öğrenciler tarafından yapılan resimlerden oluşan sergi gezildi. Erdem ŞENGÜL