“Artık bunlara bir dur denilmesi gerekiyor”
Gölcük’ün birçok açıdan tarihini anlatan “Tarih’te Gölcük, Gölcük’te Tarih” isimli kitap, dağıtımı yapıldıktan sonra birçok olumsuz eleştiriye maruz kalmıştı
Kitabın koordinatörlüğünü üstlenen Gölcük Kent Konseyi Yürütme Kurulu üyesi Bilge Saral, yapılan eleştirilerin haksız olduğunu belirtti ve konu ile ilgili olarak açıklamalarda bulundu. Saral, “Bu kitap çıktığı günden bu yana, birçok kişinin yapmış olduğu eleştirilere cevap olarak bir açıklama yapma gereği duydum. Çünkü hiç kimse, bu kitabın nasıl ve hangi zorluklarla oluşturulduğunu bilmiyor. Bu kitap Gölcük Belediyesi, Kocaeli Üniversitesi ve Gölcük Kent Konseyi'nin Vizyon 2023 Projesi’nin içinde olan Kent Kimliği ve Aidiyeti projesinin ürünüdür. Bu projenin içinde olan Gölcük Miras Ofisi’nin bünyesinde yer alan ekip tarafından hazırlanmıştır ve bu eser, Miras Ofisinin 3. kitabıdır. Bu kitaplarda yer alan bilgiler, üniversite hocası ve asistanları tarafından, elde ettiğimiz bilgilerle yazılmıştır. Kent Konseyi’nden ben, koordinatör görevi ile bu kitabın oluşturulması için çalıştım. Son dönemde ise Kent Konseyi Genel Sekreteri Fatih Bayram görev aldı” dedi.
“EMEĞE SAYGISIZLIK HOŞ DEĞİL”
Açıklamalarına devam eden Bilge Saral, “Kitap iki buçuk sene önce hazırlanmaya başlandı. Hazırlıklar bittikten sonra da basım için bir sene beklemek zorunda kalındı çünkü hem yerel seçimler araya girdi hem de kitabın basımı için sponsor arayışları başladı. Kitap hakkında söylenen çok fazla olumsuz söz var. Artık bunlara bir dur denilmesi gerekiyor. Bu kitap iki bölüm halinde yapılmıştır. İlk bölüm ‘Tarih’te Gölcük’ bölümüdür. Bu bölümü okumadan ikinci bölümü olan ‘Gölcük’te Tarih’ bölümü hakkında konuşuluyor. Bu kitapta emek veren hocaların, asistanların emeğine saygısızlık yapılması hoş değil. Eleştiriyi yapan kişilerin de bu kitabı okuduğunu zannetmiyorum. Kitap okunmuş olsaydı yorumlar da ona göre yapılırdı” dedi.
“KİMİN DOST KİMİN DÜŞMAN OLDUĞUNU ANLADIK”
Kitapta yer alan veya almayan isimler hakkında açıklamalarda bulunan Saral, “Kitapta bir de kurumlar suçlandı. Bazı kişiler, belediyenin bazı isimlerin yazılmasını istemediğini, bu kişilerin isimlerinin bu sebeple yazılmadığını söyledi. Görev yaptığım hiçbir işte, hiç kimse, inanmadığım bir konuda bana her hangi bir şeyi dikte ettiremez, siyaset yaptıramaz. Doğruluk ve dürüstlükten hayatım boyunca sapmadım. Zorlamanın olduğu bir görevi anında bırakırım ve bulunduğum görevde siyaset yapılmasına da asla izin vermem. Kitap için kimden yardım istenildiyse herkes kaçtı, kimse sorumluluk almak istemedi. Bu kişiler, kitap tanıtılıp dağıtıldıktan sonra nasıl eleştiri yapabiliyor? Bu açıklamayı yapmak zorunda kaldım, ümit ediyorum ki herkes neyin ne olduğunu anlamıştır. Her şerde bir hayır vardır. Yapılan olumlu ve olumsuz eleştiriler sonrasında kimin dost, kimin düşman olduğunu da herkes görmüş oldu” dedi.