Arslan; Milletçe hiçbir zaman taviz vermeyiz
Türkiye Muharip Gaziler Derneği Gölcük Şubesi Başkanı Mehmet Hanefi Arslan, son günlerde ülkemizin gündeminde yaşanan ve Ermenistan hükümetinin dünya kamuoyuna kabul ettirmeye çalıştığı Ermeni soykırımı iddiaları hakkında açıkla
Türkiye Muharip Gaziler Derneği Gölcük Şubesi Başkanı Mehmet Hanefi Arslan, son günlerde ülkemizin gündeminde yaşanan ve Ermenistan hükümetinin dünya kamuoyuna kabul ettirmeye çalıştığı Ermeni soykırımı iddiaları hakkında açıklamalarda bulundu. Dernek Başkanı Mehmet Arslan, “ülkemiz topraklarında birçok şer odakları çalışmalarını hız kesmeden devam ettiriyor. Fakat bizler, milli ve manevi boyutlarımız söz konusu olduğu zaman milletçe hiçbir zaman taviz vermeyiz” dedi.
‘UYDURMADAN İBARETTİR’
Dernek Başkanı Mehmet Hanefi Arslan, yaptığı açıklamalarında “tarihi kaynaklarımızı ve tarihçilerimizin ortaya koydukları verileri ortaya inceleyerek gözden geçirdiğimiz zaman, Ermeni soykırımı gibi bir konunun ancak uydurmadan ibaret olduğunu görmek hiçte zor bir durum değildir. Bunun yanı sıra konuyu farklı açılardan ele aldığımız zaman evet bahsedilen dönem içerisinde elbette bir takım sorunlar ve problemlerle karşı karşıya kalınmış ve Ermenilerle çok sayıda sorunlar yaşanmıştır. Ama Ermeniler aynı zaman Osmanlı Devleti’nde Millet-i Sadıka(sadık Millet) olarak anılan insanlardı. Yani bu durumun böylesine bir hale gelmesi bizleri üzdü” dedi.
‘SOYKIRIM YALANI KABUL EDİLEBİLİR BİR DURUM DEĞİLDİR’
Dernek Başkanı Arslan, “Ecdadımız yıllarca Ermenilerle adeta kardeşçe yaşamıştır. Fakat 1877-1878 Osmanlı- Rus Savaşı ile birlikte Ermeniler, Rusların gerçekleştirdikleri fitne ve fesatlara kapılarak yıllarca kardeşçe yaşadıkları, ekmeğini yedikleri, suyunu içtikleri milletimize ihanet içerisinde bulunmaya başlamışlardır. Bununla birlikte yine I. Dünya Savaşı öncesi ve sonrası itibari ile yine şer odaklarının oyunlarına gelip, nefislerine kapılarak başta Doğu Anadolu Bölgemiz olmak üzere farklı bölgelerimizde isyanlar çıkatıp, Türk köylerini basarak katliamlar yapmaya başlamışlardır. Sonrasında ise tehcir kanunu ile birlikte başka bir bölgeye Osmanlı tarafından göç ettirilmişlerdir. Nitekim yine bu geçleri sırasında çok fazla Türk insanını adeta katlettiler. Olayların içerisinde elbette Ermenilerin yaptıkları zulümleri önlemek için Türk Milleti’de kendi canlarını korumak adına karşılık gösterdi, fakat bunu sadece nefsi müdafaa olarak yaptı. Bununla birlikte yine o dönemlerde yetkili kişiler tarafından yazılan raporlarda da Ermeni soykırımı iddialarının doğru olmadığı belirtilmiştir. Bu sebepten ötürü Ermeni soykırımı’nın tarihi ve büyük bir yalan olduğunu görmemek mümkün değildir. Üstelik Ermeniler yakın tarihimiz içerisinde Azerbaycan ve farklı komşuları içerisinde bulunan çok sayıda Türk toplumuna karşı katliamlar gerçekleştirmiştir. Tüm bunları yapan Ermenilerin kalkıp da bize soykırım yalanını dayaması kabul edilebilir bir durum değildir” dedi.
‘İSTEDİKLERİ HİÇ ŞÜPHESİZ TOPRAKTIR’
Arslan, “Ermeni Soykırımı iddiaları üzerinde yapılan bu çalışmaların aslında sebebi bellidir. Eğer soykırım kabul ettirilirse Ermeniler bizlerden bu soykırımın karşılığı olarak bedel isteyeceklerdir. Tabi onların istedikleri bedel ise hiç şüphesiz topraktır. Doğu Anadolu Bölgemizden pay almak isteyecekler, ancak şunun iyi bilinmesi gerekir ki; Türkiye Cumhuriyeti Devleti’nin sınırları Misak-ı Milli sınırlarıdır. Bu sınırlardan hiçbir kimseye taviz verilmesi söz konusu olamaz. Tüm bu olayları gözden geçirdiğimiz zaman tüm şer odaklarının tarihte olduğu gibi bugünde yine gözleri üzerimizde. Bunun için gerek dünya kamuoyunda gerekse ikili ilişkilerde Ermeni soykırımı iddiaları konusunda bastırıyorlar. Ancak bizler inanıyoruz ki; yöneticisiyle, siyasetçisiyle, askeriyle, polisiyle, bürokratıyla Ülkemizin ve Devletimizin yetkilileri bizim üzerimizde kötü emellerin peşinde olan bu ülkelere karşı gereken cevabı tarihten bugüne kadar olduğu gibi bugünden sonrada verecektir” dedi.