Arslan; Atalarımızla gurur duyuyoruz
Türkiye Muharip Gaziler Derneği Gölcük Şubesi Başkanı Mehmet Hanefi Arslan, 15–21 Nisan Malazgirt Haftası dolayısıyla açıklamalarda bulundu
Malazgirt’in üzerinde yaşadığımız topraklar açısından öneminin tartışılmaz olduğunu belirten Başkan Arslan, savaşla ilgili açıklamalarını dile getirdi. Arslan, Malazgirt Savaşı sürecinden de bahsederek “1060'lar süresince Büyük Selçuklu Sultanı Alparslan, Türk müttefiklerinin Ermenistan ve Anadolu'ya doğru göç etmesine izin verdi ve Türkler buralarda şehirlere ve tarım alanlarına yerleştiler. 1068 yılında Romen Diyojen Türklere karşı bir sefer düzenledi, fakat Koçhisar Şehrini geri almasına rağmen Türk atlılarına yetişemedi. 1070 yılında Türkler, günümüzde Muş'un bir ilçesi olan Malazgirt'te Manzikert ve Erciş kalelerini ele geçirdi. Daha sonra Türk ordusu Diyarbakır'ı aldı ve Bizans yönetimindeki Urfa'yı kuşattı ancak alamadı. Türk Beylerinden Afşin Beyi’ de güçleri arasına katıp Halep'i aldı. Alparslan Halep'te konaklarken Türk atlı birliklerinin bir kısmına ve Akıncı Beylere Bizans şehirlerine akınlar düzenlemesine izin verdi. Bu sırada da Türk akınlarından ve son gelen Türk ordusundan çok rahatsız olan Bizanslılar tahta ünlü komutan Romen Diyojen’i çıkardılar. Romen Diyojen'de büyük bir ordu kurup 13 Mart 1071'de Konstantinopolis bugünkü İstanbul’dan ayrıldı. Ordunun mevcudu 200 Bin olarak tahmin ediliyor. 12. Yüzyılda yaşamış Ermeni bir tarihçi olan Edessalı Matta Bizans ordusunun sayısını 1 milyon olarak veriyor” dedi.
‘ADINI TARİHE YAZMAYA YETTİ’
Arslan, açıklamalarını şöyle sürdürdü; “Yani tüm bunlardan da yola çıkarak söyleyebiliriz ki dışarıdan bakıldığı zaman Türk Hakanı Sultan Alparslan’ın bu savaşı yenmesi zor görünüyordu. Çünkü Alparslan’ın asker sayısı azdı ve savaş meydanına gelene kadar yaşlı askerlerinin birçoğunu ise yolda kaybetmişti. Savaş hazırlıkları esnasında Bizans’ın lideri Romen Diyojen, ilk saldırının Büyük Selçuklu Devleti’nden geleceğini ve o saldırıyı kırdıkları anda ise karşı saldırıya geçip Selçuklu Ordusunu yok edebileceğini düşünüyordu. Fakat Sultan Alparslan ise komutanlarıyla yaptığı toplantıda Hilal taktiği konusunda karara vardı. Hilal taktiğinde ise ilk saldırı Türk Birliklerinden geliyor ve o birlikler yenilgiye uğramış gibi geri çekiliyor, bu esnada ise düşman ordusunun etrafı sarılıyordu. İlk saldıran Türk Birliklerinin geri çekilmesini Bizanslı lider Selçuklu Ordusu geri püskürtüldü şeklinde algıladığı için tüm ordusuyla birlikte ileri saldırıya geçti. Tam o esnada ise koca Bizans ordusu kendisinden sayıcı kat kat daha az olan Türk Ordusu tarafından etrafı çevrilmiş ve savaşın çetin süreci başlamıştı. İşte bu savaş Sultan Alparslan’ın ve Büyük Selçuklu Ordusu’nun adını tarihe yazmaya yetti” dedi.
‘ANADOLU’NUN KAPILARI TÜRKLERE AÇILDI’
Dernek Başkanı Mehmet Hanefi Arslan, “Sultan Alparslan bu savaşta aslında çok zor bir süreçle karşı karşıya kalmıştı. Çünkü kendisinden sayıca çok fazla olan bir orduya karşı savaşıyordu. Savaşı Bizans yenseydi, Büyük Selçuklu Devleti yıkılacaktı ama savaşta Türklerin kazanmasıyla Anadolu’nun kapılarını açacağını biliyordu. Nitekim Anadolu’nun kapıları Türklere açıldı. Aradan 10 asra yakın bir sürenin geçmesine rağmen bizler bugün onları yad etmekteyiz. Onları andığımız 15-21 Nisan Malazgirt Haftamız kutlu olsun. Böylesine başarılı, azimli, kararlı ve cesur atalarımız olduğu için gurur duymalıyız” dedi.