‘Anayasa değişikliğine bu haliyle destek veremeyiz’
Saadet Partisi İlçe Gençlik Kolları haftalık toplantısında konuşan İlçe Gençlik Kolları Başkanı Recep Küçükateş, “Anayasa değişikliğine bu haliyle destek vermeyiz” dedi
Saadet Partisi İlçe Gençlik Kolları haftalık toplantısı, önceki akşam parti binasında gerçekleşti. Toplantıya, Saadet Partisi İlçe Gençlik Kolları Başkanı Recep Küçükateş ve yönetimi katıldı. Toplantıda konuşan Küçükateş, “Yeni yapılacak olan Anayasa’ya destek vermiyoruz. Çünkü yeni Anayasa, Meclis üzerinde vesayete sebep olur. Biz de bu haliyle değişikliğe destek veremeyiz” dedi.
‘GÜVENLİK GÜÇLERİMİZİ TEBRİK EDİYORUM’
Konuşmasının başında, Reina’ya saldırı düzenleyen teröristin sağ olarak yakalanmasını değerlendiren Küçükateş, “Reiana saldırısını yapan terörist, canlı olarak ele geçirildi. Güvenlik güçlerimizi tebrik ediyorum. Canlı olarak ele geçirilmesinin, hadisenin arka planının meydana çıkarılmasına vesile olacağını düşünüyoruz. Türkiye’nin önündeki en önemli konu Kıbrıs meselesidir. Anlayamadığımız bir husus var. Bitmiş bir hadiseyi tekrar tekrar gündeme getirmek kime, ne fayda sağlıyor? Kıbrıs’ta geçmişte çok katliamlar yaşandı. 1960 yılında ise üç ülke arasında bir anlaşma yapıldı. Bu anlaşmaya göre bir hükümet modeli önerildi ve kuruldu. Ama Rumlar bu hükümet modelini 1964’ten sonra tanımadılar. Anlaşmalara da uymadılar. Uymadıkları için de Avrupa Konseyi’nden çıkarıldılar. 1974 yılında Mili Selamet Partisi’nin (MSP) ortağı olduğu koalisyon döneminde Barış Harekatı’nın gerçekleşmesi ile katliamlara ‘dur’ denildi. Türkiye’nin garantörlük görevi gereği katliamlar önlendi. Kıbrıs böylece ikiye bölündü. Çizilen sınırlar 1974 yılından beri geçerliliğini koruyor. 1980 yılından sonra da KKTC kuruldu ve ilan edildi. Şimdi hükümetler bu devletin diğer ülkeler nezdinde tanıtılmasına çaba sarf edeceklerine, Rumların etkisinde ve dış güçlerin etkisinde kalarak konuyu tekrar tekrar masaya koyuyoruz. Biz bir kanunsuzluk yapmadık, katliamı önledik. Bugün adada barış ve huzur var. Adanın da garantörü yine Türkiye” dedi.
‘TÜRKİYE’NİN ORADAKİ VARLIĞI DEVAM ETMELİDİR’
Rumların, Annan Planı’ndaki aç gözlülüğü sonucu yeniden masaya oturulduğunu belirten Küçükateş, “Onlar, arkalarındaki Batılı güçlere güveniyor. Şimdi görüşmeler yeniden başladı. Cenevre’de devam ediyor. Türk hükümeti, bu görüşmelerde Rumların dayattığı hiçbir şeye rıza göstermeden KKTC’nin tanınması için dünyada ciddi bir politik atak başlatmalıdır. KKTC, geçmişte ilan edildiğinde tanıyan Müslüman ülkeler olmuştu. Bu bir şahsiyet göstergesidir. Böyle ikiyüzlülük olmaz. Kıbrıs’ın coğrafi olarak bulunduğu noktanın Kıbrıs yüzer bir uçak gemisi gibidir. Doğu Akdeniz’in hava sahası ve doğalgaz rezervleri itibariyle en önemli bölgesidir. Eğer biz burayı Rumlara terk edersek, netice belli. Türk tarafını tanımıyorlar. Tanımak istemiyorlar, bir hak vermek istemiyorlar. Garantörlüğümüzden, askeri gücün varlığından vazgeçemeyiz. Stratejik konumunu değerlendirmek istiyorsak, Türkiye’nin oradaki varlığı devam etmelidir” dedi.
‘YETKİ TAMAMEN TEK ELDE TOPLANIYOR’
Küçükateş, konuşmasının devamında;Anayasa değişikliği konusunda Cumhurbaşkanı’na iletmiştik. Olmazsa olmaz diyerek gördüğümüz kuvvetler ayrımı ilkesi maalesef ilk turda çıkan metinde tam olarak gerçekleşmedi. Yetki tamamen tek elde toplanıyor. Meclis üzerinde özellikle bir vesayet oluşturuluyor. Dikkat çektiğimiz husus ise eğer Cumhurbaşkanı’na yeri geldiğinde Meclis’i feshetme yetkisi verilirse, Meclis rahat çalışamaz, vesayet altında kalır. Endişelerimiz de haklı çıktık. Anayasa değişikliği görüşmeleri sırasında erken seçim bir tehdit olarak kullanılıyor. Meclis, eğer bu teklif kabul etmezse, seçime götürülmekle tehdit ediliyor. Tam da bizim daha önce söylediğimiz ve korktuğumuz nokta. TBMM üyelerine çok büyük bir görev düşüyor” dedi.
‘DESTEK VERMEMİZ MÜMKÜN OLMAZ’
Küçükateş, konuşmasının sonunda; “Şahsiyetli durabilmek; eğilip bükülmemek, inandığı gibi davranmaktır. Bunu yapamazlarsa ömrü billah bundan sonra meydana gelecek sıkıntıların vebalinden kurtulamazlar. Siz Meclis’i rahat çalıştırmak istiyorsanız, Meclis kimsenin ama hiç kimsenin vesayeti altında bırakılmamalı. Bu teklif daha kamuoyuna götürülmeden bizim endişelerimizi doğrular gelişmeler yaşandı. Saadet Partisi’nin bu konudaki tavrını da bir kez daha yineleyerek, Anayasa değişikliği teklifi böyle giderse, bizim böyle bir teklife destek vermemiz mümkün olmaz. Kendi kendimize karşı olan sorumluluğumuz ve vicdanımız böyle bir imkanı bize vermez. Bunu da bugün bilinmesinde fayda görüyoruz. Anayasa, bu haliyle geçerse biz bunu desteklemeyiz, yani ‘hayır’ oyu kullanırız” dedi. Fahri HANER