‘Amaç, büyük İsrail projesini hayata geçirmek’
Saadet Partisi İlçe Başkan Vekili Halil İbrahim Özbay; “İslam dünyasında Sünni - Şii çatışması çıkararak bölgeyi kan gölüne çevirmek isteyenlerin amacı, büyük İsrail projesini hayata geçirmek” dedi
Ortadoğu’da yaşanan olayları değerlendiren Saadet Partisi İlçe Başkan Vekili Halil İbrahim Özbay, “Hem Suudi Arabistan’a hem de İran’a bir kez daha aklıselim ve sağduyu çağrımızı yineliyoruz. Ortadoğu’da ırkçı emperyalizm planlarının çalıştığını, büyük İsrail projesinin hayata geçirilmek istendiğini, çok tehlikeli ve sinsi bir oyun oynandığını hepimiz biliyoruz. Birinci Dünya Savaşı ile bölünen İslam coğrafyası, etnik ve mezhep farklılıkları tahrik edilerek daha da bölünmeye çalışılıyor. Kürt, Türk, Şii, Sünni, Arap, Acem denilerek yeni fay hatları oluşturulmaya gayret ediliyor. Suudi Arabistan ve İran arasında yaşanan idam krizi hiç şüphe yok ki bu sinsi planın bir parçasıdır. Ülkemizde, Kürt - Türk çatışması çıkararak Türkiye'yi parçalamak isteyenlerle, İslam dünyasında Sünni - Şii çatışması çıkararak bölgeyi kan gölüne çevirmek isteyenler aynı planın sahipleridir. Bu plan, ırkçı emperyalizmin karanlık odalarında hazırlanmıştır. Amacı da adım adım büyük İsrail projesini hayata geçirmektir” dedi.
‘AKAN KANLAR DURDURULMALI’
Hassas bir dönemde öfke ve nefretle hareket etmenin, sadece Suudi Arabistan ve İran açısından değil tüm İslam coğrafyası açısından telafisi imkansız zararlara neden olacağını ifade eden Özbay, “Türkiye’ye bu noktada tarihi bir görev düşüyor. Türkiye, bu krizde kesinlikle taraf olmamalı, bugüne kadar dış politikada yaptığı yanlışlara bir yenisini daha eklememelidir. Türkiye'nin taraf olmak yerine iki ülke arasında arabuluculuk yapması gerekiyor. Terör ve ekonomik alanda zorluklar yaşanırken ülke gündeminin başkanlık sistemi ve yeni anayasa olmasını doğru bulmuyoruz. Başkanlık sistemini, Milli Görüş olarak ilk kendilerinin önerdik, insan hakları merkezli yeni bir anayasaya kavuşulması gerektiğini de yıllardır biz söylüyoruz. İktidarın bütün amacı, yeni anayasa yapmak değil gündemi değiştirmek, başta dış politika ve terör olmak üzere ülkeyi felakete sürükleyen başarısızlıklarını suni gündemler oluşturarak örtbas etmektir. Allah aşkına soruyorum, elimizi vicdanımıza koyalım, her gün ocaklarımıza ateş, yüreklerimize kor düşerken, Türkiye'nin en öncelikli başkanlık sistemi meselesi midir yoksa akan kanı durdurmak mıdır. Tabi ki akan kanların bir an önce durdurulmasıdır” dedi.