Akpınar, ‘Türkiye, salgınla mücadelede daha başarılı’
16 Nisan 2020 14:58

Akpınar, ‘Türkiye, salgınla mücadelede daha başarılı’

Büyük Birlik Partisi (BBP) Gölcük İlçe Başkanı Şahin Akpınar, koronavirüse karşı alınan tedbirler hakkında açıklamalarda bulundu. Başkan Akpınar, “Türkiye, salgınla mücadelede daha başarılı” dedi

Büyük Birlik Partisi (BBP) Gölcük İlçe Başkanı Şahin Akpınar, koronavirüse karşı alınan tedbirler ve bu sürecin ardından yapılabilecek çalışmalar hakkında bazı açıklamalarda bulundu. Başkan Akpınar, konu hakkında verdiği bilgilerde “Sözlerime başlamadan önce Irak’ın kuzeyi, Hakurk bölgesinde teröristlerin tuzakladığı bombanın patlaması sonucu şehit olan Muhammed Fatih Durhan’a Allah'tan rahmet, ailesi ve yiğit silah arkadaşlarına başsağlığı ve sabır niyaz ediyorum. Rabbim kahraman güvenlik güçlerimizi muzaffer eylesin. Hastalığın dünya genelindeki seyrine baktığımızda, ülkemizin salgınla mücadelede, özellikle ekonomisi Türkiye’den daha iyi durumda görünen ABD ve AB ülkelerine kıyasla daha başarılı olduğunu gözlemliyoruz. Bu noktada insanüstü bir gayretle, fedakarca mücadele eden sağlık çalışanlarımıza teşekkür etmeyi bir borç biliyorum” dedi.

‘KÖKLÜ BİR DEĞİŞİMİN SİNYALLERİ GÖRÜLÜYOR’

Sözlerine devam eden Başkan Akpınar, “İstatistiklerin nispeten iyi olması, maalesef durumun vahametini, sorumluluklarımızın büyüklüğünü, önlemleri ciddiyetle ve artırarak devam ettirme mecburiyetimizi değiştirmiyor. Aşının da, ilacın da üretilebileceği konusunda hiçbir şüphem yok, hiçbirimizin de olmamalı. Ancak bunun bir süreç gerektirdiğini, bu süreçte bir insanımızı bile kaybetmememizin çok önemli olduğunu, bunun ise ancak bizim dikkatimiz ve tedbirleri ciddiyetle uygulamamızla mümkün olabileceğini herkese, tüm vatandaşlarımıza tekrar hatırlatmak istiyorum. Yaşadığımız pandeminin yanında hayatın her alanında bilimin, bilim insanlarımızın, üniversitelerimizin katkısını sağlayacak şartları oluşturmak zorundayız. Ülkemizi ve tüm dünyayı çok zor günler bekliyor. Tüm dünyada ekonomi ve dış ticaret başta olmak üzere yeni şartların ve köklü bir değişimin sinyalleri görülüyor. Dünyada son 20 yıla damgasını vuran ticarette sınırların ortadan kalkması ve küresel ekonomik düzen, kendi kendine yetebilmek kavramı karşısında hızla etkisini kaybediyor” dedi.

‘PLANLANMIŞ ÜRETİME GEÇMELİYİZ’

Başkan Akpınar, “Sayısız eczacılık fakültemizi yerli ilaç sanayimizi geliştirmek için, bilgisayar mühendisliği bölümlerimizi her alanda ithal ettiğimiz yazılımları üretmek için, mühendislik fakültelerimizi otomotivden savunma teknolojilerine, her alanda üretimimizin niteliğini ve niceliğini artırmak için, zaman kaybetmeden, ülkemizin ve milletimizin hizmetine sunmalıyız. Tarımda, hayvancılıkta acilen kısa, orta ve uzun vadeli olarak planlanmış üretime geçmeliyiz. Topraklarımızı, sularımızı korumalı, atıl arazilerimizi yeniden tarım yapılacak hale getirmeli, ürün standartlarımızı yükseltmeli, verimliliği artırmalı, ürünlerimizi işleyerek katma değerlerini ve rekabet gücünü yükseltmeliyiz. İçinde bulunduğumuz ağır şartları atlattıktan sonra sağlıkta, tedavi odaklı sağlık politikasından toplum sağlığını koruma odaklı bir politika oluşturma çalışmalarına ağırlık vermeliyiz. Bu kapsamda gıda denetimi, sağlıklı gıda üretimi, sağlıklı çevre, sağlıklı şehirleşme, okullarda ve halkta sporu yaygınlaştırma, uyuşturucuyla mücadele, gündemimizin hep ilk sıralarında olmalıdır. Bunları ise ancak bilimin ışığında gerçekleştirebileceğimizi hiç unutmamalıyız” dedi.

‘AZAMİ ÇOĞUNLUĞUN SESİ OLMAYA ÇALIŞTIK’

Başkan Akpınar, “Afların, cezaların caydırıcılığını olumsuz etkilediği hususu bir realitedir. Yine aftan yararlanarak cezaevlerinden çıkanlar, yeni suçlar işlemektedirler. Suç ve suçlularla mücadele eden ve adaletin temel taşları olan kurumları ve çalışanlarını suç, ceza, cezanın affı, yeniden suç, yeniden ceza ve yeniden cezanın affı seklindeki kısır döngü içine sokmak, anlaşılır, kabul edilebilir ve doğru bir davranış tarzı değildir. Bazı suç ve suçlularla mücadele uzmanları ile hukukçular, bu kısır döngü içine atılan birimlerde görev yapanların suçla mücadelede ümitsizliğe, yılgınlığa, çaresizliğe ve nemelazımcılığa kapılması kaçınılmaz şeklinde yorumlarda bulunuyorlar. Biz yapıcı ve yol gösteren bir muhalefet örneği göstererek bu süreci tenkit ettik. En mühimi ise bizim gibi düşünen azami çoğunluğun da sesi olmaya çalıştık. Bu tip hususlarda kesinlikle popülist amaçlar için devreye girilmesini kabul etmiyor ve edemiyoruz. Burada önemli olan ve bizim öne çıkarmak istediğimiz üç husus var: İlki toplumsal ihtiyaçları ve kaygıları dikkate almak, ikincisi af hakkında karar alanların insani vicdani ve inanç temelli hassasiyetleri ile evrensel hukuk normlarını dikkate almaları, üçüncüsü ise adaleti ve devletin varlık sebebini hatırlatmak” dedi. Erdem ŞENGÜL

BENZER HABERLER
X