‘Aile hekimlikleri rapor  alma merkezi değildir’
01 Kasım 2017 12:58

‘Aile hekimlikleri rapor alma merkezi değildir’

‘Aile hekimlikleri rapor alma merkezi değildir’

Türk Sağlık Sen Kocaeli Şube Başkanı Ömer Çeker, yeni yönetmeliğe göre okul servis şoförleri ve rehber personelinin almaları gereken raporlar için aile hekimlerine yetki verilmesinin yanlış olduğunu öne sürerek, “Aile hekimlikleri rapor alma merkezi değildir” dedi.

Türk Sağlık Sen Kocaeli Şube Başkanı Ömer Çeker, şubede yaptığı basın açıklamasında; yayınlanan yönetmelikle servis şoförleri ve rehber personelinin psikoteknik açıdan değerlendirmesi yetkisinin Psiko Teknik Değerlendirme Merkezleri ve hastanelerde görev yapan psikiyatri uzmanları ile dalında uzman kişilerde olması gerektiğini, bu işin aile hekimlerine yaptırılmaya çalışıldığını belirtti.

‘SAĞLIK BAKANLIĞI ES GEÇİLMİŞTİR’

Türk Sağlık Sen Kocaeli Şube Başkanı Ömer Çeker yaptığı basın açıklamasında, “25 Ekim 2017 tarihli Resmi Gazete’de Okul Servis Araçları Yönetmeliği yayınlanmıştır. İçişleri Bakanlığı, Ulaştırma, Denizcilik ve Haberleşme Bakanlığı, Milli Eğitim Bakanlığı ve Aile ve Sosyal Politikalar Bakanlığı, bir araya gelerek yönetmeliği hazırlamıştırlar. Yayınlanan yönetmeliğe göre servis şoförleri ve rehber personelin yılda bir kez aile hekiminden rapor almaları şartı getirilmiştir. Kararı alan Bakanlıklara bakıldığında yönetmeliği hazırlayan komisyonda Sağlık Bakanlığı’nın olmaması akla ziyandır. Okul servisleri hakkında ulusal medyaya yansıyan olaylara baktığımızda yaşanan korkunç olaylar karşısında acelece toplanmış bir komisyonun acele ile almış olduğu bir karar doğrultusunda yayınlanan yönetmeliği görmekteyiz. Raporun kim tarafından düzenlenmesi gerektiği hakkında kararı Sağlık Bakanlığı vermesi gerekirken bakanlık es geçilmiştir” dedi.

‘PSİKOTEKNİK AÇIDAN DEĞERLENDİRME YETKİSİ YOK’

Sözlerini sürdüren Çeker, “Milletimizin geleceği olan çocuklarımızın güvenliği ve okul yolunda sorunlarla karşılaşmamaları her şeyden önemli ve önceliklidir. Bunun için sağlık personeli üzerine düşeni yapmaya hazırdır. ‘Rapora mı ihtiyaç var aile hekimi versin, nöbet mi tutulacak aile hekimi tutsun’ gibi bir anlayış tehlikelidir. Aile hekimliklerinin imkanları belli olduğu halde ne olursa aile hekiminden alınsın, gibi bir anlayış ve bakış açışı doğru değildir. Aile hekimlerinin görevi halkımıza birinci basamakta koruyucu sağlık hizmeti vermektir. Halkımızın hastalanmadan sağlığını korumaktır. Aile hekimlerimizin servis şoförlerini ve rehber personelini psikoteknik açıdan değerlendirme yetkisi yoktur. Servis şoförlerinde ve rehber personelde olmaması gereken psikolojik v.s gibi rahatsızlıkların aile hekimliğindeki imkanlarla anlaşılması mümkün değildir. Aile hekimi bu kişilere nasıl bir rapor verecek bu da belli değildir” dedi.

‘ÇOCUKLARIMIZIN CAN GÜVENLİĞİNİ TEHLİKEYE ATMAKTIR’

Çeker, “Konu hakkında yetkili kurum yönetmelikle belirlenmiş iken, bu kurumda Sağlık Bakanlığı’na bağlı faaliyet gösteren Psiko Teknik Değerlendirme Merkezleri ve hastanelerde görev yapan psikiyatri uzmanları ve dalında uzman kişilerce gerekli olan muayeneleri “göz muayenesi, işitme testleri, yaşa bağlı olabilecek rahatsızlıklara göre gerekli periyodik sağlık muayeneleri” yapılması gerekli olduğu halde bu işi aile hekimlerine yıkmak geleceğimiz olan çocuklarımızın can güvenliğini tehlikeye atmaktır. Medyaya yansıyan okul servis vakaları ve neden oldukları olumsuzluklar göze alındığında aile hekimlerine çocuklarla ilgili böylesine bir sorumluluğun yüklenmesi yanlıştır. Nitekim daha önce bu tür raporlarla ilgili aile hekimleri tarafından tespit edilemeyecek durumlar nedeniyle soruşturmalar yaşanmış ve ceza alan aile hekimlerimiz olmuştur” diye konuştu.

‘KERVAN YOLDA DÜZÜLÜR MANTIĞINDAN VAZGEÇİLMELİ’

Gerekli tıbbi şartlar sağlanmadan verilecek her raporun vebalinin aile hekimine yıkılacağını belirten Çeker, “Aile hekimleri suçlanacaklardır. Böylesine önemli bir raporu eksik düzenleme nedeni ile aile hekimleri vermeyecektir. Kamuda kervan yolda düzülür mantığından vazgeçilmelidir. Bir düzenleme yapılıyorsa bunun uygulanabilirliği ve verimliliği gibi hususlar dikkate alınmalıdır. Aksi takdirde yapılan her iş yapılıyormuş gibi olmaktan öteye gitmeyecektir. Ayrıca aile hekimlerine sürekli yeni raporlar dayatarak aile hekimlikleri rapor verme merkezlerine dönüştürülmemelidir. Bu şekilde işletilmeye çalışan sistemin hiç kimseye özellikle de Türkiye’nin sağlığına bir katkı sağlamayacağı açıktır. Bu nedenle bu rapor değerlendirmesi yeniden yapılmalıdır. Sağlık Bakanlığı, konu ile ilgili diğer Bakanlıklar ve sivil toplum örgütleri ile istişare yapılarak düzenlemeler hayata geçirilmelidir.

BENZER HABERLER
X