‘Adil ve huzurlu bir dünya istiyoruz’
Parti binasında düzenlenen toplantıda açıklama yapan Saadet Partisi İlçe Gençlik Kolları Başkanı Recep Küçükateş, “Adil ve huzurlu bir dünya istiyoruz” dedi
Saadet Partisi İlçe Gençlik Kolları Başkanı Recep Küçükateş, önceki akşam parti binasında toplantı düzenledi. Toplantıda açıklama yapan Küçükateş, “Adil ve huzurlu bir dünya istiyoruz. Batılıların kurmak istediği bir dünya değil, adalete dayalı bir dünya. Her ülkenin huzur içinde olabileceği bir dünya, yaşanabilir bir Türkiye’nin iki şartı var. Bir; manevi kalkınmaya önem vermeliyiz. İnancı kuvvetli olan bir cemiyet meydana getirmeliyiz. Eğitimde ve birçok konuda reforma ihtiyaç var. Sadece manen güçlenmek etkili olmaya yetmez. Mutlaka maddi kalkınmayı da önemsemeliyiz. Bunları yaparsak yeniden büyük Türkiye doğar. Her şeyden önce şahsiyetli bir dış politika izlemeliyiz. Savrulmayacağız. Bugün Ruslarla düşman, yarın dost. Bugün AB ile dost, yarın düşman. Dün İsrail’e ‘one minute’ bugün ‘İsrail’den başka dostumuz yok’ demeyeceğiz. Bu kadar zikzakla bir yere gidemeyiz. Ne yapacağımıza karar vermeliyiz” dedi.
‘SÖYLEDİKLERİMİZİN ARKASINDAYIZ’
Küçükateş, açıklamasının devamında; “Şimdi başkanlık sistemi ile uğraşıyoruz. Başkanlık gelirse yarın bütün problemler çözülecek deniyor. Ben de merak ediyorum bu sorunlar nasıl çözülecek? Göreceğiz, sandıktan ne çıkacak. Sandıktan çıkana göre elbette politikalar belirlenecek. Ancak sandıktan bu çıksa da çıkmasa da Türkiye doğru istikamette politikalar belirlemezse bu ülke ayağa kalkamaz. Biz bunu ülkemizdeki herkese götüreceğiz, AKP’liye de CHP’liye de MHP’liye de anlatacağız. Bazen söylediklerimiz hoşlarına gitmiyor, bazen de onu başka türlü yorumlamaya kalkıyorlar ama biz netiz. Bizim sözümüzü kimse çarpıtmaya kalkmasın. Sözümüzü biliyoruz, söylediklerimizin de arkasındayız. Biz sözümüzden dönmeyiz. Bizim Cumhurbaşkanı’na karşı sevgimiz, güvenimiz ve saygımız var” dedi.
‘BU ÜLKE HEPİMİZİN’
Küçükateş, açıklamasının sonunda; “Cumhurbaşkanı’nın her daim Tayyip Bey olacağına ilişkin elimizde bir garanti mi var? Yarın değişmeyeceği ne malum. Değişirse ne olacak? Bunun için açıkça desteğimizin şartlara bağlı olduğunu söyledik. Bazıları bunu abarttı, efendim CHP ile aynı safa geldiniz denildi. Şunu unutmayın. 2002 yılında seçimler olduğu zaman Tayyip Bey yasaklıydı. Sonra ne oldu? Deniz Baykal ile Abdullah Gül bir araya geldi ve ‘Bir partinin genel başkanı mutlaka Mecliste olmalı’ dediler. İttifak ile anayasayı değiştirdiler. Yanlış mı yaptılar? Hayır, doğru yaptılar. Orada CHP ile bir araya gelince doğru oluyor da bu mantık yanlış bir mantık, ters bir mantıktır. Bu konuda kafamızı yoralım, düşünelim, düşündükten sonra ikna olduysak, oyumuzu verelim. İkna olmamış bir insanı da zorlamak mantıklı değil. Bu ülke hepimizin” diye konuştu. Fahri Haner