ADD’den İç Güvenlik Paketi’ne tepki
22 Şubat 2015 12:15

ADD’den İç Güvenlik Paketi’ne tepki

Atatürkçü Düşünce Derneği(ADD) Gölcük Şubesi, iç güvenlik paketi ile ilgili olarak geçtiğimiz Cumartesi günü Değirmendere Çınarlık Meydanı’nda bir basın açıklaması yaptı.

Açıklamaya katılım yoğun oldu

ADD’nin düzenlemiş olduğu basın açıklamasına ADD Gölcük Şubesi Başkanı İsmet Bucak ve yönetimi, Cumhuriyet Halk Partisi Gölcük İlçe Başkanı İsmet İşeri ve yönetimi, CHP İlçe Kadın Kolları Başkanı Semra Aris Türken ve yönetimi, CHP Belediye Meclis üyeleri, CHP Milletvekili Aday Adayı Tamer Solakoğlu, HEPAR İlçe Başkan Vekili Bülent Tekdemir, Eczacı Turan Dumlu, Çağdaş Yaşamı Destekleme Dernek Başkanı Nuriye Demirel, Vatan Partisi İlçe Başkanı Gürsel Albayrak, ADD üyeleri ve vatandaşlar katıldı.

Özgecan Aslan unutulmadı

ADD Gölcük Şubesi Başkanı İsmet Bucak, basın açıklamasından önce kadına şiddete tepki göstererek geçtiğimiz günlerde Mersin’de öldürülen Özgecan Aslan için büyük üzüntü duyduklarını belirterek “Milletimizin başı sağ olsun. Allah mekânını Cennet eylesin. Ailesine başsağlığı ve sabırlar diliyoruz” dedi. Başkan Bucak, “13 yıllık bu iktidar döneminde Cumhuriyetimizin temel nitelikleri birer birer hedef alınmış, ulusal birliğimiz, bütünlüğümüz tehlikeye sokulmuştur. İç Güvenlik yasa tasarısını Meclis’e sunan iktidar partisi, paketin amacının terör eylemleri nedeniyle vatandaşların can ve mal güvenliğinin sağlanması olduğunu söylüyor. Buna kargalar bile güler. Çünkü bu iktidar geldiğinde Apo hapiste, terör örgütü ise bitmişti. Terörü büyütüp bu gün Doğu ve Güneydoğu Anadolu Bölgelerini terör örgütüne teslim eden, orada devleti fiilen yok eden bu iktidardır. Bu terör örgütü ile Oslo’da masaya oturan, ‘demokrasi ve çözüm süreci’ ve ‘açılım paketleri’ adı altında teröre destek veren, Türkiye’nin bölünmesinin yolunu açan bu iktidardır. Bu süreçte en önemli ortağı BDP ve HDP’dir. Teröristlerin çiçeklerle karşılanmasına göz yuman ve çadırdan bozma mahkemeler kurarak onları serbest bırakan bu iktidardır. Terör örgütünün fiili egemenlik alanları kurmasına, Atatürk heykellerini yakıp yıkmasına karşın askere ve polise görev yaptırmayan bu iktidardır. Suriye halkına karşı emperyalistlerin taşeronluğunu üstlenen, sonrasında ‘Büyük Osmanlı’ kurma hayaliyle Suriye’ye karşı yürütülen emperyalist savaşta dinci terör örgütlerinin yanında yer alıp kendi ülkesinin güvenliğini tehlikeye atan bu iktidardır. O halde terör örgütü ile anlaşarak ülkemizin belirli bölgelerinde egemenliği terör örgütüne devreden, Anayasa değişikliği için onlarla birlikte hareket etmek isteyen, kısacası Cumhuriyeti yok etme amacında terör örgütü ile el ele veren bu iktidar, İç Güvenlik paketini gerçekten teröre karşı mücadele için çıkarıyor olabilir mi?” dedi.

“Asıl hedef yurtseverlerdir”

Açıklamalarına devam eden Başkan Bucak, “Aslında bu yasa ile iktidar bir yandan seçim öncesi kendisine terör örgütü ile pazarlık alanı açmayı planlıyor; diğer yandan iktidarın asıl hedefi yurtseverlerdir. Bu yasa; yasaklara rağmen ADD öncülüğünde Ulus meydanında toplanıp barikatları yıkan, kar kış, yağmur çamur demeden Silivri önlerinde toplanan, Tandoğan Meydanı’nda milyonlar olup Anıtkabir’e koşan, Gezi direnişinde bağımsızlık ve özgürlük istemiyle ayağa kalkan milyonlarca yurtseveri sindirmek için çıkarılmak isteniyor. Bu yasa; ülkeyi ancak savaş koşullarında uygulanabilecek bir sıkıyönetim rejimine sokarak, bu rejimin hukuk tanımaz ortamında her türlü yetkiyi siyasette toplayarak 2023 hedefine varmak için çıkartılmak isteniyor. Bu yasa, dört bir yanı terör tehdidi altındaki ülkemizin terörle mücadelede en iyi yetişmiş, en deneyimli ve Türkiye’nin NATO’dan bağımsız, tek silahlı gücü olan jandarmayı sivilleştirerek polis gibi siyasetin emrine sokmak ve teröre karşı etkisiz kılmak için çıkartılmak isteniyor” dedi.

“Hakim ve savcı kararı olmadan gözaltına alınabileceksin”

Vatandaşları uyardıklarını belirten Başkan Bucak, “Bu torba yasa tasarısı Meclisten geçerse Demokrat Parti döneminde Meclis’te kurulan ve yargı yetkisini gasp eden Tahkikat Komisyonu’na verilen yetkilerin benzerleri bu yasa ile Yürütme’ye (yani valiye, emniyet müdürlerine ve kolluk amirlerine) verildiğinden herhangi bir hakim ve savcı kararı olmadan gözaltına alınabileceksin, avukat dahi çağıramayacaksın, yine hakim ve savcı kararı olmadan, sadece polisin seni ‘makul şüpheli’ bulması ile üstün, eşyan, aracın aranabilecek, fişlenebilecek, bir Bakanın isteğiyle dinlenebileceksin. Hatta Anayasal bir hak olan ve şiddet içermeyen toplantı ve gösteri yürüyüşlerine katılman halinde dahi polis, ‘durumu değerlendirerek’ doğrudan seni yakalayabilir, yürüyüşünü engelleyebilir ve oradan uzaklaştırabilir” dedi.

“Mücadeleye çağırıyoruz”

Başkan Bucak, açıklamalarının sonlarında ise “Kısacası tüm anayasal hakların hukukun güvencesine değil ‘birilerinin’ insafına kalmış olacak. Sonuç olarak bu yasa ile Türkiye Cumhuriyeti Anayasası’na ve Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi’ne aykırı olarak her türlü kişi hak ve özgürlükleri kısıtlanmakta, yeni suç ve cezalar oluşturulmakta, yargı yetkisi yok sayılmakta, güvenlik güçlerine orantısız ve yargı denetiminden uzak yetkiler, hatta adam öldürme yetkisi dahi verilmekte, Anayasal ilkeler ortadan kaldırılmaktadır. Amaç, iktidarın 2023 yılı hedefi için önündeki engelleri kaldırmaktır. Bu nedenle ülkemizde demokrasi ve hukuk devleti ilkelerini yeniden hakim kılmak için; cumhuriyete, vatana sahip çıkan tüm demokratik kitle örgütlerini, sivil toplum kuruluşlarını, siyasi partileri, meslek odalarını ve halkımızı tüm ön yargılarımızı ve ayrıntıları arkada bırakıp bu paketin yasalaşmaması için birlikte mücadeleye çağırıyoruz” dedi.

BENZER HABERLER
X