ADD ülkesini seven bir lider gerekli dedi
Atatürkçü Düşünce Derneği Gölcük Şubesi Başkanı İsmet Bucak son günlerde yaşanan yolsuzluk olaylarına tepki olarak bir basın açıklaması yaptı.
Bucak; “Şer odaklarıyla yaptıkları işbirliği ortaya çıktı. Halkımızın buna sessiz kalmayacağını düşünüyoruz. Genel seçimlerde bu ülkeye Cumhuriyet’ine önem veren, ülkesini gerçekten seven bir lider seçilmesi gerekir” dedi
Atatürkçü Düşünce Derneği Gölcük Şubesi Başkanı İsmet Bucak; “İktidar ülkeyi şer odaklarıyla yönetiyor. Bugün ülkemizde büyük bir yolsuzluk var, ülkemiz onursuzluk içerisine sürüklendi. İktidar bunu kendisine karşı yapılan bir saldırı olarak gösteriyor. Türkiye Cumhuriyeti’nin hükümetine saldırı var diyerek halkı arkasına almaya çalışıyor. İşin büyük ölçüdeki önemli kısmı şu anda gündemimizde olan hırsızlığın suçlularının ortaya çıkartılmasıdır. Şer odaklarıyla yaptıkları işbirliği ortaya çıktı ve halkımızın buna sessiz kalmayacağını düşünüyoruz. Genel seçimlerde bu ülkeye Cumhuriyet’ine önem veren ülkesini gerçekten seven bir lider seçilmesi gerekir. Duyduğumuz bu rahatsızlıktan dolayı bu basın açıklamasını gerçekleştiriyoruz” dedi.
İsmet Bucak “İktidara soruyoruz: Cemaat orduya kumpas kurarken siz neredeydiniz? Cevabı biz verelim: orduyu birlikte çökerttiniz. Geçtiğimiz günlerde iktidar ile cemaat arasında dershanelerin kapatılması kararı üzerine başlayan ‘güç’ savaşı, sonradan farklı bir boyut kazanmış ve 17 Aralık’ta bazı bakanlar, oğulları, iş adamları ve bürokratların adlarının karıştığı rüşvet skandalının patlaması sonunda, bakan çocuklarının da içinde olduğu 24 kişi tutuklanmış, sonunda 3 bakan istifa etmek zorunda kalmıştır. Batı demokrasilerinde bakanları, bürokratları ve onların aile bireyleri böyle bir yolsuzluk ve rüşvet iddiasıyla suçlanan bir başbakan derhal istifa eder. Ne var ki, 17 Aralık'ta İstanbul Cumhuriyet Savcılığınca başlatılan yolsuzluk operasyonundan bugüne yaşanan gelişmelere baktığımızda; İktidar hedefte kendisinin olduğu düşüncesiyle önce, söz konusu soruşturmanın sağlıklı yürütülmesini engellemek üzere soruşturmayı yapan adli kollukta görevli emniyet müdürleri ile 400 polis memurunu görevden alıp, yerlerine yeni atamalar yapmış, yetmemiş, Adli Kolluk Yönetmeliğini değiştirip Anayasa'ya aykırı olarak adli kolluğun mülki amire bilgi vermesini zorunlu kılmış, böylece yürütmenin yargıya müdahalesinin önünü açıp, iktidar ve yakınlarına "değecek" her türlü soruşturmanın önünü kesmeyi amaçlamıştır. Bütün bunlar yargıya açıkça müdahaledir. Öte yandan Başbakanlık Baş Danışmanı Yalçın Akdoğan'ın cemaati "milli orduya kumpas kurmakla" suçlaması çok vahim bir iddiadır ve biz yurtseverlerin yıllardır dile getirdiğimiz Ergenekon, Balyoz, Oda TV ve benzeri davalardaki hukuksuzluklarında itirafı niteliğindedir. O zaman iktidara soruyoruz: Cemaat orduya kumpas kurarken siz neredeydiniz? Cevabı biz verelim: orduyu birlikte çökerttiniz. C. Savcılarını göreve çağırıyoruz. Hemen belirtelim; o davalardaki hukuksuzluklar kamuoyunun vicdanında kanıtlanmıştır. Oysa bugün kutu kutu, kasa kasa kanıtlar ortada iken, iktidar böyle bir soruşturmayı engellemeye çalışmaktadır. Atatürkçü Düşünce Derneği olarak; Rüşvet ve yolsuzluk soruşturmasının "iktidar-cemaat çatışması", "iktidara komplo" iddiaları ile perdelenmesi, unutturulması ve üzerinin örtülmesine, hangi çevreden kaynaklanırsa kaynaklansın yargıya yönelik kuşatma ve baskıya şiddetle karşı çıkıyoruz. Yaklaşık iki yıldır meydanlarda, yakın zamanda "Gezi" ve sonrasında tüm yurda yayılan eylemlerde kendisini gösteren halkın gücü, iktidarın sallanmasını sağlamıştır. İktidarın baskıcı tutumunu arttırması, hukuk ve demokrasi dışı adımları, bu gücün karşısında duyduğu çaresizlik ve şaşkınlıktandır. Halkımız, son 10 yıldır vatanı, milleti ayrıştırarak Cumhuriyeti hedef alan, yolsuzluğa, hukuksuzluğa batmış bir iktidarın kendisini yönetmesine daha fazla izin vermemelidir. Şimdi önemli olan, önümüzdeki seçim sürecinin, "ulusal" yönetimi iktidar yapacak bir geleceğe yol açabilmesidir. Bunun için halkın kararlılığı ve gücü yanında iktidar partisi içinden de olmak üzere ülkede hukuk ve demokrasi kurallarının işlemesini, "temiz" bir Türkiye'yi hedefleyen her kesimi el ele vermeye çağırıyoruz” dedi.