“30 Ağustos, direniş destanının adıdır”
Cumhuriyet Halk Partisi Gölcük İlçe Örgütü, 30 Ağustos Zafer Bayramı dolayısıyla Cumartesi sabahı, Anıtpark’ta bulunan Atatürk heykeli önüne çelenk bıraktı ve bir basın açıklaması yaparak 30 Ağustos Zafer Bayramı’nı kutladıl
CHP İlçe Örgütü’nün düzenlemiş olduğu törende ilk olarak Gazi Mustafa Kemal Atatürk, silah arkadaşları ve şehit askerler anısına bir dakikalık saygı duruşundu bulunuldu ve ardından İstiklal Marşı okundu. İstiklal Marşı’nın ardından CHP Gölcük İlçe Başkanı İsmet İşeri, yayınlamış oldukları basın açıklamasını okudu. Başkan İşeri, CHP Gölcük İlçe Örgütü adına okumuş olduğu basın açıklamasında, “Tarihimizin en önemli kilometre taşlarından olan, 26 Ağustos 1922'deki Büyük Taarruz ve Başkomutan Meydan Savaşı sonucunda ulaşılan 30 Ağustos zaferi, Gazi Mustafa Kemal Atatürk ve silah arkadaşlarının emperyalizme karşı verdiği ulusal kurtuluş mücadelesinin zaferle taçlandırıldığı ve tüm mazlum milletlere örnek olan tarihi bir gündür. 30 Ağustos zaferi, aynı zamanda tam bağımsız, ulusal egemenliğe dayanan, lâik ve demokratik yeni Türk Devleti'nin kurulmasının yolunu açmıştır. Ulusumuzun kararlılığını ve kahraman ordumuzun cesaretini büyük bir zafere dönüştürerek onurumuzu koruyan ve varlığımızı güçlendiren Yüce Atatürk, kurduğu Cumhuriyet ve gerçekleştirdiği devrimlerle bizlere çağdaş bir devlet ve aydınlık yarınlar armağan etmiştir. Cumhuriyetimizin sağlam temellerine ve sarsılmaz ilkelerine dayanarak sürekli gelişen Türkiye, Cumhuriyet değerleri sayesinde yarınlara güvenle bakabilmektedir. Türkiye Cumhuriyeti'ni her alanda yüceltmek, çağdaş uygarlığın güçlü ortaklarından biri durumuna gelmesini sağlamak, ulus ve devlet olarak temel sorumluluğumuzdur” dedi.
30 AĞUSTOS’UN ÖNEMİNE DEĞİNİLDİ
Yapılan basın açıklamasının devamında 30 Ağustos’un önemine değinen Başkan İşeri, “Bizlerin temel görevi, başımızı her dönemde dik tutabilmek için Cumhuriyetimizi temel değerlerinden ödün vermeden sonsuza kadar yaşatmak, Atatürk ilke ve devrimlerine sahip çıkmak, genç kuşakların tarihimizi iyi öğrenmelerini ve Atatürkçü düşünceyi özümsemelerini sağlamaktır. Büyük Taarruz ile birlikte Türk milletinin kurtuluş fişeği ateşlendi. Nazım Hikmet'in ünlü mısralarında sarışın bir kurda benzettiği Mustafa Kemal Atatürk, 26 Ağustos 1922'de saat 5.30’da Kocatepe'de Büyük Taarruz'un başlama emrini verdiği an, Türk milletinin iki yüzyıldan beri süren kötü talihinin de sona erdiği andır. 30 Ağustos; emperyalizme haddini bildiren direniş destanının adıdır. 30 Ağustos; emperyalist planların bozulduğu, Anadolu’yu paylaşım girişiminin gerçekleştirilemediği, mazlum ulusların emperyalizme karşı mücadelesine ışık olan, ümit aşılayan bir başkaldırının adıdır. 30 Ağustos; bir ulusun tarih sahnesinden silinirken bağımsızlığını topyekün imhaya karar veren emperyalizme karşı yeniden dirildiği, tarihte örneğine ender rastlanan bir savaşın adıdır. 30 Ağustos; 9 Eylül’dür, Lozan'dır, Cumhuriyettir, devrimlerdir” dedi.
“ATATÜRK, MİLLETTEN ALDIĞI GÜÇLE TÜRKİYE'YE ÇAĞ ATLATTI”
Ulusun, Atatürk’e tam destek verdiğini belirten Başkan İşeri, “90 yıl önce 19 Mayısla başlayan, 30 Ağustos'ta "Ya istiklal ya ölüm!" parolasıyla süren bağımsızlık savaşı ile bu topraklardan kovulanlar ve emperyalistlerin işbirlikçileri, bu gün yine bu topraklarda cirit atıyorlar. Yeni Sevr özlemiyle yanan AB VE ABD Emperyalistleri ve onların işbirlikçileri 23 Nisan'ın, 29 Ekim'in, 30 Ağustos'un, Çanakkale Zaferi'nin ve 19 Mayıs'ın izlerini silmeye çalışıyorlar. Kocatepe'de mutlak bir zaferin işaretini veren top ateşleri aynı zamanda tam bağımsız, özgür, egemen ve çağdaş bir cumhuriyetin kurulacağının da müjdesini veriyordu. Türk milleti yalnız ülkemizin düşmanlardan kurtarılması için değil, çağdaş, laik ve uygar bir devletin kurulması için de Atatürk'e tam destek verdi. Atatürk, milletten aldığı güçle Türkiye'ye çağ atlattı ve ülkemizin dünyanın en uygar ülkelerinin düzeyine ulaşmasının yolunu açtı” dedi.
“TÜRK MİLLETİNİ BÖLÜP PARÇALAMAYA ÇALIŞANLAR VAR”
Başkan İşeri, açıklamanın devamında “Aklın ve bilimin önderliğinde Türkiye'yi dünyanın en barışçı ve en saygın ülkelerinden biri haline getirdi. Şimdi onun bu yüce eserini tahrip etmeye çalışanlar var. O'nun en büyük devrimlerinden biri olan Türk milletini bölüp parçalamaya çalışanlar var. Din, mezhep ve etnik köken farkı gözetmeden bütün vatandaşlarımızın Türk olduğu inancını ortadan kaldırmaya çalışanlar var. Türk milleti kavramını ağızlarına almaktan kaçınan siyaset adamları var. O'nun Cumhuriyetin en temel dayanaklarından biri yaptığı laikliği ortadan kaldırıp Türkiye'yi otoriter bir devlet yapmaya kalkışanlar ve bunlara payanda olanlar var. Atatürk Cumhuriyeti’ni yıkıp devlet içinde devlet kurmaya çalışan eli kanlı teröristlerle müzakere masasına oturanlar, hatta onlarla kucaklaşanlar var. Ülkenin saygın aydınlarını, bilim adamlarını gazetecilerini, subaylarını halkın gözünde küçük düşürmeye çalışanlar, onları hedef göstererek cezalandırılmaya çalışanlar var. Son yıllarda Ortadoğu’daki karışıklığı fırsat bilip buradan ülkemiz adına bir takım menfaat hayalleri ışığında ülkemizi Ortadoğu’nun savaş bataklığına sürüklemek isteyenler var. 11 Haziran 2014 tarihinden bugüne kadar Musul'da rehin alınan elçilik görevlileri, bunları koruyan özel harekât polislerimiz, içlerinde bebek dahi bulunan vatandaşlarımızdan 81 gündür haber alınamıyor, haberi dahi yapılamıyor. Nerede benim güçlü Türkiye’m? Nerede benim caydırıcı Türkiye’m? Osmanlı imparatorluğu hayalini kuranlar, Osmanlı Devleti’nin kurucusu Osman Gazi’nin dedesi Süleyman Şah türbesinin korunmasında nöbet tutan askerlerimizin kimlerin izni ile nöbet değiştirdiklerini hepiniz çok iyi biliyorsunuz. Oysa uluslar arası anlaşmalara göre büyükelçiliklere müdahale ülke topraklarına müdahale ile eş anlamdadır. Nerede gücümüz? Niçin bu gücümüzü ortaya koymuyoruz? Daha ne kadar bekleyeceğiz?” dedi.
BAŞKAN İŞERİ, ATATÜRK’ÜN SUBAYLARA YAPTIĞI KONUŞMAYI OKUDU
Başkan İşeri, 31 Temmuz 1920 tarihinde, Atatürk’ün Afyonkarahisar Kolordu Dairesi’nde, subaylara hitaben yaptığı konuşmayı okudu ve Atatürk’ün “Ordumuzu tamamen lağvederek milleti, bağımsızlığını muhafaza için muhtaç olduğu dayanak noktasından mahrum etmeye teşebbüs ettiler. Bir taraftan da müdafaasız, ordusuz bıraktıklarını zannettikleri milletin de izzetinefsine, her türlü haklarına ve mukaddesatına taarruzla, milleti alçaklığa, boyun eğmeye alıştırmak planını takip ettiler ve ediyorlar. Her halde ordu, düşmanlarımızın birinci taarruz hedefi oldu. Orduyu imha etmek için mutlaka subayları mahvetmek, aşağılamak lazımdır. Buna da teşebbüs ettiler. Bundan sonra milleti koyun sürüsü gibi boğazlamakta, engeller ve müşkülat kalmaz. Dolayısıyla subay için "Ya istiklâl, ya ölüm" vardır. Fakat arkadaşlar ölmeyeceğiz. Bağımsızlığımızı muhafaza ederek yaşayacağız ve milletimizi daima bağımsız görmekle bahtiyar olacağız!" dediğini belirtti.
BAŞKAN İŞERİ, ZAFER BAYRAMI’NI KUTLADI
CHP Gölcük İlçe Başkanı İsmet İşeri, konuşmasının sonlarında ise “Biz, Atatürk'e ve onun devrimlerine yürekten inanan yurtseverler, Cumhuriyet Halk Partililer olarak onlara diyoruz ki: Başaramayacaksınız! 26 Ağustos 1922'den bu yana geçen 92 yıl içinde büyük kurtarıcı Atatürk'ün eserlerini yürekten benimsemiş, vazgeçilmez bir yaşam biçimi haline getirmiş olan yetmiş milyon yurttaşımız size geçit vermeyecektir. Ey büyük Atatürk, kurucusu olduğun Cumhuriyet Halk Partisi olarak senin eşsiz devrimlerinin eseri olan laik, demokratik, hukukun üstünlüğüne dayalı yönetim anlayışının ebediyen yaşaması için var gücüyle çalışacağımızın sözünü bir kez daha yineliyoruz. Bu duygu ve düşünceler ile güzel topraklarımız üzerinde özgür ve bağımsız yaşamamızı sağlayan, zaferler kazanan başta büyük komutan ve üstün devlet adamı Atatürk ve O'nun silâh arkadaşları olmak üzere tüm şehitlerimizi saygı ile anıyor, Allah’tan rahmet diliyor, tüm vatandaşlarımızın 30 Ağustos Zafer Bayramı'nı gönülden kutluyor, hepinize saygılar sunuyorum” dedi.