‘1919 yılı Türk kadınının diriliş yılıdır’
02 Aralık 2016 15:59

‘1919 yılı Türk kadınının diriliş yılıdır’

Atatürkçü Düşünce Derneği Gölcük Şubesi, dün dernek lokalinde Doç. Dr. Esma Torun Çelik’in katılımıyla ‘Türkiye Gündemi’ konulu bir seminer verdi. Seminerde konuşan Çelik, “1919 yılı Türk kadınının diriliş yılıdır”

Atatürkçü Düşünce Derneği (ADD) Gölcük Şubesi, dün dernek lokalinde Doç. Dr. Esma Torun Çelik’in vermiş olduğu “Türkiye Gündemi” konulu seminer düzenledi. Seminere ADD Gölcük Şubesi Başkanı İsmet Bucak, ADD Gölcük Şubesi Kadın Kolları yönetimi, semineri veren Doç. Dr. Esma Torun Çelik, CHP İlçe Kadın Kolları yöneticileri ve çok sayıda davetli katılım gösterdi. Seminerde ilk olarak ADD Gölcük Şubesi Başkanı İsmet Bucak konuştu. Bucak, “Ülkemize bir başkanlık sistemi getirilmeye çalışılıyor. Biz bu sisteme tamamen karşıyız ve bu sistemi kesinlikle istemiyoruz. Başkanlık sistemi, emperyalistlerin kurmuş olduğu bir tuzaktan ibarettir. Önümüze iki aylık bir süre içerisinde bu konu ile ilgili bir sandığın konulacağını düşünüyoruz. Bu konuda Gölcük’ten başkanlık sistemine hayır oylarını çıkaracağımızı söyleyebiliriz” dedi.

 ‘KADINA VERİLEN DEĞER, ATATÜRK DÖNEMİ İLE ARTMAYA BAŞLADI’

Başkan Bucak’ın ardından semineri verecek olan Doç. Dr. Esma Torun Çelik sözü aldı. Çelik, konuşmasında “Öncelikle buraya kadar gelerek beni dinleyeceğiniz için teşekkür ediyorum. Bu kadar kültürlü hanımefendileri burada görmek beni oldukça mutlu etti. Türkiye’de kadına verilen değer, Atatürk dönemi ile birlikte hızla artmaya başladı. 1919 yılı, Türk kadınının diriliş yılıdır. Osmanlı döneminden devralınan üst sınıf kadınları öne çıkarmaktansa Atatürk, halk kadınlarını öne çıkarmayı tercih etti. Bu kadınlar, cephede ülkemizin bağımsızlığını kazanmasında oldukça büyük bir önem arz ediyor. Atatürk’ün herkesi devlet yönetimine dahil eden bir yönetim anlayışı vardı. Atatürk’ün bu ülkeye elinin değmesiyle birlikte Türk kadını, dünyaya kendisinin de var olduğunu göstermeye başladı. Cumhuriyet öncesindeki kişilerin en çok rahatsız oldukları konu kadınlardı. Cumhuriyetin de ilan edilmesi ile birlikte kadınların yeri daha da belirgin halde görülmeye başlandı. Osmanlı’nın son dönemindeki kadın profili ile Cumhuriyet dönemi kadın profilinin arasında çok fark var. Mesela Kara Fatma, okumayı bilmemesine rağmen cephede savaşmış ve ülkemizin iyi bir geleceğe sahip olması için neler gerekiyorsa yapmaya hazır olduğunu söylemişti. Kurtuluş Savaşı’nın kazanılmasından sonra kadınlara daha fazla hak sunulması isteniyordu. Atatürk de bu konuda Avrupa’ya örnek olabilecek şekilde çalışmaya başladı ve başta eğitim olmak üzere birçok konuda kadınlara görev vermeye başladı” dedi.

 ‘CUMHURİYETE SALDIRILARIN OLMASI, BİZLERİ DÜŞÜNDÜRÜYOR’

Çelik, seminerde anlattıklarının devamında “Türkiye’nin şu an içerisinde bulunduğu bazı sorunlar var. Türkiye’de son 60 – 70 yılda çok fazla bir şeyin değiştiğini görmüyoruz. Hiç mi bir şey değişmiyor diye düşünüp mutsuz mu olmalıyız bilemiyorum ama Cumhuriyete saldırıların olması da bizleri düşündürüyor. Türkiye’nin çok partili sisteme geçişinden sonraki ilk 15 yıl içerisinde bir darbenin olduğunu görüyoruz. Türkiye, 1930’lu yıllarda çok büyük bir ilerleme kaydetti. İthalat, %50 azaldı. Şimdi ise bundan bahsedemiyoruz. 1960 darbesinden sonra Türkiye’nin en demokratik anayasasının ortaya çıktığını da görüyoruz. Yine o dönemde üçüncü dünya ülkelerinde sık sık darbelerin olduğu da görülüyor. Bundan sonraki süreçte bir darbe de 1980 yılında yapıldı. Bu darbenin ardından Atatürk’ün uygulamalarının da zarar gördüğünü görüyoruz. Atatürk’ün uygulamalarına, miraslarına hıyanet hayata geçirildi. Bu dönemden sonra Türkiye tarikatların içine sokuldu. Tarikatlara iç içe olan Turgut Özal bu ülkede yıllarca görev yapabildi. 1960’larda sorgulayan, eleştiren kişiler varken şimdilerde hiçbir şekilde eleştirmeyen, sorgulamayan kişiler var” dedi.  Erdem ŞENGÜL

BENZER HABERLER
X