‘19 Eylül şeref günümüz’
19 Eylül Gaziler Günü dolayısıyla ilçemizde düzenlenen programlar kapsamında ilk olarak Anıtpark’ta bulunan Atatürk anıtına çelenk sunumu gerçekleştirildi
Programda bir konuşma yapan Türkiye Muharip Gaziler Derneği Gölcük Şubesi Başkanı Mehmet Arslan, “19 Eylül, gazilerin şeref günüdür” dedi.Büyük Önder Gazi Mustafa Kemal Atatürk'e Mareşallik Rütbesi ve Gazilik ünvanı verilişinin 96. yıldönümü olan 19 Eylül Gaziler Günü dolayısı ile dün Anıtpark’ta bir tören düzenlendi. Törene Gölcük Kaymakamı Mustafa Altıntaş, Gölcük Deniz Ana Üs ve Garnizon Komutanı Tuğamiral Mehmet Baybars Küçükatay, Gölcük Belediye Başkanı Mehmet Ellibeş, Gölcük Cumhuriyet Başsavcısı Abdülhamit Durgut, Türkiye Muharip Gaziler Derneği Gölcük Şubesi Başkanı Mehmet Arslan, gazilerimiz, okul müdürleri, sivil toplum kuruluşlarının başkan ve yöneticileri, askeri erkan, öğrenciler ve davetliler katılım gösterdi.
‘GAZİLER, BU GÜNDE ŞEREFLE ANILIYOR’
Programda ilk olarak sırasıyla Gölcük Kaymakamlığı, Gölcük Deniz Ana Üs ve Garnizon Komutanlığı, Gölcük Belediyesi ve Türkiye Muharip Gaziler Derneği Gölcük Şubesi adına çelenk sunumu yapıldı. Bir dakikalık saygı duruşu ve İstiklal Marşı’mızın okunmasından sonra, günün anlam ve önemini belirten konuşmayı yapan Türkiye Muharip Gaziler Derneği Gölcük Şubesi Mehmet Arslan, “19 Eylül Gaziler Günü, Türk kahramanlığının, en büyük Gazi Mustafa Kemal Atatürk'ün şahsında taçlandığı bir gündür. 19 Eylül Gaziler Günü, bu toprakların vatan olmasında ve bekası uğrunda canlarını adayanların gurur ve şerefle hatırlandığı, anıldığı bir gündür. 19 Eylül, Kurtuluş Savaşı'nda, Kore'de, Kıbrıs’ta savaşan muharip gaziler ile Türkiye Cumhuriyeti'nin rejimi, üniter yapısı ve toprak bütünlüğü uğrunda vatan hainleri, terör örgütlerine karşı kahramanca mücadele eden asker, polis, güvenlik korucuları ve 15 Temmuz hain darbe girişiminde vücutlarını siper eden tüm malul gazilerin şeref günüdür” dedi.
‘TÜRK MİLLETİNİN BU İŞGALE DUR DİYECEĞİ ŞÜPHESİZDİ’
Açıklamalarına devam eden Başkan Arslan, “Türk'ün Anadolu'daki bin yıllık varlığını sona erdirmek isteyen emperyalist güçler, 1. Dünya Savaşı sonunda ülkemizi dört bir yandan işgal ettiler. Bu işgal ile yetinmeyip vatanımızı parçalamayı amaçlayan Sevr Anlaşması'nı milletimize zorla kabul ettirmek üzere Yunan ordusunu da Anadolu'ya sürdüler. Tarih boyunca hür ve bağımsız yaşamış, esarete alışık olmayan asil Türk milletinin bu işgale dur diyeceği şüphesizdi. Başkomutan M.Kemal Atatürk'ün önderliğinde Türk ordusu, Yunan ordusunu Polatlı yakınlarında Sakarya'da 22 gün 22 gece süren, dünyanın en uzun ve en kanlı meydan muharebesiyle yenerek bozguna uğrattı. Çareyi kaçmakta bulan Yunan ordusu, bir sene sonra da Dumlupınar'da aynı akıbete uğratılarak topraklarımızdan tamamen atıldı. Sakarya Meydan Muharebesi, yaklaşık 200 yıldır Avrupa'dan geri çekilen Türk ordusunun son savunma savaşı olmuştur. Sakarya Meydan Muharebesi, Kurtuluş Savaşı'nın seyrini ve kaderini Türk milletinin lehine değiştirmiş ve Anadolu'nun düşmandan kurtuluş yolunu açmıştır. Sakarya Meydan Muharebesi kaybedilseydi Türkiye Cumhuriyeti'nden söz etmek mümkün olmayacaktı. M.Kemal Atatürk ve onun kahraman silah arkadaşları, Türk milletine böyle karanlık bir tablo yaşatmadılar” dedi.
‘ÜLKEMİZDE GAZİSİ OLMAYAN AİLE YOK GİBİDİR’
Sözlerine devam eden Başkan Arslan, “TBMM, 19 Eylül 1921 tarihinde, bu emsalsiz zaferin anısına, Başkomutan M.Kemal Atatürk’e Türk milleti adına Gazilik unvanı ile mareşallik rütbesini tevcih etmiştir. Üzerinde yaşadığımız coğrafyanın bizler için bir vatana dönüşmesi, bayrağımızın özgürce dalgalanması, şehitlerimizin ve gazilerimizin emsalsiz fedakarlıklarının eseridir. Ülkemizde şehidi ve gazisi olmayan aile yok gibidir. Tarihin her döneminde hür yaşamayı, bağımsızlığını ve istiklalini canı pahasına korumayı ilke edinen aziz milletimiz, bu uğurda şehit ve gazi olmayı büyük bir onur ve gurur kaynağı saymıştır. Aziz milletimizin, asırlardır Anadolu toprakları üzerinde verdiği varoluş mücadelesinin şifresi ‘Ölürsem şehit, kalırsam gazi’ deyişinde saklıdır” diye konuştu.
‘DIŞ GÜÇLERİN AMACI, SEVR’İ GERÇEKLEŞTİRMEK’
Ülkemizin, dün olduğu gibi bugün de sınırlarımızın içinde ve dışında, dış destekli terör örgütlerinin tehdidi altında olduğunu belirten Arslan, “Terör örgütlerinin hedefleri ülkede karışıklık çıkarmak, Türk ordusunu yıpratarak Türkiye Cumhuriyeti'ni bölünmüş ve zayıf bir ülke haline getirmek, dolayısıyla emperyalist güçlerin menfaatleri doğrultusunda sömürü planı olan Sevr'in gerçekleşmesini sağlamaktır. Bu güne kadar sergilenen her türlü hainlik, Türk Silahlı Kuvvetleri’nin vatansever asker, polis, güvenlik korucusu ve vatandaşlarımız tarafından önlemiş ve hüsrana uğratılmıştır. Asıl Türk milletinin bağrından çıkan, şanlı ve şerefli Türk ordusu dün olduğu gibi yarında vatanımızın, hürriyet ve bağımsızlığımızın en büyük güvencesi ve dayanağıdır. Topraklarımızın bir daha istila edilmesine, bölünmesine, hürriyet ve bağımsızlığımıza göz dikilmesine ne biz ne de bizden sonraki nesiller hiçbir zaman müsaade etmeyecektir. İnanıyoruz ki kan dökülerek vatan olan bu topraklar, bugüne kadar olduğu gibi bundan sonra da Türk milleti tarafından en kutsal emanet olarak korunacaktır. 19 Eylül, muharebe meydanlarında canlarını ortaya koyarak savaşan fedakar ve kahraman gazilerimizin şeref ve kahramanlık günüdür. Kahraman gaziler;Gaziler Günü’nüz kutlu olsun. Sizler, en büyük Gazi M.Kemal Atatürk'ün yaşayan birer temsilcilerisiniz. Sizler, şehitlerimiz ile birlikte Cumhuriyetimizin teminatı ve temel taşlarısınız. Sizler, kutsal vatan görevinizi hakkıyla yerine getirip vatanın, milletin, bayrağın ve istiklalin ne denli paha biçilmez değerler olduğunu ve bu değerler için nelerin göze alınabileceğini gösterdiniz. Bayrağımız, vatanımızın üzerinde özgürce dalgalanıyorsa sizin emsalsiz fedakarlığınız sayesindedir. Gururla taşıdığımız Gazi unvanı, Ata'mızdan biz gazilereintikal eden en büyük mirastır” ifadelerini kullandı.
‘GAZİLERE GÖSTERİLEN AHDE VEFA YETERSİZ’
Başkan Arslan, “Kore ve Kıbrıs'ta savaşarak gazi olanların sayısı 59 bindir. Bugün hayatta olanların sayısı ise 29 bin civarında olup Kıbrıs gazileri 65 – 70, Kore gazileri 85 – 90 yaşlarındadır. Üzülerek şunu ifade etmek isterim ki, bu gazilerimize gösterilen ilgi ve ahde vefa yetersizdir. Atatürk, şehit ve gazilere verilmesi gereken önemi şu sözleri ile ortaya koymaktadır: Türk tarihine altın sayfalar yazdıran gazilerimiz ile şehitlerimizin hatıralarını yüceltmek, onlara olan minnet ve şükran duygularımızı ifade etmek milli bir görevdir. Atatürk'ün bu sözleri ışığında, gazilere daha fazla sahip çıkılmasını diliyor ve yıllardır dile getirdiğimiz, gazilerimizin taşıdıkları onura yaraşır bir şekilde hayatlarını devam ettirmeleri, hak ettikleri imkan ve şartlara kavuşturulmaları konusunda sorunlarımızın çözümünü bekliyoruz. 19 Eylül Gaziler Günü münasebetiyle, en büyük gazi M. Kemal Atatürk’ü, silah arkadaşlarını, aramızdan ayrılan tüm gazilerimizi ve vatan uğrunda toprağa düşen şehitlerimizi Türkiye Muharip Gaziler Derneği olarak rahmetle anıyor, hayatta olanlara da sağlık ve esenlikler diliyoruz” dedi. Konuşmanın ardından 9 yaşındaki öğrenci Merve Gezer, bir şiir okudu ve Türk Bayrağı’mızı açtı. Programın sonunda ise günün anlam ve önemine dair açılan fotoğraf sergisi gezildi. Erdem ŞENGÜL