17 adımda 45 dakikada gezilen deprem müzesi
17 Ağustos 1999 Marmara Depremi’nin 19. yıldönümüne yaklaşırken İzmit Belediyesi tarafından
hayata geçirilen 17 Ağustos Deprem Anma ve Farkındalık Müzesi, bütün ayrıntıları ile basına tanıtıldı
İzmit Belediyesi’nin 17 Ağustos 1999’da yaşanan Marmara depremini anmak ve farkındalık yaratmak için Cephanelik mevkiinde açtığı 17 Ağustos Deprem ve Farkındalık müzesi bu yılda büyük Marmara depreminin yıl dönümünde ziyaretçilerine hem depremde ölenleri anarken hem de deprem konusunda farkındalık yaratmayı amaçlıyor. İzmit Belediye Başkanı Nevzat Doğan deprem müzesi ziyaretinde müze ile ilgili bilgilere yer verirken İzmit Belediyesi’nin deprem konusunda aldığı önlemleri açıkladı. Ayrıca müze rehberi Fatma Gülle depremlerin tarihsel ve fizyolojik geçmişleri hakkında bilgiler verdi.
NELER YAŞANDIĞINI ANLAYACAKSINIZ
Müze rehberi Fatma Gülle şu bilgileri verdi: “Bu müze İzmit Belediyesi tarafından 17 Ağustos 1999 depremin de hayatını kaybedenleri anmak, dersler çıkarmak ve deprem hakkında bir farkındalık yaratmak üzere hayata geçirilen bir müze. Türkiye’de ilk olma özelliğini taşıyan müze, Avrupa’dakilerle yarışır düzeyde. 17 tematik adımdan oluşan müzede, her bir adımın kendine ait hikayesi ve vermek istediği bir mesaj var. Müzenin önemli bölümlerinden bir tanesi simülasyon odasıdır. Bu oda ile 17 Ağustos’u yaşamamış ya da daha önce deprem görmemiş misafirlere deprem yaşatılmakta ve o gece, 45 saniye içinde neler hissedildiğini anlatıyor.
17 AĞUSTOS’LA İLGİLİ BİLGİLER VE RESİMLER
Simülasyon odasından o geçinin sabahına bir yolculuk yapılmakta deprem yaşamış bir eve girilmekte ve 3 boyutlu olarak oluşturulan bir sokaktan geçilmektedir. İzmit ve Gölcük’ten alınan resimlerle oluşturulan bu sokak o günleri ve 17 Ağustos’ta ülkemizin nasıl bir felaket yaşadığını çarpıcı bir şekilde göz önüne sermektedir. Umut koridoru ismi verilen bölümde 17 Ağustos’a dair bilgiler ve resimler gösterilmektedir.
17 ADIM VE 45 DAKİKA
Müze gezintisinde konuşan İzmit Belediye Başkanı Nevzat Doğan, “Burası 17 adımda 45 dakikada gezilen bir müze. Aynı zamanda bir dökümantasyon, eğitim ve farkındalık merkezi. 17 adım 17 Ağustos’tan 45 dakika ise depremin sürdüğü 45 saniyeden geliyor. Burada deprem gerçeğinin bilimsel olarak sunumunu ve dünya var olduğundan beri oluşan depremler hakkında bilgiler içeriyor. Dünyadaki depremlerden canlı görüntü ve seslerden oluşturulan bir farkındalık merkezi” ifadelerini kullandı.
‘KAYIPLARI EN AZA İNDİRMELİYİZ’
“Doğa olayları dünya var olduğundan beri kaçınılmaz bir şekilde oluyor ve olacak” diyen Doğan, “Müzemizi gezdiğinizde göreceksiniz ki dünyanın kendini yenileme ve enerjisini boşaltma hareketidir. Bu yüzden hep var olacaktır. Bizim görevimiz bu afetlerin ekonomik, sosyal ve psikolojik kayıplarını en aza indirmektir. Bunun yanında bu afetlerden nasıl korunmalıyız ve nasıl hareket etmeliyiz onu insanımıza anlatabilmemiz gerekir” şeklinde konuştu.
‘BÜYÜK DERSLER ALDIK’
“İzmit Türkiye’nin gözbebeğidir” diyen Doğan, “Bizde İzmit Belediyesi olarak şehrimiz için daha fazla ne yapabiliriz onu düşünüyoruz. 17 Ağustos’ta ben Sopalı Hastanesi’nde o yağmur gibi gelen yaralı, can çekişen insanların ameliyathanelerin olmaması ve yetersizliği sebebiyle insanların nasıl can çekiştiğini gördüm. O dönemden çok büyük dersler aldık. AFAD’ın kuruluşu, Kızılay’ın gelişimi ve Sağlık Bakanlığı’mızın çalışmalarıyla bir afet koordinasyon merkezi planlandı. Helikopter ambulanslarımız, hastanelerimiz her şeyimiz hazır. Eksikliklerimiz elbette var. O da bu zamanları çocuklarımıza anlatmak ve aktarmaktır” diye konuştu.
‘KAÇAK YAPIYA İZİN YOK’
Son olarak Doğan, “Özellikle arama kurtarma çalışmaları manasında bir ekip kurduk ve eğitimini verdik. Afetin yönetilmesi, kurumlar arası koordinasyon, seyyar ambulans, seyyar hastane gibi tüm konularda Kocaeli çok iyi durumdadır. Türkiye’de buna yakındır. Ancak eksiklerimiz vardır. Eksiklerimiz sağlıklı konut, çarpık yapılaşmış bölgelerin bulunmasıdır. Bu konularda daha hızlı hareket etmeliyiz. Sadece devlet ve belediyelerin gayretleriyle değil, özel sektöründe bu konuda elini taşın altına koymalıdır. Buda bir takım teşviklerle özel sektöre sunulmalıdır. Kaçak yapılar, kontrolsüz yapılar gibi bir konutta yaşayan insanlar belki de tabutlarında yaşıyorlar. Biz İzmit Belediyesi olarak bu konuda çok hassasız, seçim zamanlarında bile kaçak yapılaşmaya izin vermedik vermeyeceğiz” dedi.