11 STK, Cumhuriyet için buluştu
Atatürkçü Düşünce Derneği Gölcük Şubesi yönetiminde, toplamda 11 sivil toplum kuruluşu tarafından 29 Ekim Cumhuriyet Bayramı dolayısıyla Anıtpark’ta, Atatürk anıtı önüne çelenk sunumu yapıldı.
Atatürkçü Düşünce Derneği Gölcük Şubesi yönetiminde, toplamda 11 sivil toplum kuruluşunun katıldığı etkinlikte, 29 Ekim Cumhuriyet Bayramı dolayısıyla Gölcük Anıtpark’ta Atatürk anıtı önünde çelenk sunumu yapıldı. Programa Atatürkçü Düşünce Derneği Gölcük Şubesi, CHP Gölcük İlçe Örgütü, Çağdaş Yaşamı Destekleme Derneği Gölcük Şubesi, Eğitim-İş Sendikası, Gölcük Hayvan Hakları ve Aktivistleri Derneği, MHP Gölcük İlçe Teşkilatı, TEMAD Gölcük Şubesi, Tüm Emekliler Sendikası Gölcük Şubesi, Türk Eğitim-Sen Gölcük Şubesi, TESUD Gölcük Şubesi, Vatan Partisi Gölcük Şubesi ve bazı sivil toplum kuruluşları katılım gösterdi.
‘CUMHURİYETİN 93. YILINI KUTLUYORUZ’
Programda ilk olarak 11 sivil toplum kuruluşunu temsilen Atatürk anıtı önüne çelenk sunumu yapıldı. Ardından bir dakikalık saygı duruşunda bulunuldu ve İstiklal Marşımız okundu. Programın devamında ADD Gölcük Şubesi Başkanı İsmet Bucak bir konuşma yaptı. Başkan Bucak, “Bugün Mustafa Kemal Atatürk’ün ‘Benim en büyük eserim’ dediği, kimsesizlerin kimsesi gözbebeğimiz Cumhuriyetin 93. yılını kutluyoruz. Kutlu olsun. Türkiye Cumhuriyeti’ni büyük zorluklara göğüs gererek, halkından aldığı güçle tüm engelleri yıkarak kuran, değerlerini bize kazandıran başta büyük önderimiz Atatürk olmak üzere bugün de devamlılığını sürdürme uğruna canlarını feda eden tüm şehitlerimizi, gazilerimizi saygı ve minnetle anıyoruz” dedi.
‘29 EKİM, ZAFERİN CUMHURİYETLE TAÇLANDIĞI GÜNDÜR’
Konuşmasına devam eden Başkan Bucak, “29 Ekim 1923, laik, çağdaş ve demokratik Türkiye Cumhuriyeti’nin kuruluşu ve Türk milletinin Kuvayi Milliye ruhuyla adeta küllerinden yeniden doğuşunun tarihidir. 29 Ekim 1923, emperyalizme meydan okuyanların kazandığı, bir büyük zaferin Cumhuriyetle taçlandığı gündür. Cumhuriyet bir çağdaşlık projesidir. Tebaalıktan kurtulup millet vasfı kazanmamızın yurttaş olmamızın ve devlet yönetiminde söz sahibi olmamızın yegane yoludur. Millet iradesinin ta kendisidir. Millet iradesini hazmedemeyen, Atatürk’e ve laik cumhuriyete karşı olanlar, her zaman olduğu gibi bugün de mevcuttur ve yıkım planlarını her alanda ısrarla sürdürmektedirler” dedi.
‘TÜRKİYE CUMHURİYETİ BÜYÜK BİR TEHLİKE ALTINDADIR’
Başkan Bucak, konuşmasına devam ederek “Türkiye Cumhuriyeti bugün tarihinde hiç olmadığı kadar büyük bir tehlike altındadır. Emperyalizmin, özellikle Müslüman coğrafyadaki emelleri doğrultusunda sürdürdüğü vekâlet savaşlarına uşaklık eden etnik ve mezhep temelinde yapılandırılmış FETÖ ve diğer terör örgütleri gibi ülkemizi içte ve dışta bir savaş ortamına sürüklemiş, güvenliğimiz ve toprak bütünlüğümüzü tehdit eder olmuştur. Bu süreçte yüzlerce canımızı verdik. Her gün şehit haberleri alıyoruz. Ne yazık ki bu kötü gidişat, bugün kutladığımız Cumhuriyeti, yani irademizi temsil eden Kurtuluş Savaşı’mızın kahramanı yüce meclisimizi, kendi silahlarımızla bombalanmasına kadar vardırılabilmiştir. Bizler, bu elim ve karanlık sürecin Türk milletinin kaderi olduğunu kabul etmiyoruz. Bu nedenle bu süreçte sorumluluğu ve katkısı olan herkeste sağduyu ile ülkemizin bu yakıcı sorunlarını anayasal zeminde çözme noktasında hareket etmelerini bekliyoruz” dedi.
‘GÜN, HEP BİRLİKTE AZİM VE KARARLILIKLA MÜCADELE GÜNÜDÜR’
Bucak, konuşmasının sonunda “Bu manada her türlü ayrılıkçı, ayrımcı uygulamalardan, davranışlardan vazgeçilerek hukukun üstünlüğü ve ulusal barışımızın yeniden tesisi, hayati önemdedir. Ucu Sevr Anlaşması’na kadar gidebilecek savaş tuzağına düşürmemelidir. Bölgemizde yaşanacak her türlü savaş, emperyalist emellere hizmet olacaktır. Komşu ülkelerin meşru yönetimleri ile acilen işbirliği yapılarak sınırlarımız, güvenceye alınmalıdır. Atatürk’ün ‘Milleti, yine milletin azmi ve kararlılığı kurtaracaktır’ dediği gibi gün, Cumhuriyet değerlerine sımsıkı sarılıp bu tehlikeler karşısında hep birlikte azim ve kararlılıkla mücadele günüdür. Bizler, ne pahasına olursan olsun laik ve üniter devlet yapımıza ve Cumhuriyetimize yönelen her türlü tehdide karşı dün olduğu gibi bugün de karşı duracağız. Yolumuz, Mustafa Kemal Atatürk’ün yoludur. Görevimiz, gençliğe hitabede tanımlanmıştır. Ülkemizi bölünmeye götürecek yeni anayasa tuzağı ve yarı başkanlık, tam başkanlık gibi sistemlerin karşısındayız. Unutulmamalıdır ki Türkiye Cumhuriyeti anayasamızın değiştirilemez, değiştirilmesi teklif dahi edilemeyen maddelerinde belirtildiği gibi insan haklarına saygılı, Atatürk milliyetçiliğine bağlı, laik, demokratik, üniter ve sosyal bir hukuk devletidir. Ülkesi ve milleti ile bölünmez bir bütündür. Dili Türkçedir. Yönetim şekli cumhuriyettir. Bayrağı ay yıldızlı al bayraktır. Büyük önder Atatürk diyor ki ‘Memleketin ve devrimin içeriden ve dışarıdan gelebilecek tehlikelere karşı korunması için büyük milliyetçi ve Cumhuriyetçi kuvvetlerin bir yerde toplanması gerekir. Aynı cinsten olan kuvvetler, ortak amaç yolunda birleşmelidir’” dedi. Erdem ŞENGÜL