25 Şubat 2013 19:57
Yeşil AK Parti’ye kapatılma davası açtı
57 yaşındaki Ziraat Bankası Emeklisi Vahdettin Yeşil, AK Parti’ye kapatılma davası açılması için, Ankara Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı Birinci Başkanlığına bir dilekçe yazarak, dava açılmasını talep etti
Yeşil AK Parti’ye kapatılma davası açtı
Gölcük’te Donanma Mahallesi Atatürk Bulvarı Ş. Atınç Apartmanında ikamet eden
57 yaşındaki Ziraat Bankası Emeklisi Vahdettin Yeşil, AK Parti’ye kapatılma davası
açılması için, Ankara Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı Birinci Başkanlığına bir
dilekçe yazarak, dava açılmasını talep etti
Gölcüklü Vahdettin Yeşil, dün gazetemize gelerek AK Parti’nin kapatılması için,
Ankara Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı Birinci Başkanlığına yazdığı dilekçenin
örneğini getirdi. Yeşil’in AK parti’nin kapatılmasına ilişkin yazdığı dilekçenin tamamı
şöyle:
“T.C. vergi mükellefi bir vatandaşı olarak, İktidardaki AK Parti Genel Başkanı,
parti yöneticileri ve bakanlık yapan üyelerinin aşağıda yazan sebeplerle, Anayasa
ve Siyasi Partiler Kanununa aykırı fiil ve davranışlardan dolayı kapatma davası
açılmasını istiyorum.
Ülkenin bölünmez bütünlüğünü ve birliğini bozucu, vatandaşlar arasına etnik
kökeme ve dini inanca dayalı ayrımcılık yapan söylem ve eylemlerini ihbar ediyorum.
Açıklamaya çalıştığım nedenler ve Sayın Başsavcımızın yerinde göreceği saik
sebeplerle, Anayasa Mahkemesinde Kapatma Davası açılması için ihbarda
bulunmayı, sorumlu, ülke geleceğini karanlıkta ve tehlikede gören bir vatandaş
olarak, isteme hakkım olduğunu düşünüyorum.
A- KAPATMA NEDENLERİ
1- ANAYASAL KAPATMA NEDENLERİ
Anayasa, kapatma kavramını “Temelli Kapatma” ve “Kapatma” olarak düzenlenmiştir.
Temelli kapatma nedenleri Anayasada sayılmış, kapatma nedenleri ise kanuna
bırakılmıştır.
Buna göre bir siyasi parti;
-68. Maddenin 4’üncü fıkrası hükümlerine aykırı eylemlerin odağı haline geldiğinin
tespiti halinde veya yabancı devletlerden, uluslar arası kuruluşlardan ve Türk
uyruğunda olmayan gerçek ve tüzel kişilerden maddi yardım alması durumunda
temelli olarak kapatılır.
-Tüzük ve programları dışında faaliyette bulunmaları, Anayasanın 14. Maddesindeki
sınırlamalar dışına çıkmaları durumunda çıkmaları durumunda temelli kapatılır.
2- SİYASİ PARTİLER KANUNUNDA KAPATMA NEDENLERİ
2820 Sayılı SPK yürürlüğe girdiği tarihte çok sayıda ve türde kapatma nedeni
içermekteydi. Ancak zaman içinde Anayasa değişiklikleri ve Anayasa Mahkemesi’nin
iptal kararları sonucu kapatma nedenleri, Anayasa hükümleri ile uyumlu hale
getirerek sınırlandırılmıştır.
ANAYASA MAHKEMESİNCE BİR SİYASİ
PARTİ HAKKINDA KAPATMA KARARI
a) Bir siyasi partinin tüzük ve programının Devletin Bağımsızlığına, Ülkesi ve
Milletiyle Bölünmez Bütünlüğüne, İnsan Haklarına, Eşitlik ve Hukuk Devleti İlkelerine,
Milletin Egemenliğine, Demokratik ve Laik Cumhuriyet İlkelerine aykırı olması,
sınıf veya zümre diktatörlüğünü veya herhangi bir tür diktatörlüğü savunmayı ve
yerleştirmeyi amaçlaması, suç işlenmesine teşvik etmesi.
b) Bir siyasi partinin, Anayasanın 68’inci maddesinin 4’üncü fıkrasına aykırı
eylemlerin işlendiği odak haline geldiğinin, Anayasa Mahkemesince tespiti.
c) Bir siyasi partinin, yabancı devletlerden, uluslararası kuruluşlardan ve Türk
Uyruğunda olmayan gerçek ve tüzel tüzel kişilerden maddi yardım alması halinde
verilir.
2820 SAYILI SİYASİ
PARTİLER KANUNA GÖRE;
Siyasi Partiler, Türkiye Cumhuriyeti’nin dayandığı Devletin Tekliği ilkesini değiştirmek
amacını güdemezler ve bu amaca yönelik faaliyette bulunamazlar. Devletin ülkesiyle
bölünmezliği, Anayasa mahkemesi, bu hükme dayanarak Türkiye’de federal bir
sistemin kurulmasını savunan bir çok partiyi kapatmıştır.
Devletin milletiyle bölünmezliği ilkesi ise azınlık yaratılmasının önlenmesi, bölgecilik
ve ırkçılık yasağı ve eşitlik ilkesinin korunması husularını kapsamaktadır.
Türkiye Cumhuriyeti Ülkesi üzerinde Milli veya Dini Kültür veya Mezhep veya Irk veya
Dil Farklılığına dayanan azınlıklar bulunduğu ileri sürülemez.
Anayasada tanımlanan, Atatürk Milliyetçiliğini ayaklar altına alıp ezmek, Anayasanın
ihlali değilse nedir?
T.C. Birlik ve Bütünlüğünü kollamak ve korumakla görevlendirilen Türk Silahlı
Kuvvetleri’nin, Genel Kurmay Başkanlığı Makamına kadar yükselmiş komutanların,
soyut iddia ve gizli tanıklarla, silahlı çete kurmakla suçlayıp, tutuklanmışlardır.
Yıllardır tutuklu olarak, Yasadışı bir şekilde vatandaşın vicdanını kanatan bu
uygulama ile Devletin Ülkesi ve Milletiyle Bütünlüğünü koruyan askerden intikam
alınmaktadır.
Devamı oldukları iddia ettikleri Milli Nizam Partisi, Milli Selamet Partisi, Refah partisi
ve Fazilet Partisi, bu eylem ve söylemlerinden dolayı, Yüksek Mahkeme Anayasa
Mahkemesi tarafından kapatılmasının intikamı alınmaktadır.
Halen mecliste bulunan ve meclise Siyasi partiler ve Seçim Kanununun
boşluklarından faydalanmak suretiyle, bağımsız olarak girip grup kuran BDP ile
işbirliği yapan iktidar partisidir. Uluslararası sistemde terör örgütü olarak tanınan
PKK’nın siyasi uzantısı olduğunu açıkça deklere eden ve teröristleri gerilla olarak
kutsayan görüşle işbirliği yaparak da, Anayasa ve Seçim Kanunları da ayrı ayrı ihlal
edilmektedir.
NEDEN ŞİKAYETÇİ OLDUM?
Hakkında şikayetçi olduğum AK Parti Genel Başkanı, yönetici ve milletvekillerinin
anayasanın kişiye özgü yasa çıkarılmayacağı ilkesini ihlal edecek, MİT Başkanı
için özel yasa çıkarılmıştır. Bununla yetinmeyen iktidar partisi, tutuklulara eş bulma
telaşına kapılmıştır. Oysa tutuklu ve hükümlü olanların bir kısmı dışarıda işledikleri
cinayet suçundan dolayı, bazı insanlar eşlerinden ayrılmışlar ve mükafat olar zevki
safa sürmelerini hangi insan hakkıyla bağdaştırıp yasal düzenleme yapılmıştır.
Yaklşaık 30 yıldır devam eden bölücülük faaliyetlerine karşı yapılan bu şikayet
konusu, açılım ve mutabakat için uluslar arası kuruluşlara taviz verilmiştir. Oslo süreci
inkar edilmiş, bilahere toplum alıştırılmış ve İmralı sürecine sessiz sedasız alıştırarak
getirilmiştir.
Sonuç olarak, Devletin Üniter yapısının korunması ve federatif sistemin reddini
amaçlayan AK Parti’nin ülkenin bölünmezliğinin ihlali eylemlerinin odağı durumuna
geldiğinin tespit edildiği ve eylemlerinin ağırlığı da gözetilerek, Anayasanın 69’uncu
maddesinin 6’ıncı fıkrasına ve 2820 sayılı Siyasi partiler Kanununun 101’inci
maddesinin b bendi uyarınca kapatılmasına.
Parti genel başkanı Recep Tayyip Erdoğan’dan başlamak üzere, parti yöneticileri
ve milletvekillerinin Anayasanın 69’uncu maddesinin 9’uncu fıkraı ve 2820 sayılı
Siyasi partiler Kanununun 95’inci maddesi uyarınca, başka siyasi partinin kurucusu,
yöneticisi, denetçisi ve üyesi olmamaları için, haklarında Anayasa Mahkemesinde
Temelli Kapatma Davası açılmasını, kamu adına arz ve talep ediyorum.”
BENZER HABERLER