‘Türban, haçlı irticanın bayrağıdır’
05 Kasım 2013 18:25

‘Türban, haçlı irticanın bayrağıdır’

Türban gündemiyle ilgili çarpıcı açıklamalarda bulunan İşçi Partisi Gölcük İlçe Başkanı Gürsel Albayrak, türban ile başörtüsünün kıyaslanmamasını gerektiğini dile getirdi.

Gürsel Albayrak, “Başörtüsü Anadolu’muzun özüdür, çünkü başörtüsünde emek vardır, alın teri vardır, saflık ve namus vardır, yavukluya moral kaynağı olmuştur. Türban, haçlı irticanın bayrağıdır” dedi

 

‘MECLİS, YASA DELME YERİ OLDU’

İşçi Partisi Gölcük İlçe Başkanı Gürsel Albayrak, türban konusunda çarpıcı açıklamalarda bulundu. Türban ile başörtüsünün birbirinden farklı olduğunu dile getiren Albayrak, bu konuda halkın yanlış yönlendirildiğini ifade ederek, yeni bir gündem yaratacak sözler söyledi. Albayrak, “Meclis, yasalara saygı yeri olmalıyken yasa delme yeri oldu. Türbanlı korsan eylem yapıldı. Türbanı konuşmak yerine yapılanın korsan eylem olduğunu konuşmak lazım. Demokrasi tramvayında kadınlara korsanlık yaptırıldı. Cübbeli sarıklı erkek korsanlara yol açıldı, taşları kadınlara temizlettiler” dedi.

 

‘TÜRBAN, HAÇLI İRTİCANIN BAYRAĞIDIR’

Açılamasının devamında, türbanın haçlı irticanın bayrağı olduğunu söyleyen Albayrak, “Genel Başkanımız Sayın Doğu Perinçek’in çok güzel bir sözü vardır. ‘Türban takanla, göbeğini açan bizden değildir’ der. Türbanla başörtüsü aynı şeyler değildir. Başörtüsü Anadolu’muzun özüdür, çünkü başörtüsünde emek vardır, alın teri vardır, saflık ve namus vardır, yavukluya moral kaynağı olmuştur. Türban, haçlı irticanın bayrağıdır” dedi.

 

‘KAMUDA GİYİM, DİN KURALLARINA GÖRE BELİRLENEMEZ’

Kamuda giyimin din kurallarına görebelirlemeyeceğini belirten Gürsel Albayrak, “Kamuda giyim-kuşam, bireysel özgürlük alanının dışındadır. Kamuda giyim-kuşam din kurallarına göre belirlenemez. Kamu hizmetinde giyim-kuşam; demokratik, laik, çağdaş devlet esaslarına göre belirlenir. Kimse, Meclisteki giyimini dini kurallara  göre seçemez, bireysel özgürlükler bu davranışın gerekçesi olamaz. Kimi mezhepler kadının tek gözle baktığı bir örtüyü Allahın emri sayıyor. İş ‘Allahın emrine bırakılırsa’, dinler, mezhepler, inançlar, düşünce ve kanaatler arasında eşitlik kalmaz. Özgürlük de kalmaz. Nitekim kalmamaktadır. 7. yüzyıl toplumunun gereklerine göre konmuş kuralları bugün geçerli hale getiremezsiniz. Ancak din ticareti yaparsınız ve insanları Allah’la aldatırsınız” dedi.

 

‘TÜRBAN, KADININ CİNSELLİĞİNE VURGU YAPIYOR’

Albayrak, “Hz. Muhammed’in koyduğu ve bugün de önemsenecek ölçüsü ‘Kadınlar cinselliklerini sergilemesin, göze batırmasındır. Kadın cinselliğinin sunulması, yalnız göstererek değil, örterek de yapılıyor. Türbanın verdiği mesaj, her zaman “Dikkat burada kadın var” mesajıdır. Teşhirci giyimle, türbanlının giyimi arasında hiçbir anlayış farkı yoktur. İkisi de kadının cinselliğine vurgu yapıyor” dedi.

 

‘KADINLARI TÜRBANIN İÇİNE SAKLAYAMAZSINIZ’

Cumhuriyet kadınlarını türban veya çarşafın içine saklamanın onun bilincini ve ruhunu hapsetmek olduğunu dile getiren Gürsel Albayrak, “Cumhuriyet kadını, kamu görevinde kadın giyimini çağdaş ölçülerle çözmüştür. Cumhuriyet kadını, giyim ve kuşamıyla insandır, eşittir, kişiliklidir. Kadını çarşafın veya türbanın içine saklamak, onun bilincini ve ruhunu hapsetmektir. Kamu görevinde Cumhuriyetin çağdaş giyim kuşam ölçülerini terk etmek, çok ürkütücü sonuçlara yol açacaktır. Kadın ve erkek, insanda eşitlenir. Cinsiyet ayrımcılığı da ancak bu anlayışla ortadan kalkar. Cumhuriyetin getirdiği kültür budur. Cinselliğin öne çıkarılması kadını tüketilecek meta düzeyine düşürür” dedi.

 

‘TÜRBAN, KADINA ÖZGÜRLÜK DEĞİL, KÖLELİKTİR’

Türban konusunun kadar gündemde ve siyasi partilerin dilinde olmasını eleştiren Gürsel Albayrak, “Türbanla oy avcılığı ‘Türbanı mesele yapmayalım’ anlayışı, kadını meta olarak gören Ortaçağ kültürüne karşı teslimiyettir. Türbanla oy avcılığı büyük bir yanlıştır. Türbana boyun eğen MHP ve CHP yönetimi, milliyetçiliği de, Cumhuriyetçiliği de, kadının insanlığını da anlamamaktadır. Alanlarda “Mustafa Kemal’in Askeriyiz” deyip, oy hesabıyla TBMM’de türbana göz yumanları uyarıyoruz: Gaflet ve dalaletin son durağı malumdur! Türban, haçlı irticanın bayrağıdır Türban, kadını Ortaçağın karanlık kuyularına atmaktır. Türban, kadına özgürlük değil, cariyeliktir, köleliktir” dedi.

 

‘TBMM’DEKİ TÜM KADIN VEKİLLERİMİZİ ÖRNEK OLMAYA ÇAĞIRIYORUZ’

Türbanın TBMM’ye kabul edilmesiyle ilgili de açıklama yapan Albayrak, “Türbanla, Millet olmaz. Türbanla, milliyetçilik, halkçılık, özgürlükçülük olmaz. Kadını hor gören bu girişime kadın milletvekillerinin alet olması ayrıca çok üzücüdür. Kadının kendisinin cinsel meta olduğunu kabullenmesi çok inciticidir ve acıdır. AKP’liler başta olmak üzere TBMM’deki tüm kadın vekillerimizi, Atatürk Cumhuriyeti’nin, çağdaş, özgür, başı dik Cumhuriyet kadını olarak bütün kadınlarımıza örnek olmaya çağırıyoruz. Milletvekillerine çağrı, Atatürk’ün Meclisi Ortaçağ’ın simgesi türbanı kabul edemez! Türbanı kabul eden Meclis; Aydınlanma ve laiklik düşmanı, Çağdaş, özgür kadına düşman, Kadının köleliğini savunan, Mafya-tarikat sisteminin, Ortaçağın Meclisi olur! Artık bu Meclis Atatürk’ün Meclisi değildir! Buna izin verilemez” dedi.

 

‘OLDUBİTTİLERLE DEVLET YÖNETİLİR Mİ?’

Son olarak konuşmasında Hac konusunu ele alan Başkan Albayrak, “Hacı anne olmuş kadının yeri evidir, töremiz budur. Hacı olan dünya işlerinden elini ayağını çeker, dünya işleriyle ruhunu kirletmez. Hacı ana olan gitsin evinde otursun, hayır işleri yapsın, torunlarına baksın, yapacağı en hayırlı iş budur. Birçok ilçemizde diyaliz cihazı yok, prematüre bebekler için kuvöz yok. Hacı ana olmak için hacca gitmek kadar sevap kazanmak isteyene yapacak iş çok. Maksadı hacı olup sevap kazanmak değilmiş, korsan eylem yapmak, devletine isyan etmekmiş. Demek Hac’cı da aracı etti maksadına. Hacı oldum, korsanlık da yaparım mı diyor? Ankara’da İsrail’e satılmış 400 küçük kız çocuğundan söz ediyor, babalarına başlık parası verilmiş. Kız çocuğunu korumak en büyük sevaptı, hani? İsrail’de ne yaptırıyorlar o kız çocuklarına? Organ mafyasına mı düştüler, Filipinler’de ki gibi seks turizminde mi kullanılıyorlar. Bunların derdine düşeceklerine türbanın derdine düşmüşler. Borçlu genç kadınlar fuhuşa düşüyorlar, insanlar bunları konuşuyor, bir çare arasanıza. Hacı ana olup türbanı takıp orda oturmakla mı kızlarımızı kurtaracaksınız? Tarihte devlet katındaki kadının kıyafeti devletin asaletini temsil eder. Başında tacı olan bir ana kraliçeyi yerel giysilerle göremezsiniz. Tacını türbanla örtmek yoktur. Osmanlı’da da, Selçuklu’da da, tüm Asya devletlerinde böyledir. En fazla Benazir Butto’nunki gibi başından aşağıya ince bir tül dökülür. Sadece ibadet alanlarına girerken örtülür baş. Korsan eylemci milletvekilleriyle yönetilen bir ülke olduk. Akıl tutulması yaşatıldık. Yasa teklifi bile getirmeden oldubitti. Oldubittilerle devlet yönetilir mi? İstiklâl Savaşımızın kadın kahramanlarıdır, Kemalist Devrimin öncü kadınlarıdır. Cesaret, onların krallığa, Emperyalizme ve gericiliğe karşı cesaretidir” dedi.

BENZER HABERLER
X