KILIÇDAROĞLU İLE ÇOK ÖZEL
12 Mayıs 2013 17:40

KILIÇDAROĞLU İLE ÇOK ÖZEL

Gazetemiz Genel Koordinatörü Caner Uzuner, Çağdaş Kocaeli Gazetesi Yazı İşleri Müdürü Volkan Arslan ve Çağdaş Kocaeli Gazetesi muhabirlerinden Uygur Mete, önceki gün CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu ile görüşmek üzere Ankara


Kemal Kılıçdaroğlu ile görüşen Caner Uzuner, Kocaeli ile ilgili bilgi verdi

Gazetemiz Genel Koordinatörü Caner Uzuner, Çağdaş Kocaeli Gazetesi Yazı İşleri Müdürü
Volkan Arslan ve Çağdaş Kocaeli Gazetesi muhabirlerinden Uygur Mete, önceki gün CHP
Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu ile görüşmek üzere Ankara’ya gitti. Çağdaş Medya Grup
olarak Kılıçdaroğlu ile röportaj yapan Uzuner’in sorularına samimi ve içtenlikle cevap verdi.
Gazetemizi Çağdaş Medya Grup olarak beğendiğini ifade eden Kılıçdaroğlu, Kocaeli’ye bakış
açısını gazetemize değerlendirdi.

BİZ SORDUK, KILIÇDAROĞLU CEVAPLADI
Sayın Genel Başkan Kocaeli’de Yalçın Kuşkan’ın İl Başkanlığı’ndaki ilimizdeki
örgütlerinizin çalışmaları hakkında neler söyleyeceksiniz?. Kocaeli İl örgütü ve ilçe
örgütleri sizin yoğun çalışma temponuza ayak uydurabiliyor mu?

Tek tek hangi il veya ilçe çalışıyor veya çalışmıyor, benim Ankara’da oturup bunu belirleme
şansım yok. Ama bunu belirleyecek olan seçimlerdeki sonuçlardır. Eğer seçimlerde iyi bir
sonuç alırsak demek ki milletvekillerimiz, il ve ilçe başkanlarımız, belediye başkanlarımız,
kadın kollarımız, gençlik kollarımız çalışıyor demektir. İyi niyetlerle yola çıkıyoruz. Partide
demokratik bir anlayışı egemen kılmak istedik. Tüzüğümüzü değiştirdik. Gençlik kotası
getirdik. Cinsiyet kotası getirdik ki, yüzde 33 oranı ile Avrupa’daki en yüksek cinsiyet
kotasına sahip partiyiz. Bu çerçeveden baktığımız zaman hayatın her alanı ile ilgilenmek
ve her yaştan, her kimlikten insanın partimizde siyaset yapmasının önünü açmak istedik.
Örgütlerimiz çalışmak zorundalar. Türkiye’nin sorunları çok ağır. AK Parti Türkiye’yi iyi
yönetemiyor. Gerek Ortadoğu’da gerek Avrupa’da demokrasi ve özgürlükler açısından
karnemiz giderek düşüyor. Türkiye’de ki demokrasiye artık batılılar ‘’Hibrit Demokrasi’’
olarak adlandırıyorlar. Türkiye’nin çağdaşlaşma sürecinde bu anlayışı yıkması için
örgütlerimizin yoğun çalışması gerekiyor.

Sayın Genel Başkan ilimiz Kocaeli’yi kısaca özetlemek gerekirse neler söylemek
istersiniz?
Kocaeli’ye ilk 1967-68 yıllarında geldim. Çok şirin bir il. Zamanla sanayi ile beraber değişim
geçirdi. Çok kötü hallerini de gördüm. Körfezin koktuğu, SEKA’nın yaydığı kokudan kentte
yaşamanın zor bir hal aldığı zamanları da biliyorum. O dönem ki Büyükşehir Belediye
Başkanımız Sefa Sirmen’in büyük çabalar harcadığını biliyorum. SEKA’nın kalkması,
Körfez’in temizlenmesi ve Kocaeli’nin su sorununun tümüyle Yuvacık Barajı ile giderilmesi,
bunlar çok önemli yatırımlardı. Kocaeli aynı zamanda tarihsel kökleri olan bir yer. Padişahın
Avcı Köşkü Kocaeli’nde bulunuyor. Ayrıca çok güzel ahşap yapıların olduğunu biliyorum.
Bir yapısı yandı, Meydan Laurress’ta da bu yapının bir fotoğrafı vardı. Ben de amatör bir
fotoğrafçı olarak bu yapının fotoğraflarını çekmiştim. Hala benim arşivimde durur. Ama
maalesef daha sonra yandı. Şimdi orası hala boş duruyor. Buraya ne yapılacak diye takip
ediyorum. Kocaeli aynı zamanda bir üniversite kenti, sanayi kenti. Bir turizm kenti olma
gibi bir süreci yakalamak zorunda. Ama bunun için kentin sosyalleşmesi lazım. Kentin
uygarlaşması, çağdaşlaşması, sosyal aktivitelerin fazla olduğu bir yer olması gerekiyor.
Bunları gerçekleştirebilmek için de Cumhuriyet Halk Partili belediyelere ihtiyaç var. Çünkü
bizim belediyelerimizin olduğu yerde kent kültürü geliştirilir, aktiviteleriyle kent dünyaya

açılır. Günümüzde artık kentler birbirleriyle yarışıyorlar. Böyle bir Körfez’in olduğu
sanayinin bu kadar geliştiği bir yerde daha fazla kültürel aktiviteler yapılması gerekir.

Sayın Genel Başkan ilimize 29 Eylül 2012 tarihinde yaptığınız ziyarette öncelikli olarak
2014 Mart ayındaki yerel seçimler için belediye başkan adaylarınızın belirlenmesi
konusunda ön seçim yapacağınızı ve buna ilave olarak da en az iki şirkete kamuoyu
araştırması yaptıracağınızı ifade etmiştiniz. Aday belirleme konusunda önseçim için
yeterli zaman var mı? Şayet önseçim yapılacaksa delege bazlı mı olacak yoksa üye bazlı
mı?

İki ayrı yöntem uygulayacağız. Biri önseçim dediğimiz eğilim yoklaması. Partiye kayıtlı
bütün üyelerin oylarına başvuracağız ve kimi belediye başkanı görmek istiyorlarsa, ona göre
bir oy kullanımının ardından örgütün eğilimini görmüş olacağız. Büyükşehir’de kimi görmek
istiyor, merkezde kimi görmek istiyor, Kandıra’da, Karamürsel’de, Gölcük’te kimi görmek
istiyor, bu anlamda örgütün fikrini alacağız. İki değil üç ayrı firmayla anketler yapacağız.
Ayrıca adaylar ortaya çıktıktan sonra kamuoyu yoklamaları yaparak, halkın adaylara bakışını
anlamış olacağız. Eğilim yoklamalarıyla, kamuoyu yoklamalarını bir araya getireceğiz ve
halkın beklentilerini en çok karşılayan aday adayını, aday olarak belirleyeceğiz.

Sayın Genel Başkan, ilimiz milletvekili ve Parti Meclisi üyesi bulunan Prof. Dr. Hurşit
Güneş Gurup Başkan Vekilliği’ne aday oldu. Kendisinin bu göreve seçilmesi konusunda
ne düşünüyorsunuz?

Kendisi geldi ve aday olmak istediğini söyledi. Sonuçta seçecek olan grubun kendisi. Kulis
yapmasını ve çalışmasını isterim.

İlimiz milletvekilleri olan Hurşit Güneş, Mehmet Hilal Kaplan ve Haydar Akar’ı bizler
ilimizde çalışkanlıklarıyla tanıyoruz. Siz Sayın Genel Başkan, ilimiz milletvekillerinin
çalışma performansını yeterli buluyor musunuz? Milletvekillerinin yereldeki
performanslarını belirleme kriterleriniz neler?

Milletvekillerinin yereldeki performanslarını takip etme şansım olmuyor. Onu dediğim gibi
seçimlerde alacağımız sonuçlar gösterecek. Ama meclis çalışmalarında kendilerinden çok
memnunum. Gerek önergeleri, gerek kanun teklifleri ve komisyon çalışmalarında ellerinden
gelen çabayı gösteriyorlar. Seçildikleri kentle ilgili de iyi diyalogları var. Oradan zaman
zaman buraya bizim partililerimiz, yurttaşlarımız geliyor ve o sıcak diyalog devam ediyor.
Sayın Genel Başkan bir sanayi şehri olan kentimizde, fabrikalar ve kuruluşlarda yaygın
olarak taşeron işçi çalıştırılıyor. 2009 genel seçimleri öncesinde Gebze’de yaptığınız
“Taşerona Hayır” mitingi ile bu soruna parmak basmıştınız. Bu konuda aradan geçen
süre zarfında ne gibi gelişmeler yaşandı?

Taşeron işçilik Türkiye’nin yüz karası. Bir ülkenin anayasasında örgütlenme özgürlüğünden
ve sendikalaşma hakkından bahsediliyorsa, siz taşeron işçiliği yaygınlaştıramazsınız. Çünkü
sendikacılığı öldürüyorsunuz. Örgütlenmeyi engelliyorsunuz. Taşeron işçi yaşam boyu asgari
ücrete mahkum olan kişi demektir. Herhangi bir gelişme maalesef olmadı. Taşeron işçi ömür
boyu örgütlenemeyen, hak arayamayan, patron ne derse onun dediğini yapan belirli bir mesai
saati olmaksızın, patronunun isteğine göre hareket eden kişi demektir. Bu insan haklarına
aykırıdır. Bunun mutlaka kaldırılması gerekiyor. Toplumun her kesiminin örgütlenme
özgürlüğü vardır. Doktorlar, milletvekilleri, işçiler ve işverenler örgütlenirler. Çağdaş
toplumlarda kitleler kendi örgütlerinin söylemleriyle sorunlarını kamuoyuna duyururlar.
Şimdi taşeron işçiler örgütlenemiyorlar çünkü örgütlendikleri an kapının önüne koyulurlar.

İlimizde Büyükşehir ve 12 ilçe belediyesinin tamamı AK Parti’de. Bu anlamda
ilimizdeki AK Parti hegemonyasını kırmak adına önümüzdeki yerel seçimlerde neler
yapılmalı? Milletvekillerinin bu kapsamda rolü ne olacak?
Çok sayıda yolsuzluk dosyaları var. Yerel medya Kocaeli’nde güçlü. Bunları yüreklice dile
getiriyor. Tabi halkımızın da bu konular hakkında bilinçlendirilmesi gerekir. Bir belediye
başkanının halka hesap vermek gibi bir sorumluluğu var. Halka hesap vermeyip de halkın
oyunu çantada keklik olarak gören bir anlayış başarılı olamaz. Bizim örgütlerimizin bunu
çok iyi anlatması lazım. Kocaeli aynı zamanda aydınların yoğun olduğu bir kent. Bu anlamda
onlara da büyük sorumluluk düşüyor. Üniversitelerinde sorumluluğu var. Yani süreci hep
beraber anlatmak zorundalar. Daha fazla belediye almak, her siyasi partinin amacı olduğu gibi
bizim de amacımız. Süreç içinde adaylarımız ortaya çıkacak. Aday belirlemesinde halkın en
çok sevdiği adaylarla yola çıkmak durumundayız.

Bu bağlamda ilimizde son olarak örgütlenme mücadelesi veren Pakmaya’da ki işçilerin
durumu ile ilgili düşünceleriniz nedir?

Bütün devlet dairelerinde artı burada taşeron işçi sorunu mevcut. Taşeron işçinin olmadığı
tek yer Cumhuriyet Halk Partisi. Partimizde çalışan bütün işçilerimiz sendika üyesi. Bu
soruna kimin sahip çıktığının bir önemi yok. Bizim için önemli olan emeğe sahip çıkmaktır.
Emeğe sahip çıkan AKP olursa AKP, MHP olursa MHP, BDP olursa BDP, yahut bir sivil
toplum kuruluşu da olabilir. Biz herkese saygı gösteririz. “Emek en yüce değerdir” diye bir
anlayışa sahibiz ve tüzüğümüzde de bu böyle yer almıştır. İnsanlar çalıştığı, ürettiği zaman
mutlu olurlar. Üreten bir insanın akşam evine huzurlu dönmesi, ülke barışı açısından da çok
önemlidir. Kocaeli bir işçi kentidir. Sendikalaşmanın yoğun olduğu bir ildir. Sendikalaşmanın
doğru yapılandığı bir yerde de, kayıt dışı çalışma olmaz.
BENZER HABERLER
X