‘Geçmişi sattık, geleceği de kiraladık’
18 Kasım 2013 19:01

‘Geçmişi sattık, geleceği de kiraladık’

Gölcük Demokrat Parti Başkanı Ahmet Levent ile özel röportaj gerçekleştirdik. Başkan Levent, “Ülkenin geçmişteki tüm kazanımlarını sattılar. Geçmişi sattık yiyoruz. Geleceği de kiraladık” dedi

DEMOKRAT PARTİ OLARAK SEÇİM ÇALIŞMALARINIZ VAR MI?

Bugüne kadar genel merkezimiz seçimle ilgili bize veya il teşkilatına hiçbir talimat vermedi. Seçim zamanın erken olması da bundan kaynaklanıyor. Bir seçim takvimi vardır. Seçimlerden 3 ay önce başlar ve seçim günü biter. Daha takvim başlamadı ki aday tespiti ve genel olarak seçim çalışmaları yapalım. Bu konuda herhangi bir adım atmadık. Muhalefet seçim çalışmalarına bu sene biraz erken başladı. Bununda kaynağı iktidarın güçlü olması. İktidarda olanlar her zaman bir adım öndedirler. Çünkü onlar her gün vatandaşın önündedirler. Mevcut belediye başkanı her açılışa ve ya her toplantıya gidiyor. Ama çok fazla siyasetin içinde olmayan adayınızı vatandaşa empoze etmeniz gerekir. Siz beğeniyorsunuzdur, ama bakalım vatandaş beğenecek mi?. Bu anlamda erken başlamaları da doğal bir şey. İttifak mı yapacağız yoksa aday mı çıkaracağız bu konuda bize intikal eden bir şey yok. İktidarın belediye başkan adayı netleşmedi. Şu anda beklemedeyiz” dedi.

 

İLÇEMİZDE Kİ ÇALIŞMALARINIZ NE DURUMDA?

Geçmişte güçlü bir parti olduğumuzdan dolayı bir çok üyemiz vardı. Gölcük’te 6500 civarında üyemiz vardı. Ancak yaklaşık 6 ay önce yaptığımız çalışmalarda 1800 civarı üyemiz olduğunu gördük. Şu anda bizde görülüyorlar, ama başka bir partiye de oy verebiliyorlar. Çünkü insanlar partilerini güçlü görmeyince başka partilere oy kullanabiliyor. Ama insanların Demokrat Parti genel merkeziyle alakalı sıkıntıları var. Güçlü bir lider olmayışı kanaatindeler. Ben inanıyorum ki güçlü bir yönetimle bir araya geleceğiz” dedi.

 

ÜLKE EKONOMİSİ HAKKINDA NE DÜŞÜNÜYORSUNUZ?

Hükümet bazı şeyleri güzel yapıyor. Ülkenin geçmişteki tüm kazanımlarını sattılar ve bir gelir oldu. Hatta birçok yerleri de gelecek olarak 25 veya 30 yıllığına sattılar. Geçmişi sattık yiyoruz. Geleceği de kiraladık. Ekonominin bugün dönen çarkı bu. Avrupa’dan bir sürü banka yabancı sermaye ile geldi. Türk insanına 20 tane isim altında ihtiyaç kredisi sundu. Herkesin belli bir maaşı var. İnsanlarda bir gün para bitince, kredilere limit koymaya başladılar. Ekonomi gayet güzel görünüyor. Ama ekonomiyi de böyle gösteren şeyler ne?

 

BARZANİ İLE GÖRÜŞÜLMESİ HAKKINDA NE DÜŞÜNÜYORSUNUZ?

Ülkeler bazında huzursuzluk çıkararak yaşamak mümkün değildir. Ülkeyi idare edenlerin temkinli olmaları lazım. Kendi şahsınız da affedici veya bağışlı olabilirsiniz. Ama buna bir de ülke açısından bakmak lazım. İnsanlarımız bu duruma ne diyor? Barışı istiyor mu diye soracaklarına, es geçilip sadece ben böyle istiyorum diyorlar. Geçmişten söylenen sözleri tekzip edip birden sarmaş dolaş olunca kafalarda soru işareti çoğalıyor. Sonuçta kimse barışa karşı değil ama insanları bilgilendirmeleri lazım. Barzani, Ankara’da karşılansa daha farklı olurdu. Ama Diyarbakır’da karşılanması çok çeşitli sıkıntılar ve sorular doğuruyor.

 

SURİYE’DEKİ SAVAŞIN ETKİSİ NE OLUR?

Günümüz dünyasında savaşların hepsi Dünyayı sömürmek için. Ülkemiz 1983-1984 yılına kadar karma ekonomi modeliyle devam ediyordu ve 1923’te kurula Cumhuriyet 1983 yılına kadar kendi Milli sermayesini yaratmıştı. Milli sermayenin içinde bugün elektrik idaresi PTT gibi birçok devlet kurumları bu ülkenin milli ekonomisiydi. Bunları Türkiye Cumhuriyeti ile devleti idare ediyordu. Kar da zarar da devletindi. Özellikle 1984’ten sonra ki dünyaya açılalım serbest piyasa ekonomisine geçelim başlığı altında Türkiye dünyaya açıldı ve dendi ki Türkiye’deki tüm kamu kurum ve kuruluşlar özelleştirilecek. Kim isterse ona satılacak denilmişti. Türkiye’deki insanların alım gücü olmadığından, yabancılar alıyor. Suriye gibi kapalı rejimlerde bu şirketler bu şekilde faydalanamıyorlar.

 

CHP’Lİ GÜNEŞ’İN SÖZLERİNİ NASIL DEĞERLENDİRİYORSUNUZ?

CHP Kocaeli Milletvekili Hurşit Güneş’in, “Suriye’de 140 bin insan öldürülmüştür. Bunların bir kısmı alevi kökenlidir. AKP ise Esad alevi olduğu için katliam yapıyor diyor. Bence yalan söylüyor. Çünkü başta olan bir kişi kendi mezhebinden olanları öldürmez. Suriye’de yaşanan savaşların bir kısmı Türkiye topraklarında Adana, Beylikdüzü ve Gölcük’te barındırılıyor ” sözlerini değerlendiren Başkan Levent, “Milletvekillerinin bizden daha iyi izleme şansı var. Ama şunu söyleyebilirim ki; Kocaeli’de güneybatı uzantısında Gölcük, Yuvacık, Bahçecik, Kullar Türkiye’deki Müslüman Kardeşler teşkilatının en fazla olduğu yerdir. Türkiye’de bilinmeyen bir şey var. Bu da Mısır’da Müslüman kardeşler, El-Cezire’de ise üniversite var. Müslüman Kardeşler Teşkilatının hegemonyasında dünyaya Müslüman Kardeşler adına eleman yetiştirmektir. Başbakanın Mursi’ye taraf olmasının bir nedeni de Müslüman Kardeşler ekolünden gelmeleridir. Sadece Mısır’a özgü bir şey değil. Hemen hemen Ortadoğu’nun tüm ülkelerinde bunların uzantıları var. Ama en gelişmiş olarak Mısır’dalar. AK Parti’nin içerisinde de varlar. Erbakan ile Başbakan Erdoğan’ın ayrıldığı yer burasıdır. Erbakan Milli görüşçüydü. Bunlar Millici değil Ortadoğu çapında düşünce üretiyorlar. Fetullah Gülen’le de ters düşmelerinde ki neden bu. Gülen’de Müslüman Kardeşler gibi Türkiye’de bir ekol olmak istiyor Başbakan Gülen’e ne kadar destek verse de onun fikri Müslüman Kardeşler çerçevesinde. Ama bunlar gündeme getirilen şeyler değil. Bundan dolayı küçümsenecek şeyler de değil.

BENZER HABERLER
X