Bucak ile gündeme özel
Gölcük Değirmendere’de bulunan Atatürkçü Düşünce Derneği (ADD) Başkanı İsmet Bucak ile gündemdeki konularla ilgili Röportaj yaptık. Kendisine samimi sohbetinden dolayı teşekkür ederiz
DERSHANELERLE İLGİLİ NE DÜŞÜNÜYORSUNUZ?
Dershane sistemi Türkiye’deki eğitim sisteminin bir sonucudur. Bu ihtiyaçtan kaynaklanan bir durumdur. Özel bir girişim sektörüdür. Tamamı ile kaldırma bence hukuki olmayabilir. Bu konuda da Başbakan Yardımcısı Bülent Arınç ağırlığını koyaraktan sorunu çözmüştür. Dershane sorununun ortadan kalktığını söylemiştir. Bu durumda hem cemaatin gönlü alınmış, hem de bu sorun ortadan kalkmıştır.
BAŞBAKANIN BARZANİ İLE GÖRÜŞMESİ İLE İLGİLİ NE DÜŞÜNÜYORSUNUZ?
İktidarın Diyarbakır programını ABD ile birlikte planlamıştır. Yani bir Amerikan projesidir. ABD Türkiye Cumhuriyetini bölme ve Orta Doğudaki çıkarlarına bekçilik edecek bir Kürt Devleti oluşturma projesini gerçekleştirme yolunda bir adım daha atmıştır. AKP ise Diyarbakır şovu ile birkaç kuş birden vurmaya çalışmıştır. Bir Amerikan projesi olan Barzani’yi parlatarak Suriye politikasında ve silah ticaretinde ters düştüğü Amerika ile yerel seçimler öncesi durumu düzeltmek istemiştir. Kandil, İmralı, Ankara protokolünde bölücülere verilen yeni anayasa ve ana dilde eğitim gibi sözler halkın direnişi yüzünden yerine getirilememiştir. Bu nedenle ortaya çıkan İmralı tehditlerini Öcalan yerine Barzani’yi tercih ediyormuş gibi yaparak karşılamak istemiştir. Kürt sanatçılarla yapılan şovlar ve toplu nikahlar ise seçime yönelik hareketlerdir. Başbakanın ABD’ye ve Kürtlere hoşnutluk olsun diye söylemiş olduğu Kürdistan lafı Lozan’ı yok saymak ve Sevr’i canlandırmaktadır. Başbakan Atatürk’te Kürdistan demişti diyerek kendine suç ortağı aramaktadır. Bu çarpıtmayı Türk Milleti yutmaz Atatürk Lozan Antlaşması yürürlüğe girdikten Türkiye Cumhuriyetini sınırları belirlendikten sonra ne Kürdistan ne de Lazistan’dan söz etmiştir. Bahsedilen dönem 1920-1924 arası Serv anlaşmasının geçerli olduğu dönemdir. Başbakanın devamlı bu döneme atıf yapması Cumhuriyeti yok sayma arzusundan kaynaklanıyor olabilir. Ayrıca başbakan genel aftan ve dağdakilere siyaset imkanından da bahsederek Kandil’e selam göndermeyi ihmal etmemiştir. Sonuç olarak Diyarbakır olayı bölücülüğe ve gericiliğe hizmet olarak tarihe geçecektir.
DEMOKRATİKLEŞME PAKETİ HAKKINDA NE DÜŞÜNÜYORSUNUZ?
Laik Cumhuriyet ve Ulus Devlet yıkımının hukuksal zemine oturtma gayretlerinin devamıdır. Bölücülere vaat edilenlerin bir kısmı karşılanırken kendi özel gündemleri ve özlemleri olan şeriatçı devlet sistemini gerçekleştirme yönünde adımlar atılmıştır. Diğer yandan iktidarda kalabilmek için bazı toplum kesimlerine oy aldırıcı sus payları dağıtılmış ve oy artırıcı yeni seçim sistemleri ortaya atılmıştır. Andımızın yasaklanması ile Atatürk ilkelerinden olan ve Türkiye Cumhuriyetini kuran Türkiye halkına Türk Milleti denir tarifinde anlam bulan ve asla ırkçılık içermeyen Türk Milliyetçiliği inkar edilmiştir. Kamuda türban Laiklik ilkesine dolayısı ile anayasanın değiştirilemez maddelerine aykırıdır.
SURİYE’DE OLAN İÇ SAVAŞ VE HURŞUT GÜNEŞ’İN AÇIKLAMALARI HAKKINDAKİ DÜŞÜNCELERİNİZ NELER?
Suriye’deki savaş yine emperyalizmin Ortadoğu’daki hesaplarının bir uygulamasıdır. Maalesef hükümetimiz bu konuda taraf olarak ta emperyalizme hizmet ediyor duruma düşmüştür ve Türk Dış siyasetini rencide etmiştir. Bugün gelinen kötü noktayı herkes kabul etmiştir. Suriye halkı bizim kardeşimizdir. Türk Milleti asla Suriye halkı ve diğer komşu ülkelerin halkalarıyla bir savaşı tercih etmemektedir. Atatürk’ün ‘’Yurtta Sulh, Cihan’da Sulh’’ ilkesi kapsamında barış içinde yaşamak gerekmektedir. Ben açıkçası Suriye’deki savaşın savaş bile olduğunu düşünmüyorum. Bu bölgede bir kaos yaratılmaya çalışılıyor. Orda çıkarları olan savaşı isteyenlerin, buraya soktuğu bir takım militan unsurlardır. Savaş ise düzenli ordular arasında yapılır. Orada ise düzenli bir ordu olduğunu düşünmüyorum. Mezhepsel bir savaş olduğunu da düşünmüyorum. Asıl maksat orada bir karışıklık çıkararak emperyalizmin çıkarlarına hizmet edecek bir bölge oluşturmaktır. Buna da Türk yönetimi alet olmuştur. Hurşit Güneş’in dediklerine katılmıyorum. Ama Aleviliği kullanıyor olabilirler. Bu anlamda her türlü şeyi kullanıyorlar. Savaş çıkarıp kendi çıkarları doğrultusunda bir yönetim oluşturmak istenmektedir.
GEZİ PARKI OLAYLARI HAKKINDA NE DÜŞÜNÜYORSUNUZ?
Laik Devlet ve Atatürk Cumhuriyet’ini dönüştürme çabalarına karşı Cumhuriyet mitingleriyle başlayarak sürdürülen Türk Halkının direniş mücadelesinin bir parçasıdır. Bu kapsamda yaşam tarzına ve özgürlük alanlarına gericilik adına yapılan müdahaleler bardağı taşıran son damlalar olmuştur. Türk milleti Çağdaş Laik Cumhuriyeti, vatanın bölünmez bütünlüğünü korumak için her alanda direnişe devam edecektir. İktidar halkın sesine kulak vererek Cumhuriyeti dönüştürme sevdasından vazgeçmelidir. Türk milleti Laik Cumhuriyet’in temel ilkelerinden ödün vermeden bütün bir vatanda kardeşçe yaşamak istemektedir ve bunu herkes böyle anlamalıdır.
ÖĞRENCİ EVLERİ HAKKINDA NE DÜŞÜNÜYORSUNUZ?
Burada ki asıl maksat karma eğitime son vermektir. 4+4+4 sistemiyle getirilen gerici sisteme uygun olarak cinsiyet ayırımlı okullar oluşturarak Çağdaş Atatürk ilkelerine dayalı eğitime son verilmek istenmektedir. Karışık devlet yurdu olmadığını Başbakanın kendisi söylemiştir öyle ise sorun nedir varsa özel uygulamalardaki uygunsuzlukları çözmek hukukun işidir.