‘Barzani TC pasaportuyla adam yerine konuldu’
Gazetemizi ziyaret ederek, gündeme dair çarpıcı açıklamalarda bulunan İşçi Partisi Gölcük Başkanı Gürsel Albayrak,
“Başbakanın yaptığı görüşme 302. maddeye bakılırsa vatana ihanettir. Bu anlamda AKP’nin, PKK’nın, BDP’nin ve yeni CHP’nin birbirlerinden hiçbir farkı yok. Barzani TC pasaportuyla adam yerine konuldu” dedi
İşçi Partisi Kocaeli İl Örgütü 24 Kasım Pazar günü üye katılımının yapılacağı kahvaltı düzenleyecek. İşçi Partisi Gölcük Başkanı Gürsel Albayrakgazetemizi ziyaret ederek, KYÖD Kocaeli Yüksek Öğrenim Derneği Cumhuriyet Caddesi Metropol İş Merkezi 4. katta Saat 10:00 ile 13:00 arasında yapılacak olan kahvaltıyla ilgili bilgi verdi. 2014 yerel seçimler ile ilgili açıklama yapan Başkan Albayrak “Aday konusunda gerekli açıklamayı 24 Kasım’da düzenleyeceğimiz kahvaltıda İl Başkanımız Neval Sağdıç açıklayacaktır. Biz ittifak çağrısı yaparak, CHP ve MHP’ye gelin Atatürk’te birleşip, Ulusal Cephe İttifakı oluşturalım dedik.Ama onlar ittifak’a yanaşmadılar. CHP bize birleşelim diyor, biz buna soğuk bakıyoruz. Çünkü biz İşçi Partiliyiz ve herhangi bir partiyle birleşemeyiz” dedi.
‘BİZ DÜZEN PARTİSİ DEĞİL, SINIF PARTİSİYİZ’
Açıklamasının devamında üye sayılarında artış olduğunu vurgulayan Albayrak “Son bir ayda da 31 kişilik bir artış var. Bunda gazetenize daha önceden verdiğim demeçlerinde katkısı büyük. Önümüzdeki günlerde parti okulu eğitimi kapsamında yeni üye olan arkadaşlarımıza parti tarihi, tüzüğü, partimizin geçmişten günümüze gündemdeki olaylara bakışlarını anlatacağımız 3 günlük bir program hazırlamayı planladık. Sadece yeni üye olan arkadaşlarımıza değil, partililere de bu konuda program yaptık. Genel Merkezimizden gelecek olan uzmanlarla çalışacağız. Bunu yapmak zorundayız. Çünkü biz düzen partisi değil sınıf partisiyiz ” dedi.
‘AKP, PKK, BDP VE YENİ CHP’NİN HİÇBİR FARKI YOK’
Suriye’deki iç savaşa de değinen Albayrak, “Bu savaşta, Büyük Ortadoğu projesi dediğimiz ABD çıkarlarına hizmet eden ve Ortadoğu’da ki sınırları değiştirmeye yönelik olan bir proje olarak görülüyor. Bu mezhep savaşı da ABD’nin ve emperyalizmin çıkarlarına doğrudan hizmet ediyor. Bizler bu savaşta hiçbir mezhebin değil Suriye halkının yanındayız. Çünkü bugün medya mezhep savaşı olarak gösteriyor. Bunlar tamamı ile birilerinin rant sağlama mücadelesidir” dedi. Şu anda gündemde olan Başbakan Erdoğan’ın Diyarbakır’da Barzani ile yaptığı görüşmeye de değinen Albayrak, “Büyük Ortadoğu Projesi AKP’nin oy kazanmasına yönelik başlatılan bir projeydi. AKP’nin, PKK’nın, BDP’nin ve yeni CHP’nin birbirlerinden hiçbir farkı yok. Çünkü bakın hiç biri seslerini çıkarmadılar. Zaten Başbakanın yaptığı görüşme 302. maddeye bakılırsa vatana ihanettir. Oraya çıkıp sanki bir Kürdistan Federasyonu kurulması gibi Doğu Kürdistan diyor. Bir diğer konu ise Başbakan eğer resmi bir sıfatla yabancı devlet Başbakan sıfatıyla davet ettiyse Ankara’da karşılamak zorunda. Ankara dışında hiç bir ilde görüşme yapamaz. Ankara’da ağırlamak zorundadır” dedi.
‘İSLAM’IN ILIMLISI ILIMSIZI NASIL OLUYOR?’
Barzani hakkında da düşüncelerini dile getiren Albayrak, “21 yıl Diyarbakır’a adım attı ancak Barzani’nin zaten kendi adına Türkiye’de Mersin’de ve Güneydoğu Anadolu’da fabrikaları var. Kendisi Bölgesel Kürt Yönetimi lideri olarak Türk topraklarına girdi, ama Türkiye Cumhuriyeti pasaportuyla adam yerine konuldu. Tüm gittiği diğer ülkelere de Türkiye Cumhuriyeti pasaportuyla giriş yapmaktadır. Türkiye’ye gelişindeki mesajda askeri üniformasıyla geldi ve bir başbakan ise nasıl askeri üniformayla geliyor? Bu konular bizim gözümüzden kaçmıyor” dedi. Gündemde olan bir diğer konu olan kızlı erkekli öğrencilerin bir arada kalması ile ilgili ise şunları söyledi; “ Bu adam referansla geldi deniliyor bu adam Müslüman deniliyor. Peki, bundan önceki başbakanlar cumhurbaşkanları ya da devlet erkanı Müslüman değimliydi. Bu ülke zaten Müslüman. Buna bağlı olarak ta son olarak öğrencilerin kızlı ve erkekli bir arada kalmasını çıkardılar. Burada kızlarımızı ve erkeklerimizi zan altında bırakıyorlar. Ve hiçbir aile çıkıp ta benim kızım erkek arkadaşıyla aynı evde kalıyor benim kızıma bu yaftayı takamazsın demiyor. Bu öğrenciler ise mecburiyetten bir arada kalmak zorundalar. Ekonomik problemlerden iki üç kişi birleşip ev tutmak zorunda kalıyor. Kız ve erkek önemli değil burada olan önemli olan üniversite öğrencisi olmalarıdır. Birlikte kalmanın bir sakıncası da yoktur. Sosyal devletin gereğini yerine getirip devlet yurtlarını iyileştirmeliler bunu yapmadıkları sürece kızlar ve erkekleri bu şekilde ayıramazsınız. 1970’lerin başında Amerika’da Friedman denilen bir uzman vardı. Ve o yıllarda Siyasal İslam veya diğer bir adıyla Ilımlı İslam tezini atmıştır ortaya. Bu tezin altını ise yönetimler kendi kafalarına göre doldurdular. Yani şu projelerin hepsi Friedman’ın projeleridir. İslam’ın ılımlısı ılımsızı nasıl oluyor? Bunların hepsi genel olarak bakıldığında ABD’nin projeleri ve yöneticilerimizin zafiyetlerinden yararlanıyorlar” diyerek sözlerini bitirdi.