Aytaç: AK Parti’nin AB sevdası zıvanadan çıktı!
03 Haziran 2014 14:37

Aytaç: AK Parti’nin AB sevdası zıvanadan çıktı!

Saadet Partisi İlçe Başkanı Sami Aytaç haftalık toplantısını parti binasında gerçekleştirdi.

Aytaç, toplantıda hükümete yüklenerek; “GDO’cular bugüne kadar kaçak yollarla Türkiye’ye girmeye çalışıyorlardı. Artık ellerini kollarını sallayarak Türkiye piyasasında cirit atacaklar” dedi

Saadet Partisi İlçe Başkanı Sami Aytaç haftalık toplantısını parti binasında gerçekleştirdi. Toplantıya yönetim kurulu üyeleri eksiksiz katılım sağladı. Aytaç, toplantıda hükümete yüklenerek; “Batı’nın çarpık hak anlayışı kendi menfaatini önceler. Plân ve programı bu yöndedir. Menfaati varsa okyanus ötesine bile müdahale eder. Onun için milyonların açlığa ve ölüme terk edilmesi önemli değildir. Menfaatini esas alır. Bu anlayışla dünyayı sömürmeye çalışır.  Dikkat ettiniz mi? Joe Biden’in Kıbrıs ziyareti, Batılıların hâlâ Kıbrıs Barış Harekâtı ve KKTC’nin kuruluşunu içlerine sindiremediklerini göstermiştir. Batı, Kıbrıs’ın doğalgazı, yeraltı kaynakları ve stratejik öneme sahip olması sebebiyle Ada’nın peşini bırakmayacaktır. Çünkü burada menfaatleri vardır. Allahü Teâlâ şöyle haber veriyor. Ey iman edenler Yahudileri ve Hıristiyanları dost edinmeyin. Zira onlar birbirinin dostudurlar.

“ŞÜPHESİZ ALLAH, ZALİMLER TOPLULUĞUNA HİDAYET VERMEZ”

Birbirinin tarafını tutarlar. İçinizden onları dost tutanlar, onlardandır. Şüphesiz Allah, zalimler topluluğuna hidayet vermez. (Maide, 51)  ABD ve Avrupa’nın önde gelen ülkelerinin İsrail’in güvenliğini korumak için yarışmaları sebepsiz değildir. Bu gerçekler ortada iken Hükümet’in Joe Biden’in ziyaretine övgüler yağdırması soru işareti oluşturmuştur. Başbakan Yardımcısı Beşir Atalay’ın şu sözleri ABD ve Hükümet’in Kıbrıs konusundaki görüş benzerliğini gösteriyor. ABD Başkan Yardımcısı Joe Biden’in Kıbrıs ziyareti ve ABD’nin Kıbrıs konusundaki aktif tutumunu olumlu buluyoruz.

“KIBRIS MÜZAKERELERİ OLUMLU GİDİYOR”

Kıbrıs müzakereleri olumlu gidiyor. Orada, hem AB’nin, hem ABD’nin katkılarını faydalı görüyoruz. Biden’in baştan beri Türkiye hakkındaki tutumu ve AİHM’nin Kıbrıs Barış Harekâtı ile ilgili kararı bilinirken, Sayın Atalay’ın sözleri fazla iyimserlik değil midir? AK Partinin Kıbrıs’ta, Çözümsüzlük çözüm değildir, gerekçesiyle Annan Planını destekleyip Rumları cesaretlendirmesi Kıbrıs sorununun çözümünü zorlaştırmıştır. Gelişmeleri yalnız Kıbrıs’la sınırlandırırsak fotoğrafın bütününü göremeyiz. Özelde Kıbrıs’la ilgili olan bu hareketlilik, genelde, küresel güçlerin amaçlarına ulaşmak için uygulamaya koydukları bir plândan ibarettir.

“ÜRÜNLERİN GENETİK YAPISI DEĞİŞTİRİLMİŞTİR”

Siyonistler, 1897 de Basel’de 100 seneyi kapsayan 4 kademeli bir hedef belirlediler. İlk 3 hedeflerini zamanında ulaştılar. 4. hedefleri Arz-ı Mev’ud’a ulaşmak ve Nil’den Fırat’a büyük İsrail devletini kurmaktı. Erbakan Hoca öncülündeki Millî Görüş Hareketi Siyonistlerin bütün plânlarını deşifre etti. Dünyayı, kendilerinin kölesi yapmak istediklerini açıkladı. Şimdi Siyonistler son hedeflerinin gecikmesinin çılgınlığını yaşıyorlar. Etkili güçleri mıknatıs alanına çekme gayretleri bu yüzden. Mısır, Suriye, Filistin, Kıbrıs gibi yerlerde yaşananları bu plândan ayrı düşünemeyiz.

“AB SEVDASI ARTIK ZIVANADAN ÇIKTI”

Türkiye, bu gelişmeler karşısında her zaman tedbirli ve güçlü olmak zorundadır. AK Partinin AB sevdası artık zıvanadan çıktı.Türkiye, AK Partinin sırf AB sevdası yüzünden ABD ve AB’li küresel GDO’cu şirketlerine teslim edildi. Gıda, Tarım ve Hayvancılık Bakanlığı, gıda ürünlerinde yüzde 0,9 ve altında genetik yapısı değiştirilmiş organizma (GDO) bulunan gıdaların üretim ve satışına izin verilmesinin yolunu açtı. GDO’nun insan gıdası olarak üretilmesine ve tüketilmesine kesinlikle karşı olduklarını belirten Gıda, Tarım ve Hayvancılık Bakanı Mehdi Eker, sessiz sedasız bir yönetmelik çıkartarak GDO’ya kapıları sonuna kadar açtı. Bu bir başlangıç oldu.

“TÜRKİYE’YE GİRMEYE ÇALIŞIYORLAR”

Yönetmelikteki sözde bazı sınırlamalara kimse aldanmasın. Bir kere GDO’cu emperyalist sermaye surda büyük bir gedik açtı. GDO’cular bugüne kadar kaçak yollarla Türkiye’ye girmeye çalışıyorlardı. Artık ellerini kollarını sallayarak Türkiye piyasasında cirit atacaklar. Gıda, Tarım ve Hayvancılık Bakanı Mehdi Eker, daha bir gün önce GDO’ya kesinlikle karşı olduklarını söylerken ne oldu da GDO’lu gıdaların üretim ve satışının önü bir yönetmelikle bir anda açıldı? Hem de Milupa skandalının hemen ardından. Bu yaşananlar Türkiye’nin kimler tarafından ve nasıl yönetildiğini de bir kez daha gözler önüne serdi.

ANADOLU GENÇLİK DERNEĞİ, MUHTEŞEM BİR PROGRAMA İMZA ATTI

Hileli ürünleri deşifre ederek sözde halkın sağlığını tehlikeye atacak hiçbir üretime izin vermediklerine yönelik bir algı oluşturmaya çalışan Bakan Eker, küresel sermayenin markası karşısında hemen teslim oldu. GDO tespit edilen Milupa’yı kurtarmak ve bundan sonraki satışlarının da önünü açmak için kendi çıkardıkları ve övünerek anlattıkları Biyogüvenlik Kanununu da yok sayarak alelacele bir yönetmelikle işi bitirdiler. Anadolu Gençlik Derneği, geçtiğimiz Cumartesi günü, sabah namazı ile başlayıp gecenin geç saatine kadar devam eden muhteşem bir programa imza attı.

“AYASOFYA CAMİ OLARAK İBADETE AÇILMALIYDI”

Bu kadar uzun zamanı dolu,  dolu ve fetih coşkusuyla yaşayarak geçirmeyi ancak Millî Görüş Çalışma Modeline sahip olanlar gerçekleştirebilirdi. Fetihteki inanç ve şahlanışın ne anlama geldiğini bilmeden böyle muhteşem bir tablo ortaya koyabilmek mümkün değildir. Fetih sevdalıları sabah namazı vaktinde Ayasofya önündeydi. Meydan ve yolları dolduran kalabalığın ucu bucağı görülmüyordu. Programı organize edenlerin beklediğinin çok üstünde bir katılım gerçekleşti. Halk, bu programla Ayasofya üzerinde oynanan oyunların sona ermesi gerektiği mesajını verdi.

“MİLLÎ GENÇLİK, FATİH’İN EMANETİNE SAHİP ÇIKIYOR”

Millî Gençlik, Fatih’in emanetine sahip çıkıyor, onun Vasiyetnamesi’neihanet edenlere karşı bir duruş ortaya koyuyordu. Ayasofya 1935 yılında bir kararname ile müze haline getirildi. Şimdi de yine bir kararname ile aslî şekline döndürülmeliydi. Yanlışlık ancak böyle giderilebilirdi. Millî Gazete Genel Yayın Yönetmeni Mustafa Kurdaş Bey, üç sene önce, Ayasofya’yı müze haline getiren kararnamedeki imzanın Mustafa Kemal’e ait olmadığının belgesini yayınlamış, o günden bu yana konu çok konuşulmasına rağmen bunun aksine bir belgeye rastlanamamıştı. Hiçbir şeyin gizli kalmadığı bir dünyada bir yanlış sonuna kadar devam ettirilemezdi. Fethin sembolü ve Fatih’in emaneti olan Ayasofya bir an önce cami olarak ibadete açılmalıydı.

“ZİNCİRLER KIRILSIN, AYASOFYA AÇILSIN”

Sabahın seher vaktinde Ayasofya’da namaz için toplananların oluşturduğu muhteşem manzara görülmeye değerdi. Aynı hedefe kilitlenmiş yüz binlerin, hak yerini bulsun, anlayışı ile bir araya gelmesi çok anlamlıydı. Ayasofya İslâm’ındır, Zincirler kırılsın, Ayasofya açılsın, pankart ve sloganları bu maksadı anlatıyordu. Ayasofya şimdiye kadar böylesine muhteşem bir topluluğa tanıklık etti mi, bilmiyorum.

“ALLAH’IN KUDRET VE AZAMETİ ANLATILIYOR”     

Sabah Namazı Kâbe İmamı Abdullah Basfar’ın öncülüğünde kılındı. İmam’ın Saff Suresi’ni okuması dikkat çekti. Bu surede, Allah’ın kudret ve azameti anlatılıyor; kâfirler istemese de nurunu tamamlamak istediği haber veriliyor; Allah yolunda cihat edenlerin mükâfatları sıralanıyordu. Ulvi bir dava uğruna bir araya gelmiş bir topluluğa şu müjde veriliyordu. Allah, kendi yolunda kenetlenmiş bir yapı gibi saf bağlayarak savaşanları sever. (Saff, 4) Stat ’ta yoğun bir program icra edildi. Kur’an tilaveti, mehteran ve spor gösterileri, marş ve ezgiler programa renk kattı. Güney Afrikalı Sadien’in klâsikleşmiş Kur’an ziyafeti gönüllere inşirah verdi. Millî Görüş kurmaylarından Oğuzhan Asiltürk, Mustafa Kamalak ve Salih Turhan’ın birlikte stattakileri selamlamaları büyük bir heyecan dalgasının oluşmasına sahne oldu.

“FATİH, 21 YAŞINDA İKEN DEVRİNİN ALİMLERİNE YOL GÖSTERİYORDU”

Fetih erleri liderlerine sevgi gösterileri ile karşılık verdi. Saadet Partisi YİK Başkanımız Asiltürk, Yeni fetihlere ihtiyaç var diyerek Fatih’in liderliğine vurgu yaptı. Fatih, 21 yaşında iken devrinin alimlerine yol gösteriyordu. Bunun için örnek alıyoruz. Bu program, bize aslımızı, özümüzü hatırlatıyor. Saadet Partisi Genel Başkanımız Prof. Dr. Kamalak ise, Yeni fetihleri de siz yapacaksınız diyerek Anadolu Gençlik Derneği kadrolarına iltifat etti, teşekkürlerini iletti.

 

“GENÇLERİ FETİH AŞKIYLA YETİŞTİRMEK İSTİYORUZ”

Programın Koordinatörü ve Anadolu Gençlik Derneği Genel Başkanı Salih Turhan da,Fatih’in emaneti olan Ayasofya’ya sahip çıkmak istediklerini anlatarak “Gençleri fetih aşkıyla yetiştirmek istiyoruz” sözleriyle hedeflerini ortaya koydu. Kadırgaların mehteran eşliğinde karadan yürütülmesi, İstanbul’un fethinin aslına sadık kalınarak canlandırılması tarihin dile gelip fethin yeniden yaşanmasına yol açtı. Tarih şuuru kazandırabilmek için binlerce kişiyle; plân, program ve disiplin içinde muhteşem bir anma programı ortaya koyan Anadolu Gençlik Derneği kadroları ve tüm emeği geçenlerden Allah razı olsun. Günümüz dünyasında hepsini Fatih’in askerleri mesabesinde görüyor, sevgiyle selâmlıyorum” dedi.

BENZER HABERLER
X