‘AK Parti ıslık çalmaya başladı’
Gölcük Postası olarak röportaj serimizin ikincisini Demokrat Parti İlçe Başkanı Ahmet Levent ile gerçekleştirdik.
Ülke gündeminden, ilçe gündemine kadar birçok konuda sorularımızı samimiyetle yanıtlayan Başkan Levent, hükümet ve belediyeye yüklendi. Belediyelerin birleşmesiyle İhsaniye’nin yok sayıldığını ifade eden Levent, seçimlerin yaklaşmasıyla, AK Parti’nin vatandaşlara ıslık çaldığını söyledi
HAZIRLAYAN: FAHRİ HANER
Gazetemizin yerel seçimlere yönelik hazırlamış olduğu röportaj serimizin ikincisini Demokrat Parti İlçe Başkanı Ahmet Levent ile gerçekleştirdik. Yaklaşık 3 aylık bir süreç içerisinde partilerimizin ilçe başkaları, aday adayları ve meclis üyeleri gazetemizde yer alacak olup, siyaset anlamında kent gündemini Gölcük Postası olarak tutmayı hedefledik. Demokrat Parti (DP) Gölcük İlçe Başkanı Ahmet Levent, seçim ve ülke gündemini değerlendirdi. Başkan Levent “Türkiye hızlı bir şekilde seçim atmosferine girdi. Bu seçim atmosferinde bazı eksiklikleri sizlerin sayesinde vatandaşlarımıza aktaracağız. DP’nin çok partili sistemde yer alışına değinmek isterim.1946 yılları öncesinde ülkemiz, tek partili bir sistemle yönetiliyordu. O zamanki konjöktör bunu gerektiriyordu. Türkiye Cumhuriyeti çoklu parti sistemine 1946 yılında başladı. O dönemde Adnan Menderes önderliğinde DP kuruldu. Fakat o dönemde yapılan seçimlerde partimiz iktidara gelemedi. 1950 yılında yapılan seçimde DP, CHP’den yönetimi devralarak iktidar oldu. Bu konjöktörle Türkiye Cumhuriyeti ray değiştirdi. 1960 yılında bir askeri darbe yaşandı. Askeri darbenin ardından parti lideri ve dönemin bakanları yargılanırken, DP Başkanı da yargılanarak, idam edildi. Bu süreç bu şekilde devam ederken partimiz iktidardan uzaklaştırıldı. Her ne kadar sivil yönetim görünüyorsa da işin acı tarafı, sivil yönetim askeri vesayeti altındaydı. Hükümet hizmet kararını alırken son noktayı asker koyuyordu. Demokrasi olması mümkün değildi. Yaşanan bu olayların ardından DP adına parti açılamadı. İsim değişikliği yapılarak Adalet Partisi (AP) kuruldu. Süleyman Demirel büyük oy alarak iktidara geldi. 1960’lar her ne kadar geride bırakıldıysa da, askeri vesayet altında sivil gösterilmiş parti yönetiliyordu. Sıkıntılar içerisinde Türkiye ilk kez ekonomide kazanmış ve enflasyon düşmüştü” dedi.
‘DP TANSU ÇİLLER DÖNEMİNDE ERİDİ’
Başkan Levent açıklamasının devamında Türkiye’nin karanlık dönemlerden geçtiğini söyledi. DP’nin Tansu Çiller döneminde erimeye başladığını ifade eden Başkan Levent, “Yine Türkiye’de bir ilk olarak devlet planlaması kuruldu. 1972 yılında Türkiye karanlık bir dönemin içindeydi. 1977 yılında yapılan seçimle CHP ilk kez oy çoğunluğunu elde etti. Ama CHP hükümeti bir türlü kurulamadı. Askeri darbelerin ardından yine partiler kapatıldı, parti liderleri ve yönetim kadroları tutuklanarak yargıladı. Geriye bakıldığında Cumhuriyet kurulmuş, ama demokrasiden eser yok. Adalet Partisi 1983 yılında DYP olarak değişti ve seçime girdi. 1991 yılında iktidar olan DYP’nin başında Süleyman Demirel başbakan olarak görev yapıyordu. Cumhurbaşkanı Özal’ın ölümünden sonra Demirel Cumhurbaşkanı oldu. Bu arada partiye yeni bir lider aranıyordu. Tansu Çiler o dönemde başbakan olarak göreve başladı. İşte DYP burada erimeye başladı. Çünkü yönetim kadrolarında boşluklar yaşandı” dedi.
‘BELEDİYE BAKANLAR KURULU’NUN ELİNDEYDİ’
1989 yılında belediyeleri bakanlar kurulunun yönettiğine değinen Başkan Levent “Bugün Türkiye’de demokrasi göremiyorum. Sadece lafta demokrasi var. Vatandaşlar seçmen olarak kendisine hizmet etsin başbakanını seçiyor. Ama Başbakan sınırlı kişilere hizmet ediyor. İşin kısası trene binip gidenler de var, karda kalanlar da. 1989 belediye başkanlık seçimlerinde büyük sıkıntılar yaşadık. Kısıtlı olan ödeneklerin gelmemesi bizi çok zorladı. İkinci önemli konu ise belediyelere yetki veriliyordu. Ama yine bu yetki bakanlar kurulu tarafından yönlendiriliyor ve belediyeler zan altında kalıyordu. Bakanlar bir karar alıyorlar ve bu kararın meclisten geçmesini istiyorlardı. Eğer bu karar meclisten geçmezse belediyeye büyük ceza yaptırımları gelirdi” dedi.
‘BELEDİYELERİN GÖREVİ SADECE CENAZE VE NİKAH’
Belediyelerin gelirlerinin elinden alındığını ifade eden Levent, belediyelerin son dönemlerde ki görevinin sadece cenaze ve nikah olduğunu belirtti. Levent, Büyükşehir Belediyesi’ne değil, idaresine karşıyım. Nedeni ise yeni yasada belediyelere tanınan imkanlar, büyükşehir kapsamında alt kademelerde kaldı. Yani alt kademedeki belediyeler vesayet altında kaldı. Belediyelerin gelirleri elinden alınmış. Hizmete bakıldığında hangi hizmetler büyükşehir tarafından yürütülüyor. Kimi yerde bu hizmetlerin yapılmadığı görünüyor. Vatandaşlar da bunun farkında değil ve kendi seçtiği belediye yönetimini suçluyor. Işin gerçeğine bakıldığında alt kademe belediyelerin görevi sadece cenaze ve nikah” dedi.
‘İHSANİYE YOK SAYILDI’
Belediyeler kapanmasıyla İhsaniye’ye gereken önemin verilmediğini vurgulayan Başkan Levent, İhsaniye’nin yok sayıldığını öne sürdü. Levent, “Büyükşehir yasası gereği tüm belediyeler kapandı ve o dönemde benim belediyem olan İhsaniye’de kapandı. Benim belediyemin kapanmasının ardından tüm hizmetler büyükşehir kapsamına geçti. Bugüne bakıldığında İhsaniye’ye yapılan hizmet yok. İhsaniye için gelen paralara ne oldu? Bugün Gölcük’te Prestij caddeleri yapılıyor. Ama bu caddeler İhsaniye’de yapılmadı. Bu hizmetler gibi birçok eksiklikler var. Burada yaşanan bu eksiklerin kasti olduğunu düşünmüyorum. Ama getirilen sistemin yanlış olmasına bu sıkıntıları da beraberinde getiriyor” dedi.
‘SU SIKINTISI BİR AN ÖNCE ÇÖZÜLMELİ’
Köylerde yaşanan sıkıntıları da değerlendiren Başkan Levent, “Köylerde bugünlerde su sıkıntısı yaşanmaya başladı. Şehirde yaşayan insanlar sadece kendi ihtiyaçlarını karşılayacak kadar su harcamasını yapar. Fakat köylere bakıldığında köyde yaşayan insanlarımızın mutlaka bir veya iki hayvanı vardır. Bugün bir inek sadece 10 ton su harcıyorsa bahçe sulaması ve benzeri su ihtiyaçları için fatura çok büyük oluyor. Bunun örneğini her gün yaşıyoruz. Bu sıkıntı da Büyükşehir’in yanlış uyguladığı bir sistemden kaynaklanıyor” dedi.
‘TÜRKİYE OLDUBİTTİ ÜLKESİ OLDU’
Konuşmasının devamında Gezi Parkı olaylarına da değinen Başkan Levent, “Başbakanın “Sandık demokrasinin adı, seçmenin de namusudur” sözüne saygı duyuyorum. Fakat bu kelime demokrasi olan bir ülkede geçerlidir. Seçimlerde rica, yalvarma ve tehditlerle oy alana namuslu denmez. Biz okuyan toplum değiliz. Benim tek istediğim matematik hesabının bilinmesidir. Bu hesabı bilen her insan kolay kolay hata yapmaz. Bugün Türkiye’de yaşanan Gezi Parkı olaylarını en sonunda bir ağaca bağladılar. Bu doğru değil. Ülkede yaşanan sıkıntılar bir örtbas edilerek, bir yerlere bağlanıyor. Demirel’in, “Yürümekle yollar aşınmaz” sözünü hatırlatırım. Bakın Cumhuriyet döneminde, Türkiye 70 sente muhtaçtı. Bu sıkıntıları içerisinde yine yatırımlar yaparak ülke ekonomisine katkı sağlanıyordu. Son döneme bakıldığında o sıkıntılı ve zor dönemlerde elde edilen kazanımları satarak üretici değil tüketici bir halk haline getirildik. İşte bu olaylar Türkiye’de ki en büyük sıkıntılarını tetikleyen hareketlerdir” dedi.
‘AK PARTİ ISLIK ÇALIYOR’
AK Parti’nin korkudan ıslık çaldığını ifade eden Başkan Levent, “Hani geceleri insanlar mezarlıkların yanında geçerken korkudan ıslık çalar ya, işte AK Parti bugünlerde ıslık çalmaya başladı. Nasıl olsa yüzde 50 oy bizim diyerek geziyorlar. AK Parti, yüzde 50 kesimin partinin tabanı oluşturan bir kesim olmadığı için ıslık çalıyor. Siyasiler hizmetlerinin yanı sıra aynı zamanda toplumu yönlendirirler. Başbakanın iyi bir siyasi ve devlet adamı olmadığını düşünüyorum. Politikacı ve boş konuşarak zamanı bitiriyor. Ama asıl siyasetçi, hizmet yaparak eksikleri tamamlayandır. Mevcut hükümet oy alabilmek için akşam rüyalarında gördüklerini halka sormadan uygulamak istiyor. Biz ne dersek o, biz halkı dinlemeyiz düşünceleri demokrasiye ihanettir. Demokraside her düşünceye saygı duyulmalıdır. Her bir siyasi görüş bahçedeki ayrı bir çiçektir” dedi.
‘TARIMI YOK ETTİLER’
Büyükşehir belediyesi kapsamında köylerin mahalle olması tarımı bitirdi. Çünkü köylerde yaşayan insanlarımız kendi çapında üretim yaparak geçimini sağlıyorlardı. Fakat bugünden sonra üreticiler, izin alarak üretim yapabilecek. Bakın en büyük örnek köylü Pazarı. Pazar var ama ürün yok. Üretim olmadığı için köylü pazarı boşuna yapılmış oldu. Bugün başka ülkelere bakıldığında meydanda boş bir arsa olduğunu görüyoruz. Bu arsa üzerinde yapılan çalışmalar önce halka açıklanıyor, açıklamaların ardından halkın fikirleri alınıyor. Halkın fikrine hangi hizmet uyuyorsa, o çalışmalar yapılıyor. İşte başbakanımın bu çalışmaları örnek alması gerekiyor. Ama bizim başbakanımız, akşam rüyasında Gezi Parkı’nı görüyor, sabah yıkma kararı alıyor” dedi.
‘GÖLCÜK MEYDANI YETERSİZ’
Başkan Levent, “Gölcük Meydanı üzerinde siyaset yapmak istemem. Çünkü Gölcük Meydanı düşünülmemiş bir çalışmadır. En büyük eksiklik ise Gölcük’te Milli Emlak’ın yeri yok. Tüm yerler sahipli. Belediyeler, her dalda kendi elemanını yetiştirdikçe tüm hizmetler geride kalır ve ilçedeki sıkıntılar bir sonraki döneme yansır. Belediye Başkanı en iyi ekibini ve en iyi meclis üyesini alarak çok iyi bir kadro ile göreve başlamalıdır” dedi.
‘GENEL MERKEZİN KARARINI BEKLİYORUZ’
Demokrat Parti olarak biz bugüne kadar halkımızı 2’ye ayırmadan hizmetlerimize devam ettik. Partinin dağılmasının ardında güçsüz kaldık. Bu seçimlerde ya yalnız ya da birleşme ile devam edeceğiz. Bunu açıklamak şimdiden çok erken. Ama genel merkezin seçim için yapılacak çalışma kararı Kasım veya sonrası belli olacak. Bizde genel merkezden gelen karar ile gerekli çalışmalarımızı yapacağız” dedi.