‘12 Eylül darbesi tazeliğini koruyor’
Cumhuriyet Halk Partisi İlçe Başkanı İsmet İşeri 12 Eylül 1980 darbesiyle ilgili önemli açıklamalarda bulundu. Başkan İşeri, 12 Eylül 1980 Faşist darbesinin insanlara yaşattıklarının hala hafızalarda tazeliğini koruduğunu belirtti
CHP İlçe Başkanı İsmet İşeri 12 Eylül 1980 darbesinin yıldönümünde önemli açıklamalarda bulundu. Başkan İşeri, “12 Eylül apoletli dikta rejimi 2002’de apoletlerini çıkarıp Ak Parti olarak yeniden iktidara gelmiştir. Bugün 12 Eylül 1980 Faşist darbesinin yıldönümü. 12 Eylül darbe düzeninin yaptıkları, insanlarımıza yaşattıkları hafızalarımızdaki tazeliğini koruyor. İdamlar, en ağır işkenceler, açlık grevleri, sürgünler, milyonlarca insanın fişlenmesi, milyona yakına insanımızın gözaltına alınması, işten atmalar, aç açıkta bırakmalar, demokratik kitle örgütlerinin kapatılması, yasaklar, sıkı yönetimler, Devlet Güvenlik Mahkemeleri, mahkumiyetler, düşünce ve ifade özgürlüğünün ortadan kaldırılması bu dönemin en önemli belirleyici özelliklerindendir. 12 Eylül darbesi generalleri, yaptığı faşist düzenlemelerle sinmiş, şiddete ve güce boyun eğen, biat etmiş, edilgen bir toplum yaratmayı amaçladı. Yarattıkları düzene boyun eğmeyenler bu düzenin çarkları arasında ezilecekti. Yaratılan düzenle kapitalizme sıfır sorunlu alan yaratılmış, 24 Ocak kararlarının ödünsüz uygulanacağı bir zemin hazırlanmıştı. Bu yeni düzende hak ve özgürlük talepleri olmayacak, kamu birikimleri özelleştirmeler yolu ile kapitalizmin emrine verilecek, emek hakları geriletilecek, emek örgütlenmesi kırılacak, emek sömürüsü üzerinden yeni bir ekonomi inşa edilecekti. 12 Eylül faşist rejiminin yarattığı iklimde kendilerine yol verilenler, yol açılanlar, 12 Eylül’ün baskı ve şiddetine hiçbir şekilde maruz kalmayanlar yıllar sonra demokrasi ve özgürlük sevdalısı olarak sahneye çıktılar” dedi.
İŞERİ AÇIKLAMA YAPTI
Başkan İşeri açıklamasının devamında, “Bugünün iktidarı vesayetçi siyasetten yakınarak ve mağdurları oynayarak iktidara geldi. İktidara gelmeden önce 12 Eylül vesayetçi rejiminin tüm araçlarına şiddetle muhalefet eden bu anlayış, iktidara gelip vesayet aracı kurumları ele geçirdikten sonra muhalefet etmekten vazgeçerek bu vesayet araçlarına sıkı sıkıya sarıldı. Akademik ve Bilimsel özerkliğin düşmanı YÖK 12 Eylül Kurumu iken bugün için kraldan çok kralcı olan Ak Parti özel kurumu haline geldi. Demokrasilerde dördüncü güç olarak bilinen basın ya yandaş haline getirildi ya da sindirildi. Kamu basın yayın araçları olan TRT ve Anadolu Ajansı çok sesliliğini yitirerek Ak Parti bülteni hazırlayan borazana dönüştü. Bu da yetmedi basında yandaşlık kurumsallaştırılarak sekiz gazetenin birden manşetleri Başbakanlıktan belirlenir oldu. Hangi gazetede kimin neyi yazacağı, kimin artık yazmayacağına tek kişi karar verir duruma geldi. Yandaş olmayan gazeteciler ise ya hapse atıldı ya da işten atıldı. Türkiye Ak Parti döneminde dünyanın en büyük gazeteci hapishanesine döndü. Bugün için cezaevinde olan gazeteci sayısı 12 Eylül dönemini geçmiştir. 12 Eylül’de asker baskı ve şiddet aracı iken Ak Parti döneminde aynı işlevi polis yerine getirir oldu. 12 Eylül’de askerlerin işledikleri suçlar sual edilmezken bugün resmen insan katleden polis sual edilemez oldu. 12 Eylül muhaliflerini DGM’lerde yargılayıp hukuksuz hapse atarken, bugün Ak Parti aynı şekilde muhaliflerini Özel Yetkili Mahkemelerde yargılayıp mahkum etmektedir. 12 Eylül’de milyonlarca insan fişlenip izlenirken, bugün neredeyse tüm toplumun telefonları dinlenmekte, muhalefet partilerinin yöneticileri ile milletvekilleri dahil olmak üzere herkes fişlenmektedir. Emek hakları konusunda Ak Parti 12 Eylül’e rahmet okutur duruma gelmiştir. Sendikal hak ihlalleri alabildiğince artmış, sendikal örgütlülük 12 Eylül’de bile olmadığı kadar geriletilmiştir. Çalışan nüfus sayısı önemli miktarda artmasına rağmen sendikalı ve toplu sözleşmeden yararlanan çalışan sayısı 12 Eylül döneminin çok gerisine düşerek dramatik bir şekilde azalmıştır. Bütün esnek çalışma şekilleri bu dönemde kural haline getirilmiş, asgari ücret azami ücrete dönüşmüş, asgari ücrete bile ulaşamayan, güvencesiz kayıt dışı çalışma alabildiğine yaygınlaşmış, taşeron çalıştırma biçimi ana çalışma biçimine dönmüş, iş cinayetlerinde dünya rekorları kırılır duruma gelinmiştir. Yasakları kaldıracağız, yolsuzluğa son vereceğiz, yoksulluğu yok edeceğiz (3Y) diyerek iktidara gelenler, tam tersini yapmışlar; yasakları genişletmişler, yolsuzluk diz boyuna çıkmış, yoksulluk ise yaygınlaşmıştır. Bu başarısızlıkları örtmek isteyenler şimdi de 11 yıllık kirlerini kapatmak için ülkemizi savaşa sürüklemek istemektedirler. 12 Eylül ile hesaplaşılacağı, 12 Eylül’ün yargılanacağı vaat ve söylemleri yalan olmuş, 12 Eylül cunta rejimi 2002’de apoletlerini çıkararak Ak Parti ile birlikte yeniden iktidara gelmiştir. 12 Eylül ruhunun ödünsüz takipçisi AK Parti ve Tayip Erdoğan’