Duyarlılık ve empati bir arada olmalı

06 Mayıs 2026 12:45
Duyarlılık ve empati bir arada olmalı

Şehirlerde artan nüfusla birlikte, insanların toplu olarak yaşadıkları bina sayısında da artış meydana gelmiş, özellikle büyük şehirlerde çok katlı yüksek binalar ve oluşturdukları siteler, adeta bir mahalle görünümüne benzemektedir. 17 Ağustos Depremi sonrasında ilçemizde yeni yapılan binaların şehir merkezi yerine ilçemizin üst kesimlerine yapılması, adeta ikinci bir Gölcük’ü meydana getirdi. Kalıcı konutların da yukarı kesimlere yapılması, Gölcük’te yeni bir yerleşim alanı oluşturdu.

Yeni yerleşim alanlarında vatandaşlara yönelik olarak yapılan sağlık yatırımları, sosyal donatı alanlarının yapılması, vatandaşların hizmete sunulan parklar, genç kesime yönelik olarak spor sahalarının yapılması, ilçemizin üst kesimlerine canlılık getirdi.

 Deprem sonrasında binalar daha az katlı yapılmış olsa da, çok katlı binalarda oturan vatandaşlar, apartman dairelerinde oturmuş olmanın gerektirdiği bazı kurallara da uymak durumunda bulunmaktadır. Toplu olarak yaşanılan yerlerde konulan veya belirlenen kurallar, yalnızca bir kişi için değil, binada yaşayan herkesi ilgilendirmektedir. 

Günümüzde önceki yıllarda olan komşuluk ilişkileri daha az olsa da yine de karşılıklı anlayış ve saygının hiçbir zaman değişmemesi gerekiyor. Zaten ikili ilişkilerde en önemli şey karşılıklı duyulan saygı değil midir? İnsanların empati yapması, anlayış ve hoşgörü çerçevesinde davranması ve aynı şekilde karşılık beklemesi de kişilerin en doğal hakkıdır. Ortak olarak yaşamış olduğumuz binalarda dikkat edilmesi gereken en önemli hususun, saygı olduğunu düşünüyorum. Zaten saygı çerçevesinde olan komşuluk ilişkilerinde bir sorunda olmayacaktır.  

Çok katlı binalarda diğer bir önemli konunun ise gürültü seviyesine dikkat etmek olduğu kanaatindeyim. Bir kimsenin bir başkasını özellikle belirli bir saatten sonra gürültü yaparak rahatsız etmeye hakkı olmamalı. Bazı kimseler bu konuda gereken duyarlılığı ve komşularına olan saygıyı hiçe sayarak, istediği saatte istediği gibi gürültülü davranışlarda bulunabilmektedir. Gürültü kirliliğine diğer bazı noktalarda da denk gelebilmek mümkün oluyor. Bazı kimseler gitmiş olduğu ziyaretten ayrılırken gecenin bir yarısı saatin kaç olduğuna bakmaksızın, kornaya basarak vedalaşabilmektedir. Böyle davranışta bulunan kimseler, o esnada istirahat halinde olan kimseleri rahatsız edeceğini düşünmez veya düşünmek istemezler. Apartmanda yaşamak aynı zamanda kurallara uymak ve komşuluk hakkına saygı göstermek, birlikte yaşamanın getirdiği sorumluluktur.  

Günlük yaşamda birçok kişiyi psikolojik olarak olumsuz etkileyen seslerin başında gürültü kirliliği gelmektedir. Gürültü kirliliği, insanların işitme sağlığını olumsuz yönde etkileyebilmekte, aynı zamanda iş verimini düşüren de bir kavram olarak görülebilir. Sağlık ve davranışsal yönde ortaya çıkabilen gürültü kirliliği, sağlık üzerinde pek çok sonuçlar doğurmaktadır.

Gürültü kirliliğine en çok rastlanan yerlerin başında araçların yoğun olarak bulundukları yerler olarak görülebilir. Bu gürültü kirliliğinde araçların motorundan çıkan sesler belirli bir ölçüye kadar gürültüye neden olabilirken, bazı duyarsız araç sürücülerinin çıkarmış olduğu gürültüler ise topluma rahatsızlık veriyor.

Toplu olarak bulunulan veya yaşanılan yerlerde insanların uyması gereken birinci kuralın saygı olduğunu unutmadan davranılması ile birlikte birçok sorunun da çözüleceğini düşünüyorum. Saygı kavramının toplumda daha çok yer bulması ve insanların bir başkasına saygıyla yaklaşması için empati yapması yeterli olacaktır. Maalesef günlük yaşantımızda çoğu kez empati yapılmadığından duyarsızlık ortaya çıkabiliyor. 

YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazarın tüm yazıları
X