Donanma davası sürüyor
16 Ocak 2018 08:49

Donanma davası sürüyor

Fetullahçı Terör Örgütü'nün (FETÖ) 15 Temmuz 2016'daki darbe girişimi sırasında Donanma Komutanlığı'ndaki eylemlere ilişkin 50'si tutuklu, 12'si firari, 86 sanığın yargılanmasına devam edildi

Kocaeli 5. Ağır Ceza Mahkemesi'nce Kocaeli Kapalı Ceza İnfaz Kurumları Yerleşkesi'ndeki salonda yapılan duruşmada, tutuklu, tutuksuz sanıklar, avukatları ve yakınları hazır bulundu. Duruşmada, müdahil olarak Başbakanlık avukatları Halit Çokan ve Emre Arık ile TBMM avukatı Ömer Burak Barış da hazır bulundu. AK Parti Kocaeli Milletvekili Radiye Sezer Katırcıoğlu ile bazı sivil toplum kuruluşlarının temsilcileri ve vatandaşlar da duruşmayı izledi. FETÖ'nün 15 Temmuz 2016'daki darbe teşebbüsü sırasında Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'a yönelik suikast girişimi ve 2 polisin şehit edildiği saldırıya ilişkin Muğla 2. Ağır Ceza Mahkemesi'nce, helikopterlere yakıt ikmali yapılması emrini verdiği gerekçesiyle "Cumhurbaşkanına suikaste yardım etmek" suçundan yargılandığı davada 15 yıl hapis cezasına çarptırılan eski Tuğamiral Tezcan Kızılelma, savunma yaptı.

 DARBECİ OLMADIĞINI İLERİ SÜRDÜ

Tutuklu sanık eski Deniz Hava Ana Üs Komutanı Tuğamiral Tezcan Kızılelma'ya, "Genelkurmay Başkanlığı'nın 'Harekat Yıldırım Öncelik Dereceli' ve 'Gizli' ibareli mesaj formu ekinde yer alan sıkıyönetim listesinin 239. sırasında isminin bulunduğu, yeni görev yerinin ise 'devam' şeklinde belirtildiği, 15 Temmuz'da izinli ve tayini çıkmış personelden bir kısmını göreve çağırdığı, saat 19.44 sıralarında JCHAT üzerinden Deniz Kuvvetleri tarafından 'GENKUR tarafından şifahi verilen bugün için havada bulunan hava vasıtaları ivedilikle konuşlanacak' direktifine istinaden DKHM'ye bilgi verilmeden hava vasıtası görevlendirilmesi yapılmayacaktır emri verilmesine rağmen saat 21.25 sıralarında Sahil Güvenlik uçağının kalkışına izin verdiği, üssün tüm giriş ve çıkışlarını kapatarak, birlik komutanları dahil tüm personeli silahlandırdığı, sıkıyönetim direktifi ve mesajını diğer rütbeli personele gösterdiği ve tamamına okuttuğu, gelen bu mesaj emrini sağa sola yaymamaları konusunda talimat verdiği, Cengiz Topel Sivil Havalimanı'nın saat 03.00'da işgali yönünde konuşma yaptığı, SH70 tipi helikoptere bin adet G3 mühimmatı yüklenmesi talimatını verdiği, darbe girişimi esnasında 2 adet VİP helikopterin pazartesi gününe hazırlanması emrini verdiği, darbe girişiminin Kocaeli kısmında yer alan üst düzey şüphelilerden Ömer Faruk Harmancık, Hakan Üstem ve Nazmi Ekici ile irtibatlı olduğu" suçlamaları yöneltildi. KHK ile Türk Silahlı Kuvvetleri'nden ihraç edilen Kızılelma savunmasında, hakkındaki tüm suçlamaları reddederek, FETÖ'cü ve darbeci olmadığını ileri sürdü. Çok parlak bir özgeçmişe ve kariyere sahip olduğunu savunan Kızılelma, "Şimdi bu yönümü anlatsam 'Bak, FETÖ'cüler torpil yapıp, önemli görevlere getirdi' diyeceksiniz. Anlatmasam, 'Bak FETÖ'cüler vasat birini korumuş, kollamış diyeceksiniz.' En iyisi anlatmamak." diye konuştu.

 ‘EMRİMDEKİ SUBAYLARA, SIKIYÖNETİM DİREKTİFİNİ GÖSTERDİM’

Kızılelma, 15 Temmuz akşamı Donanma Komutanlığı'nda eşi ile yemek yediği sırada, terör saldırısı ve sabotaj tehdidi alarmı verildiğini ve gemilerin seyre çıktığını duyunca hemen birliği olan Deniz Hava Ana Üs Komutanlığı'na geçtiğini belirterek, "Nöbetçi subaya herhangi bir gelişme var mı diye sordum. Her şeyin normal olduğunu söyledi. Ben de terör alarmı olduğu için izinli veya tayini çıkan bazı personeli göreve çağırdım. Üssün giriş ve çıkışlarını kontrol altına aldırdım. Nöbetçilere silah kuşanmaları emrini verdim." şeklinde konuştu.

 ‘SIKIYÖNETİM DİREKTİFİ GELDİ’

Saat 22.00 sıralarında uçuş yasağı emri geldiğini, televizyondan köprünün askerler arafından kapatıldığını izlediğini anlatan Kızılelma, şöyle konuştu: "Bu olaylar bana garip geldi. O sırada sıkıyönetim direktifi geldi. Okuyunca terör saldırısının olmadığını, darbe girişimi olduğunu anladım. Sıkıyönetim mesajındaki görevlendirme kısmında benim adımın karşısında 'devam' diye yazıyordu. Dönemin Donanma Komutanı Veysel Kösele telefonla beni arayarak, 'Tezcan, benim emrim ve iznim olmadan hiçbir hava aracı uçmayacak.' dedi. Ben de 'Emredersiniz.' dedim. Birliğin güvenliğini sağlamaya devam ettim. Emrimdeki subaylara, sıkıyönetim direktifini gösterdim. Dağıtılmaması ve işleme konmaması emrini verdim. 'Biz bu darbenin içinde yokuz. Birinci önceliğimiz personelin ve üssün emniyetini sağlamaktır' şeklinde konuşma yaptım." 

 ‘SIKIYÖNETİM LİSTESİNDE ADIMIN OLMASI DARBECİ OLDUĞUM ANLAMINA GELMEZ’

Üssün girişlerinin siviller tarafından kamyon ve otobüsle kapatıldığını belirten sanık Kızılelma, kendisini dönemin Kocaeli Valisi Hasan Basri Güzeloğlu'nun telefonla aradığını belirterek, "Bana, 'sağda solda helikopterler uçuyor. Bunlar size mi ait?' diye sordu. Bunların bize ait olmadığını söyledim. Donanma Komutanlığı'ndan 2 amiralin derdest edilip tutuklandığını söyledi. Ben de, Donanma Komutanı ile görüştüğümü, onun emrinde olduğumu ve darbe yanlısı olmadığımı söyledim. Vali bey memnuniyetini dile getirerek, telefonu kapattı. Darbeci olsam Donanma Komutanı ve vali ile görüşür müyüm?" ifadelerini kullandı.

 ‘GENELKURMAY'IN UÇUŞ YASAĞI KOYDUĞUNU BİLMİYORDUM’

Hakkındaki iddialara cevap veren Kızılelma, şöyle devam etti: "Sıkıyönetim listesinde adımın olması darbeci olduğum anlamına gelmez. Asla kabul etmiyorum. O listede bütün amirallerin ismi de var. O zaman hepsinin de yargılanması gerekir. Bunların bir kısmı görevde, hatta rütbe aldılar. İzne ayrılan ve tayini çıkan personeli göreve çağırmamın darbe girişimi ile ilgisi yok. Tamamen sabotaj tehdidi olduğu için çağırdım. Bu konuda yetkim var. Genelkurmay Başkanlığı'nın uçuş yasağına rağmen Sahil Güvenlik uçağına uçuş izni verdiğim iddia ediliyor. Benim böyle bir emir verme yetkim yok. Bu uçak, Sahil Güvenlik Hava Komutanlığı'na ait arama kurtarma uçağıdır. Ben sadece uçağın kaza kırım ekibi olmadan pilot sorumluluğunda kalkabileceği iznini verdim. Zaten o sırada Genelkurmay'ın uçuş yasağı koyduğunu bilmiyordum." Cengiz Topel Sivil Havalimanı'nın işgal edilmesi için konuşma yapmadığını ve böyle bir emir vermediğini ileri süren Kızılelma, bu havalimanının zaten kendi birliğine ait olduğunu, işgal etmeye gerek olmadığını belirtti. Oradan sivillerin askeri üsse geçiş yapmaması için devriye çıkardığını kaydeden Kızılelma, sıkıyönetim mesajı geldikten sonra o emri geri çektiğini savundu.

 2 VİP HELİKOPTER HAZIRLADIĞI İDDİASI

Kızılelma, 15 Temmuz'da, pazartesi günü için 2 VİP helikopter hazırlanması şeklinde bir emir vermediğini öne sürerek, "O gün için zaten planlı bir uçuş programı yoktu. Böyle bir olaydan harekat şubesinin de haberi yok. Bu tamamen iftira ve yalan." diye konuştu. Makam çaycısı er K.A'nın ifadesinde, kendisinin darbe gecesi üst düzey komutanlarla toplantı yaparken, bazı evrakları kıyım cihazında imha edildiğini gördüğünü belirtmesinin doğru olmadığını iddia eden Kızılelma, aleyhinde ifade verenlerin kendisini harcamak istediklerini savundu. Darbenin başarılı olması halinde Deniz Hava Üs Komutanlığı'nın cezaevi olarak kullanılacağı konusunda bir şey söylemediğini ileri süren sanık Kızılelma, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'a yönelik suikast girişimiyle ilgili helikopterlere yakıt ikmali yapılması emrini verdiği yönünde Muğla'da dava görüldüğünü, o yüzden bu konu hakkında savunma yapmayacağını belirtti. Hakkındaki suçlamaları kabul etmediğini ifade eden Kızılelma, suçsuz olduğunu savunarak, tahliyesini ve beraatini istedi.

 DURUŞMAYA ARA VERİLDİ

Cumhuriyet savcısı mütalaasında, tutuklu sanık eski Donanma Komutanlığı Lojistik Destek Gemileri Komodoru Kurmay Albay Bahadır Gündoğdu ile eski Deniz Hava Ana Üs Komutanı Tuğamiral Tezcan Kızılelma'nın tahliye taleplerinin reddi ve tutukluluk hallerinin devamı yönünde karar verilmesini istedi.  Mahkeme heyeti, sanık Kızılelma'nın tutukluluk halinin devamına, Bahadır Gündoğdu'nun, "Anayasal düzeni ortadan kaldırmaya teşebbüs" suçundan tahliyesine, "silahlı terör örgütüne üye olmak" suçundan ise tutukluluk halinin devamına hükmederek, duruşmaya ara verdi. KAYNAK: AA

BENZER HABERLER
X