Yargıtay’dan kredi masraflarına ilişkin zamanaşımı süresi kararı
26 Mayıs 2019 10:41

Yargıtay’dan kredi masraflarına ilişkin zamanaşımı süresi kararı

Yargıtay 13. Hukuk Dairesi, davacıların icra takibinde bulunmasının, bankalarca alınan kredi kullandırım masraflarının iadesi için 10 yıl olarak belirlenen zamanaşımını durduracağına hükmetti

Yargıtay, davacıların icra takibinde bulunmasının, bankalarca alınan kredi kullandırım masraflarının iadesi için 10 yıl olarak belirlenen zaman aşımını durduracağına karar verdi.

Resmi Gazete'de yayımlanan karara göre, Ankara'da yaşayan tüketicinin, bir bankadan 26 Mayıs 2005'te kullandığı kredi nedeniyle alınan 400 liralık masrafın iadesi için Ankara 17. İcra Müdürlüğü’ne yaptığı başvuru üzerine 11 Ağustos 2014'te icra takibi başlatıldı. Banka tarafından icra takibine itiraz edilmesi üzerine, tüketici, 16 Haziran 2015'te dosya masrafı alacağının tahsili talebiyle Yenimahalle Tüketici Hakem Heyeti Başkanlığı’na başvurdu. Hakem heyeti, başvuruyu zamanaşımına uğradığı gerekçesiyle reddetti.

KARAR TEMYİZ EDİLDİ

Başvurucunun, hakem heyeti kararının iptali istemiyle Ankara 8. Tüketici Mahkemesi’ne yaptığı müracaat da reddedildi. Karar, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı’nca kanun yararına bozulması talebiyle temyiz edildi. Dosyayı görüşen Yargıtay 13. Hukuk Dairesi, Ankara 8. Tüketici Mahkemesi’nin kararını bozdu. Kararda, dosya masrafının davacıdan tahsil edildiği tarihte yürürlükte bulunan 818 Sayılı Borçlar Kanunu'nun 125. maddesi hükmüne göre, sözleşmeye dayalı alacak davalarında zamanaşımının 10 yıl olduğu, dava konusu olayda da 10 yıllık sözleşme zamanaşımının uygulanması gerektiği belirtildi.

USUL VE YASAYA AYKIRI

Alacağın tahsili için icra takibinde bulunulmasının, zamanaşımını kesen sebeplerden olduğuna işaret edilen kararda, şunlar kaydedildi: "Bu durumda mahkemece davacı tarafça 10 yıllık zamanaşımı süresi dolmadan önce 18 Ağustos 2014'te icra takibi başlatılmasıyla zamanaşımının kesildiği ve yeni bir sürenin işlemeye başladığı, böylece Yenimahalle Tüketici Hakem Heyeti'ne başvuru tarihinde, alacağın zamanaşımına uğramamış olduğu anlaşılmakla hasıl olacak sonuca uygun bir karar verilmesi gerekirken, yanlış değerlendirme ile yazılı şekilde karar verilmiş olması usul ve yasaya aykırı olup, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı’nın kanun yararına bozma talebinin açıklanan bu nedenle kabulü gerekir." Kaynak: AA

BENZER HABERLER
X