Urfa’daki mülteci kamplarına gittiler
Kocaeli Kent Konseyi Göç ve Mültecilik Komisyonu, Şanlıurfa’daki mülteci kamplarını ziyaret ederek incelemelerde bulundu
Kocaeli Kent Konseyi bünyesinde kısa süre önce kurulan Göç ve Mülteci Komisyonu üyelerinden oluşan ekip, Türkiye’de kamplarda mülteci olarak yaşayan Suriyeli vatandaşların yaşam koşullarını yerinde görmek, şikâyet ve memnuniyetlerini dinlemek, var ise taleplerini almak amacıyla 3 günlük ziyaret programı kapsamında Şanlıurfa’ya giderek mülteci kamplarında incelemelerde bulundu. Kocaeli Büyükşehir Belediyesi Başkan Danışmanı ve Kocaeli Kent Konseyi Genel Sekreteri Gültekin Görüm, Kocaeli İl Göç İdaresi Müdürü Mehmet Erkoç, Göç ve Mültecilik Komisyonu Başkanı Kenan Seyrek ve Komisyon Üyeleri Mahir Akyürek ve Doç. Dr. Hasan Hüseyin Taylan’ın yer aldığı ekip, öncelikle Şanlıurfa’ya 20 km uzaklıkta bulunan Harran Mülteci Kampı’nı ziyaret etti.
HARRAN KAMPINDA SOSYAL YAŞAM
Kamplardaki yaşam konusunda yetkililerden bilgi alan komisyon üyelerine, prefabrik konutlardan oluşan 10 bin nüfuslu Harran Kampı’nda isimleri Sevgi, Kardeşlik, Huzur ve Barış olan 4 mahalle bulunduğu ve her mahallenin Suriyeli bir muhtarı ile Türk bir tercümanının olduğu aktarıldı. Kampta ilk, orta ve lise öğrenimi veren prefabrik yapılan olduğu bilgisini alan heyet, eğitimin Suriyeli ve Türk öğretmenler tarafından verildiğini ve eğitimin Türk eğitim müfredatına paralel olarak yürütüldüğünü öğrendi.
SAĞLIK KOMPLEKSİ, KREŞ VE EĞİTİM ALANLARI
Komisyon üyelerine, kamptaki sağlık hizmetleri kapsamında yataksız bir adet kompleks bulunduğu ve bu komplekste gerek Türk gerekse Suriyeli doktor ve hemşirelerin görev yaptığı iletildi. Özel çocuklar için kreş ve eğitim alanlarının da bulunduğu kampta, Kızılay ve AFAD tarafından gıda ve giyim gibi yardımların yapıldığı, elektrik, su ve ısınma giderlerinin de devlet tarafından karşılandığı iletildi.
KAMPLARA GİRİŞ ÇIKIŞLAR İZİNLİ
Kampta bir takım kuralların olduğunu söyleyen yetkililer, kampa giriş çıkışlarda izin alınması gerektiği, mazeretsiz 1 gün bile kampa geri dönmemenin sonucu olarak kampla ilişiklerinin kesildiği, izinli dahi olsa 15 gün kampa dönüş yapmayanların da ilişiklerinin tamamıyla kesildiği ifade edildi.
PAMUK TARLALARINDA ÇALIŞIYORLAR
Kamptaki sosyal yaşam hakkında bilgi alan üyeler, mülteci vatandaşların çalışmak için belirli saat aralıklarında pamuk tarlalarına gittikleri, kamp içinde tamir, berber, telekomünikasyon gibi alanlarda kendileri tarafından oluşturulan prefabrik yapılarla ailelerine ekonomik anlamda katkı sağlayanların da olduğu konusunda bilgi sahibi oldu. Özellikle el sanatları, kilim ve halı dokumacılığı, resim gibi Suriyeli ve Türk eğitmenler eşliğinde meslek öğrenip, yaptıklarını da Valilik aracılığı ile gelirleri kendilerine kalmak kaydı ile satan mültecilerin bulunduğu da söylendi. Suriyelilerin evlilik konusunda Türk Medeni Kanunu’na uyum sorunu yaşadıklarını söyleyen yetkililer, erken evliliklerin önlenmesi için çeşitli tedbirlerin alındığını vurguladılar.
ASAYİŞ VE GÜVENLİKE ÖNEM VERİLİYOR
Asayiş ve güvenliğin kamp için İl Göç İdaresi’ne bağlı özel güvenlik tarafından sağlandığını, kamp dışında ise Jandarma tarafından yürütüldüğü nakledildi. Kamp içinde ağır yaralanma ve ölümle sonuçlanma gibi olayların yaşanmadığı fakat basit çaplı yaralanmaların olduğu da aktarılan bilgiler arasında.
SURUÇ KAMPI’NDA YAŞAM
Daha sonra Şanlıurfa’ya 30 km uzaklıktaki Suruç Mülteci Kampı’na giden komisyon üyeleri, burada yaptıkları incelemelerde Suruç Kampı’nın 15 bin 500 nüfuslu olduğunu ve çadırlardan oluştuğunu, buna bağlı olarakta yaşam alanının Suruç’a nazaran küçük olduğunu öğrendiler. Paletlerle yükseltilen çadırların yağmur geçirmez özellikte olduğu, WC ve duşların çadırların dışında yer aldığı, kampta çadır pazarının olduğu ve pazarda berberden, iç giyime; telefoncudan, bisiklet tamircisine ve çay ocağına kadar her şeyin mevcut olduğu dikkat çekti.
SAĞLIK HİZMETİ AKSAMIYOR
Suruç Mülteci Kampı’nda da yine eğitim-öğretim faaliyetleri kapsamında 27 derslik olduğunu öğrenen yetkililere, sağlık hizmetlerinin Suriyeli ve Türk doktor ve hemşireler tarafından yürütüldüğü, reçetelerin yazıldığı günün akşamında ilaçların hastalara ulaştırıldığı ifade edildi. Son olarak kampta kalanlar ile Harran halkı arasındaki ilişkinin nasıl olduğunu öğrenmek isteyen heyete, Harran halkının etnik olarak hemen hemen hepsinin Araplardan oluştuğunu, bu yüzden genellikle akrabalık bağlarının da olduğu ve varlıklarından rahatsız olmadıkları iletildi.