Ulaşlı tarihi gün yüzüne çıktı!
2 yıllık bir çalışma sonrasında Ulaşlı’nın tarihini gün yüzüne çıkaran Ulaşlı Gençlik Eğitim Kültür ve Yardımlaşma Derneği, tarihi eserlerin canlanması için restorasyon hazırlığı yapıyor
2 yıllık bir çalışma sonrasında Ulaşlı’nın tarihini gün yüzüne çıkaran Ulaşlı Gençlik Eğitim Kültür ve Yardımlaşma Derneği, tarihi eserlerin canlanması için restorasyon hazırlığı yapıyor. Dernek olarak Ulaşlı’nın tarihiyle ilgili araştırma yaptıklarını belirten Gençlik Eğitim Kültür ve Yardımlaşma Derneği Başkanı Ercan Büyükbaş, “Derneğimizin kuruluş sebeplerinden en büyüğü, beldemizi tanımak ve tarihi kültürünü öğrenmektir. Biz bu şekilde yola çıktık ve tarihimizi, dernek bünyesinde oluşturduğumuz komisyonla araştırmaya başladık. Ulaşlı, doğasıyla birlikte deniz ile dağların arasında kalan huzurlu, güzel ve nezih bir beldedir. Derneğimiz, 2014 yılında kuruldu. Derneğimiz, kuruluşundan bu yana, belde sakinlerinin takdirlerini kazanan sosyal çalışmalara imza attı. Bu çalışmalardan en çok dikkat çekeni ise dernek bünyesinde kurulan Ulaşlı Tarihi ve Kültürü Araştırma Komisyonu oldu. Ulaşlı halkı genel manada tarihi geçmişleri hakkında detaylı bilgilere sahip olmadıkları için çalışmanın kıymeti daha da fazla artmış olması Ulaşlı halkımızın ilgisini çekmektedir. Komisyonun fahri olarak tarih danışmanlığını yapan ünlü tarihçi Ahmet Nezih Gali Tekin'in Osmanlı arşivlerinden verdiği desteği sayesinde, derneğimizin komisyonu bir anda Anadolu’yu saran bir kültür araştırmasına yönelmesine sebep oldu” dedi.
‘OĞUZ TÜRKLERİNE BAĞLI BİR ULUSUN İSMİ’
Büyükbaş, devamında; “Ulaşlı halkının bilmediği ve yüzyıllar sonra öğrendiği tarihi gerçeklerden biri Ulaşlı’nın, Oğuz Türklerine bağlı bir ulusun isminin olduğu. Bu ulusu teşkil eden Ulaşlı topluluklarının, Anadolu’ya ilk yerleştikleri bölgeler Hatay ve Halep bölgeleri olarak bilinmektedir. Tarihi süreçlerden bu güne Ulaşlı ulusları, Anadolu’nun çeşitli bölgelerine göç ederek, yerleşimlerini günümüzde Ulaşlı veya Ulaş isimleri olarak verdikleri belde köy isimleriyle sürdürmektedir. Kocaeli’deki Ulaşlı’nın Hatay taraflarından yüzyıllar önce nasıl geldiğini araştıran Ulaşlı Derneği komisyonumuz, eski yaşadıkları yukarı Ulaşlı diye bilinen köylerinde 1999 yılındaki depremden sonra yıkılan 680 yıllık caminin temelinden çıkan kilise kalıntıları sayesinde camilerinin kiliseden dönme bir fetih camisi olduğuna kanaat getirmişlerdir. 680 yıllık bir köy olduğuna dair diğer bir ispat ise Osmanlı dönemine ait 400, 500 ve 600 yıllık mezar taşlarının eski mezarlıklarda bulunmasıdır” dedi.
‘YERLEŞİM HEYELAN NEDENİYLE SAHİLE ALINDI’
Açıklamasına devam eden Büyükbaş, “1331 yılında Orhan Gazi tarafından İznik fetih edilerek, İzmit'in fetih hazırlıkları başlatılmıştır. İşte bu tarihler sırasındaki fetihler esnasında Orhan Gazi döneminde Anadolu’daki beyliklerden talep edilen akıncı birliklerinden biri olduğu anlaşılan Ulaşlı akıncı birliği, bugünkü Gölcük ve Karamürsel ilçeleri arasındaki mevkide 680 yıldır yaşadığı bilinmektedir. 1950'li yıllarda Yukarı Ulaşlı köyünde yaşanılan heyelan afeti sebebiyle dönemin başbakanı Adnan Menderes'in bizzat gelip gördüğü Ulaşlı'daki heyelanı yerinde inceleyip daha sonra köyün sahil kesimine inilmesi için arsa ve ev inşası için devlet yardımı tahsis edip günümüzdeki sahil kesimine yerleşimini sağladı. Yukarı Ulaşlı köyünde 600 yıldan fazla tarihi olan caminin bakımsızlık sebebiyle çatısı çökmüş durumdaydı. Ancak dört duvarı ayakta kalan tarihi caminin 1999 depreminden sonra dört duvarı ayakta olmasına rağmen yıkılması Ulaşlı köyünde derin üzüntüye sebebiyet vermiştir” dedi.
‘RESTORASYONU İÇİN ÇALIŞMA BAŞLATILDI’
Ulaşlı Tarihi ve Kültürü Araştırma Komisyonu’nun, Ulaşlı’nın tarihi bilgilerine ulaştıktan sonra planlamalar yaparak, yoğun çalışmalara yöneldiğini belirten Büyükbaş, “İlk başta tarihçi Ahmet Nezih Gali Tekin’den maksimum bilgi teminine devam edildi. Daha sonra belge, bilgi, fotoğraf ve materyal araştırması yaprak, geçmiş tarihlerine dair her şeye ulaşmaya çalıştılar. Yaşadıkları eski köylerinde ayakta kalan tek tarihi yapı olan Osmanlı hamamının restorasyonu için Gölcük Kaymakamlığı kanalıyla Kültür Bakanlığı’na dosya gönderilerek tarihi yapının tescillenmesi sağlanmış olup, restorasyonunun yapılmasının ivedilikle başlatılması karara varılmıştır anlamında resmi belgeler komisyonda bulunmaktadır. Osmanlı hamamı restorasyon edilirse müzeye dönüştürülmesi hedeflenmektedir. Böylece kültürel anlamda köyün geçmiş yaşamını anlatan tüm materyaller, o müzede sergilenip gelecek nesillere önemli bir kültür kazanımı sağlanması hedeflenmektedir. Bununla yetinmeyen Ulaşlı Tarih ve Kültür Komisyonu, yıkılan tarihi camilerinin benzerinin imarı için yine Gölcük Kaymakamlığı nezdinde başvuruları yapıp, gerekli somut adımları attı” dedi.
‘ÖNEMLİ TARİHİ VE KÜLTÜREL BİLGİLERE ULAŞILDI’
Büyükbaş, devamında; “Yukarı Ulaşlı köyünde manevi büyük şahsiyetlerin birkaç kabri bulunduğuna dair köyün büyüklerinden önemli bilgilere ulaşan komisyon, somut verilere ulaşır ulaşmaz o kabirleri türbe yapacak ve bölgedeki Osmanlı dönemine ait mezar taşları köy meydanındaki küçük mezarlıkta koruma altına alınıp, Türkçe çevirilerle taşlarda yazılan Osmanlıcanın bilinmesi sağlanacak. Bunca çalışmalara ek olarak Ulaşlı Tarih ve Kültür Komisyonu, yukarı Ulaşlı yaşamına şahitlik etmiş 30 civarında yaşlıyla röportaj yapıp, önemli tarihi ve kültürel bilgilere ulaşmış durumda. Bununla birlikte Gölcük Ulaşlı Derneği yetkilileri, Hatay ve Osmaniye'deki irtibat kurdukları öz akrabaları olan Ulaşlı'lılara ait Ulaşlı derneklerinin davetiyle mayısın ilk haftası Osmaniye Göç Ateşi Şenlikleri’ne bir heyetle iştirak edip, yüzyıllar sonra ayrı kalan akrabalarıyla hasret gidermiş olacak” dedi.
‘KİTAP YAZILACAK’
Büyükbaş, sonunda; “Bu gezide Ürgüp, Osmaniye, Hatay, Gaziantep ve Kahramanmaraş’taki Ulaşlı uluslarına da ziyaretler yapacak olan Gölcük Ulaşlı Derneği yöneticileri, oralarda edindikleri bilgilerle komisyon çalışmalarından elde ettikleri tüm bilgileri bir araya toplayarak Ulaşlı Tarihi ve Kültürü isminde kitap yazacak. Bu kitabın hikayesinin daha önce nadir görülmüş bir çalışma ile oluşturulacak olması örnek bir çalışma olarak göze çarpmaktadır. Ulaşlı tarihi kitabı yazıldıktan sonra, Yukarı Ulaşlı'daki restorasyon çalışmaları da bitince köydeki eski mektep bahçesinde mesire alanı yapılıp etrafında cami, türbe, çeşme, çardak ve Osmanlı hamamı da müze olarak aynı alanda hizmet verdiği düşünülünce çok insanın dinlenmek, sohbet etmek, tarihe yolculuk etmek gibi sosyal yaşam ortamı hizmetiyle insanlara kültürel sosyal bir kazanım sağlanması hedeflenmektedir. Özellikle ramazan aylarında teravih namazlarına Yukarı Ulaşlı köyündeki camide kılınması ayrı bir haz verileceği şüphesizdir” dedi. Fahri HANER