TARİH KOKAN İZNİK
18 Nisan 2013 19:59

TARİH KOKAN İZNİK

Gölcük İznikliler Sosyal Yardımlaşma ve Dayanışma Derneği Başkanı Basri Başbay, Karamürsel Senaiye ve Pilavtepe arasındaki 17 km.lik yolun Büyükşehir tarafından asfalt yapılmasını istedi.

yapılmasını istedi. Başbay, “Büyükşehir tarafından asfalt
yapılması halinde İznik’e Gölcük’ten ulaşmak daha kolay olacak” dedi

Her hafta gazetemizde yer verdiğimiz hemşeri derneklerine bu hafta Gölcük İznikliler
Sosyal Yardımlaşma ve Dayanışma Derneği’ni konuk aldı. Kentin sorunlarından,
dernek çalışmalarına kadar birçok konuya değindiğimiz röportajımızda Başkanı Başbay,
“Gölcük’ü İznik’e bağlayan orman yolu diye bildiğimiz Karamürsel Senaiye ve Pilavtepe
arasındaki 17 km.lik yolun Büyükşehir tarafından asfalt yapılması halinde, İznik’e
Gölcük’ten ulaşmanın hem zaman hem de ekonomik yönden çok daha iyi olacağını
Gölcük’teki İznikliler olarak düşünmekte ve istemekteyiz” dedi

İZNİK’İ KISACA TANITIR MISINIZ?

İznik İlçesi, dünyada eşine az rastlanan ve bütünüyle "açık hava müzesi" olan tarihi ve
antik bir şehirdir. Yaz kış demeden, adeta bereket saçan verimli toprağı, kendine özgü
iklimi ve doğal güzelliği nedeniyle, tarihin her döneminde insanlığın ilgi odaklarından
biri haline gelmiştir.

İş ve çalışma hayatı durumundan bakıldığında, ilçe nüfusunun %90’ının tarımla uğraştığı
ve geçimini sağladığı görülür. Diğer bir ifadeyle, halkın temel geçim kaynağı tarımdır.
Aile işletmeciliği şeklinde faaliyet gösterilmektedir. Geriye kalan nüfus, ticaretle
meşguldür. Halkın refah düzeyi, Türkiye ortalamasının üzerindedir. Genel olarak,
tarımda mekanizasyona ağırlık veren bir çiftçilik yapılmaktadır. İznikte tüm sebze ve
meyvelerin yetiştiği bir ilçe olup toprağı tarıma çok elverişlidir. Meyvelerin arasında
sadece portakal mandalina ve muz yetişmiyor.

TARİHİ YERLERİ
BERBER KAYA: İznik'in doğusunda yer alan bir tepenin eteğindedir. Yek pare kayadan
oyulmuş büyük bir oda şeklinde mezar anıtıdır. Zemininde mezarlar bulunmaktadır. M.Ö.
II. yüzyıla ait olup Hellenistik dönemin İznik'teki önemli bir örneğidir. Devasa boyuttaki
bu lâhdin Bithynia Kralı II. Prusias'a ait olduğu öne sürülmektedir.

BEŞTAŞ (OBELİSK): Kentin kuzeyinde bağlar arasında yükselen bu mezar anıtı,
eski Roma yolu üzerindedir. Beştaş,Nişantaşı, ve Dikilitaş adları ile de bilinmektedir.
Üzerindeki Yunanca kitabeden I. yüzyılda C. Cassius Philiscus'a ait olduğu
anlaşılmaktadır. Anıtın tepesindeki altıncı taşın üzerinde bir kartal veya zafer tanrıçası
Nike'nin heykeli olduğu sanılmaktadır. Anıtın bir yönünde ise Philiscus'un heykeli
olduğu kalan izlerden anlaşılmaktadır. Mezar anıtı 12 metre yüksekliktedir.
HYPOGE: Elbeyli Beldesi'nin Hespekli mevkiinde benzersiz bir yeraltı mezarıdır. IV -
V. yüzyılda yapıldığı anlaşılmaktadır. Tavanı ve duvarları erken Hıristiyanlık döneminin
tipik renkli freskoları ile kaplıdır. Mezar odasında üç adet mezar yer alır.
DÖRTTEPELER TÜMÜLÜSÜ: Elbeyli Belediyesi mezarlığı içindedir. Tümülüs'te iki
anıt mezar belirlenmiştir. İlk mezar yol kenarındadır. Dromosiu dikdörtgen mezar odası
ile iki yanında ikişer kilisesi bulunmaktadır. Diğer mezar İse beyaz mermerden yapılmış
mezar odası ile kaba taş ve ağaçlarla örtülüdür.

KİLİSE VE CAMİLER
KOİMESİS KİLİSESİ: Piskopos Hyakinthos tarafından VIII. yüzyılda yaptırılmıştır.
Hyakinthos Manastırı'nın bir bölümü olduğu sanılmaktadır. 1065 depreminde yıkılmış,
Koimesis Kilisesi kalıntıları ancak ilavelerle tamir edilmiştir. Kilisenin mozaikleri ve
ikonaları 1807'de İznik Metropoliti Daniel'in isteği üzerine yenilenmişti.
AYASOFYA KİLİSESİ: İki ana caddenin kesiştiği yerde, kentin tam ortasındadır.
Bizans dönemi eseridir ve tahminen XI. yüzyıldaki depremden sonra yenilenmiştir. 1331
yılında Orhan Gazi Camii adını almıştır. Deprem ve yangınlarda tahribe uğramıştır. XVI.
yüzyılda Mimar Sinan tarafından büyük ölçüde değişikliğe uğratılmış ve yenilenmiştir.
Bir mezar odası duvarında Hz. İsa freski bulunmaktadır. VII. Konsil'in toplandığı yerdir.
Bu nedenle inanç turizmi için önemli bir merkezdir.
HAGİOS TRYPHONOS KİLİSESİ: İstanbul Kapıya giden caddenin sol tarafındadır.
Birkaç duvar ve döşeme mozaiklerinden parçalar bulunmuştur. Duvar tekniği ve planı
kilisenin X - XII. yüzyıllarda yaptırılmış bir Bizans eseri olduğunu göstermektedir.
AYATRİFON KİLİSESİ: Yenişehir Kapı'ya giden caddenin sağındadır. Plan,
İstanbul'daki Kariye Camine benzer. Planına göre büyük bir kubbe ile örtülü olduğu ve
tabanının çok süslü mozaiklerle kaplandığı anlaşılmaktadır. Kilisenin XIII. yüzyılda
Teodoros Laskaris tarafından, Aya Trifon adına yaptırdığı sanılmaktadır.
HACI ÖZBEK CAMİ: İznik'te inşa edilen ilk Osmanlı camisidir. Üstü 8 metre çapında
kiremit kaplı bir kubbe ile örtülüdür. 1333 yılında inşa edilmiştir.
YEŞİL CAMİ: İznik'in sembolü olan Yeşil Cami, adını yeşil çinili ve tuğlalı
minaresinden almıştır. Caminin yapımını Çandarlı Hayreddin Paşa 1378 yılında
başlatmış, fakat ölümü üzerine oğlu Ali Paşa 1391'de tamamlatmıştır. Erken Osmanlı
döneminin tek kubbeli camileri arasında en görkemlilerindendir. Eşsiz minaresi caminin
sağ köşesindedir. Gövdesi mavi ve yeşil renkli çinilerle zigzaglı mozaik tekniğiyle
bezenmiştir. Selçuklu minare geleneğinin ilk dönem Osmanlı sanatına yansımasının
önemli bir örneğidir.

Rüstem Paşa Hanı:Bu gün evler arasında kalmış duvar kalıntıları halindedir. Yalnız
kuzey ve batı duvarının bir bölümü ayaktadır. Yapı XVI. yy. da Kanuni Sultan
Süleyman'ın sadrazamı Rüstem Paşa adına Mimar Sinan tarafından inşa edildiği

sanılmaktadır.
İSMAİL BEY HAMAMI:XIV. yy sonları ile XV. yy başlarına aittir. İç mimarisiyle
seçkin bir yapıdır.
HACİ HAMZA HAMAMI:Mahmut Çelebi Caminin yanındadır, ikinci Murat hamamı
olarak da anılır. XV. yy da inşa edilmiştir.
MEYDAN HAMAMI:1.Murat Hamamı olarak da bilinir. Çifte hamam biçiminde inşa
edilmiştir. Hamam XIV. yy sonlarına tarihlenir.

Gölcük’ü İznik’e bağlayan orman yolu diye bildiğimiz Karamürsel Senaiye ve Pilavtepe
arasındaki 17 km.lik yolun Büyükşehir tarafından asfalt yapılması halinde, İznik’e
Gölcük’ten ulaşmanın hem zaman hem de ekonomik yönden çok daha iyi olacağını
Gölcük’teki İznikliler olarak düşünmekte ve istemekteyiz.

İznikliler Derneği Gölcük’te 2011 yılında Gölcük Yeni mahalle de 7 asil yönetim ve
3 asil denetim kurulu üyesinden kuruldu. Derneğimiz, Eğitim ve Kültür Dayanışma
Derneği olup ilçemizde eğitim ve kültürel çalışmalarına devam diyor. Biz dernek
yönetimi olarak ilçemizde kuruluşumuzdan bu güne kadar ilçemizde bulunan
hemşerilerimizin birlikteliği sağlamak ve yaşadığımız bu coğrafyada katkı sağlamaktır.
Bu birliktelik kapsamında doğduğumuz yerin kültürünü yaşatmak, tanıtmak ve birlikte
kaynaşmayı sağlamaktır. Dernek bünyesinde birçok etkinlik yaparak ve İznik ilçemize
düzenlediğimiz geziye Gölcüklü hemşerilerimizle birlikte İznik’i gezerek, tarihi ve
güzel antik yerleri gezdik. İznik’in simgesi olan İznik gölü kenarlarında piknik yaptık
ve gölde yüzerek güzel bir gün geçirdik. Önümüzdeki bu sezonu da bu etkinliklerimiz
devam edilerek İznik ilçemizi tanıtımını yapacağız. Bundan sonraki İznik gezilerimizde
Gölcükte bulunan tüm sivil toplum kurum ve kuruluşlarını davet ediyoruz. Rehber
eşliğinde bu güzel ilçemizdeki tarihi eserleri yerinde izlemleri ve tarihçesini öğrenmesi
kültürel bir zenginliği birlikte görelim. Ayrıca bizim bu gezi etkinliklerimizde bizlere
destek veren Gölcük Belediyesi ve bizleri İznik’te ağırlayan İznik Belediyesi’ne şahsım
ve yönetim kurulu adına teşekkür ediyorum. Dernek yönetim kurulu Başkan Hasan Basri
Başbay, yönetim kurulu üyeleri Osman Efe, Mevlüt Gül, Mahmut Kahraman, Hamit
Ateş, İhsak Tarcan, Osman Karadeniz olarak görevine devam ediyor.
BENZER HABERLER
X