‘Sermayenin ve savaşın bütçesi’
16 Kasım 2017 15:48

‘Sermayenin ve savaşın bütçesi’

TBMM’de hazırlanan 2018 Yılı Bütçe Kanun Tasarısı hakkında, Tüm Emekli – Sen Gölcük Şubesi adına Anıtpark’ta basın açıklaması yapan Sendika Şube Başkanı Ahmet Kasımoğlu, “Hazırlanan bütçe sermayenin ve savaşın bütçesi

Tüm Emekli – Sen Gölcük Şubesi Yönetimi, dün Gölcük Anıtpark’ta TBMM’de hazırlanan 2018 Yılı Bütçe Kanun Tasarısı hakkında bir basın açıklamasında gerçekleştirdi. Açıklamaya CHP İlçe Başkanı İsmet İşeri, Tüm Emekli – Sen Gölcük Şube Başkanı Ahmet Kasımoğlu ve yönetimi, bazı sivil toplum kuruluşlarının başkan ve yöneticileri ve vatandaşlar katıldı. Sendika adına basın açıklamasını gerçekleştiren Başkan Kasımoğlu, “Bilindiği üzere, hükümet tarafından hazırlanıp TBMM’ye sevk edilmiş olan 2018 yılı Merkezi Yönetim Bütçe Kanun Tasarısı’nın görüşmeleri, Meclis Plan Bütçe Komisyonu’nda devam ediyor. Öncelikle şunu belirtmeliyiz: Bütçe, ülkede iktidarı elinde bulunduranların, tercih ve önceliklerini yansıtan siyasi belgelerdir. Zira bütçe kanunu, bütçe kaynaklarının, özellikle verginin toplumun hangi kesimlerinden, hangi yöntemlerle toplanacağını, dağılımda önceliğin kimlerde ve hangi toplumsal katmanlarda olacağının belirlendiği kanundur. Ne yazık ki, 15 yıldır ülkeyi yöneten AKP iktidarı da dahil, bu ülkede hiçbir zaman gelir dağılımında adaletin sağlandığı, içinde emeklilerin de bulunduğu emekçilere insanca bir yaşam sürdürmelerine yetecek ücretin verildiği, vergi toplamada adaletin gözetildiği temel kamu hizmetlerinin ücretsiz sunulduğu bir bütçe yapılmadı. Görüşmeleri devam eden, 2018 yılı bütçesinin büyüklüğü, gelir ve gider kalemleri de bunu kanıtlamaktadır” dedi.

‘VERGİ ARTIŞI KİMDEN TOPLANACAK’

Bütçe tasarısının içeriğine değinen Başkan Kasımoğlu, “Şöyle ki 2018 bütçesinin öngörülen büyüklüğü 762,8 milyar liradır. Buna göre 2017 yılı bütçesine göre, 117,7 milyar lira gibi yüksek bir artış öngörülmüştür. Vergi gelirleri ile bütçe açığında önemli bir artış söz konusudur. Bu durumda şu soruların cevaplanması gerekiyor: Bu vergi artışı kimden toplanacak ve nereye harcanacak? Bütçe açığı kimlere, nerelere kaynak aktarmak için harcanacak? Bütçenin en önemli gelir kaynağı olan verginin yüzde 65'i dolaylı, tüketim üzerinden alınıyor. Katma Değer Vergisi (KDV), Özel Tüketim Vergisi (ÖTV), özel İletişim Vergisi, harçlar gibi bütçe gelirlerinin tamamı, vatandaşın cebinden toplanıyor. Anlayacağınız, bundan önceki yıllarda olduğu gibi 2018 yılında da hükümetin eli vatandaşın cebinden çıkmayacak, hatta artarak sürecek. Gelir Vergisi’nin önemli bir bölümünün de ücretli emekçilerden toplanacağı düşünülürse, hükümetin vergi yükünü emekçilerin sırtına yıkma alışkanlığının devam ettiği görülüyor. Bu da yetmiyor, yüksek enflasyon nedeniyle harçlarda yaşanacak yüksek yeniden değerleme artışları, temel tüketim maddelerine yapılacak zamların otomatiğe bağlanması da, emekçi halkın ödediği dolaylı vergilerin artacağını göstermektedir” dedi.

‘HALKIN BEKLENTİLERİNE CEVAP VERECEK BİR BÜTÇE DEĞİL’

Konuşmasını sürdüren Başkan Kasımoğlu, “Bundan bir ay önce hükümet, 2018 yılı için %40’lara varan vergi artış oranları açıklamış, gelen tepkilere karşı, güvenlik harcamalarındaki artışı gerekçe göstermişti. Bu, kısmen tepkileri bastırmaya yönelik bir gerekçe gibi görünse de asıl nedenin, hükümetin yanlış iç ve dış politikasının içeride ve dışarıda yol açtığı savaş ve gerilimin faturasını halka çıkarmak olduğunu göstermektedir. Buradan hareketle 2018 yılında savunma ve güvenlik harcamalarında meydana gelen belirgin artış savaş ve baskıcı, otoriter yönetim politikalarının süreceğini kanıtlamaktadır. 2018 bütçesinin özünü, yüksek maliyetli borçlanmalar, teşvik adı altında yerli ve yabancı sermayeye daha fazla kaynak transferleri ile yüksek askeri ve güvenlik harcamaları oluşturuyor. Kısacası AKP hükümetinin hazırladığı bu bütçe, halkın ekonomik ve sosyal sorunlarına çözüm üretecek, beklentilerine cevap verecek bir bütçe değil, aksine sermayenin ve savaşın bütçesidir” dedi.

‘AÇIKLANAN ENFLASYON RAKAMLARI, PİYASA ENFLASYONUNUN ÇOK ALTINDA’

Bütçenin emekçi kesimleri derinden etkilediğini vurgulayan Kasımoğlu, “Bütçenin eğitim, sağlık, sosyal güvenlik, ulaşım, konut, iş güvencesi vb. emekçilerin temel ihtiyaçlarını gözetmeyen genel yapısının yanı sıra, ek ödemelerin emekli aylığına esas kazanca dahil edilmemesi, kamu emeklilik sisteminin günden güne tasfiye edilmesi, emekli aylık bağlama oranlarının düşürülmesi, aylık bağlama yöntemine prim güncelleme sisteminin getirilmesi, aylık artış yöntemleri, başta eğitim ve sağlık olmak üzere ücretsiz verilmesi gereken temel kamu hizmetlerinin özelleştirilmesi gibi birçok uygulama içinde 12 milyon emeklinin de bulunduğu emekçi kesimleri vurmaktadır. Hükümetle Memur-Sen arasında imzalanan 2018/2019 yıllarını kapsayan sözde toplu sözleşmeye göre EMS emeklileri Ocak ayında %4' lük zam alacaklar. SSK ve BAĞKUR emeklileri ise 1 Temmuz - 31 Aralık tarihleri arasını kapsayan 6 aylık enflasyon artış oranı kadar zam alacaklar. Bu oran, Aralık ayı enflasyonu açıklandıktan sonra belli olacakken, sanki oran belli olmuş gibi son günlerde yandaş basında sık sık emeklilere müjde haberleri yer almaktadır. Halbuki açıklanan enflasyon rakamları, piyasa enflasyonunun çok altındadır. Bunu hükümetin koyduğu vergi artışlarından, akaryakıt ve temel tüketim malları fiyatlarındaki artışlardan da anlamak mümkündür” diye konuştu.

İMZA KAMPANYASI YAPILDI

Başkan Kasımoğlu, “Enflasyonun düşük açıklanmasından dolayı maaşlarımız erimeye devam ediyor. Bu nedenle 2018 yılı bütçesine eklenecek bir madde ile emeklilerin 2017 yılı kayıplarını karşılayacak ek zam verilmelidir. Yapılan araştırmalar, Ekim 2017'de açlık sınırı, yani dört kişilik bir ailenin sağlıklı, dengeli ve yeterli beslenebilmesi için yapılması gereken aylık gıda harcaması tutarı 1544 TL. Bu harcamayla birlikte, giyim, konut, ulaşım, eğitim, sağlık vb. ihtiyaçlar için yapılması zorunlu diğer aylık harcamaların toplamı olan yoksulluk sınırı ise 5 bin 30 TL’dir. Bırakın yoksulluk sınırını, milyonlarca emekli, yukarıda belirtilen açlık sınırı rakamının altında maaş alıyor ve insanca yaşama olanaklarından yoksun. Yetmedi; bozulmuş sağlığı, çocuğunun veya torununun eğitimi için cebinden harcama yapıyor. Tüm bu mağduriyetlerin giderilmesi için öncelikle adil bir vergi sistemi getirilerek, temel tüketim harcamaları ve hizmet alımından alınan dolaylı vergiler kaldırılmalı, kayıt dışı ekonomi kayıt altına alınmalı, servet vergisi konulmalı, savaş ve rant bütçesi değil, halk için bütçe yapılmalıdır. Milyonlarca emekliyi mağdur eden savaş, rant, ve yağma bütçesi yapmaktan vazgeçilmeli, emeklilerin 2017 yılı kayıplarını karşılayacak ek zam için düzenleme yapılmalı ve insanca yaşayabilecekleri bir maaş almaları sağlanmalı. Vergide adalet, gelir dağılımında eşitlik sağlayacak düzenlemeler içeren, emekten yana demokratik, eşitlikçi, halkçı bir bütçe yapılmalıdır diyoruz. Kısacası savaş ve ranta değil emekliye, emekçiye bütçe diyoruz!” dedi. Açıklamanın ardından sağlık katkı paylarının kaldırılması adına yapılan imza kampanyası gerçekleştirildi. Erdem ŞENGÜL

BENZER HABERLER
X