‘En büyük hayalim engelsiz köy projesi’
31 Ağustos 2015 17:43

‘En büyük hayalim engelsiz köy projesi’

Gölcük Engelliler Derneği Başkanı Hasan Bat, kendisi ile yaptığımız röportajda; dernek geçmişi, bu zamana kadar yaptıkları ve kendisi ile ilgili bilgiler verdi

Erdem Şengül: Bize kendinizden bahseder misiniz?

Hasan Bat: 1979 Gölcük doğumluyum. İlkokulu İhsaniye İlköğretim Okulu’nda, ortaokulu İhsaniye Ortaokulu’nda, liseyi de Gölcük Endüstri Meslek Lisesi’nde elektrik bölümünde okudum. 1999’da askerliğimi jandarma olarak Çanakkale’de yaptım. 2000 yılının kasım ayında Fatoş Bat ile hayatımı birleştirdim. Yağmur adında bir kızım var. 2002 yılında engelimle tanıştım. 2008 yılında da İhsaniye Merkez’de bir tuhafiye dükkânı açtım ve halen burayı işletiyorum.

Derneğe ne zaman üye oldunuz?

HB: Derneğe 2004 yılının sonu, 2005 yılının başında üye oldum. 10 senedir derneğin içindeyim. Dernekteki ilk 6 yılımın birinci 3 yıllık döneminde asil olarak dernek yönetiminde bulundum. Son 3 yıllık döneminde de başkan yardımcılığı görevini üstlendim.

Derneğe ne zaman ve nasıl başkan seçildiniz?

HB: Derneğe 2013 yılında başkan seçildim. Eski Başkan Emine (Cebeci) ablanın görevi bırakmasının ardından başkanlık görevine talip oldum. Arkadaşlarım da benim bu kararımı destekledi. Hep beraber bu işe girdik. 2013 yılından bu yana da başkanlık görevini sürdürüyorum.

Başkan olarak dernekçilik sürecinden bahseder misiniz? Ne gibi çalışmalarınız oluyor? Üyelik ile başkanlık görevi arasında ne gibi farklar var?

HB: Gölcük Engelliler Derneği’ne gelmemdeki en büyük etkenlerden biri, engellilere yardımcı olmaktı. Bedensel engellilerin akülü sandalyelerini yenilemek, olmayanlara da akülü sandalye temin etmek amacındaydım. Bu hedefimize büyük çoğunlukla ulaştık. 2 senede 67 akülü sandalye, 250’nin üzerinde manüel sandalye dağıttık. Bu sandalyelerin hepsi de ihtiyaç sahiplerine gitti. Buraya gelen hiç kimse sandalye almadım, ihtiyaçlarımı temin etmedim diyemez. Gelen hiç kimseyi buradan boş çıkarmadık. Herkesle ilgilendik. İşitme engellilerin banka gibi yerlerde iletişim sıkıntısı oluyordu. Gölcük halkına işaret dili kursu verdik. Bu zamana kadar 300 – 350’den fazla kişi bu kursu aldı. Kursumuz halen devam ediyor. Bu kursa katılım çok oldu ve büyük de ilgi görüyor. Gölcük’te isteyen herkese işaret dilini öğreteceğiz. Görme engellilerin dünyası biraz daha farklı. Görme engellilerimiz için Kur’an-ı Kerim kursu verdik ve onlar da Kur’an öğrendiler. Çoğu köyümüze ulaştık ve halen de ulaşmaya çalışıyoruz. İsteyen 24 – 25 engellimize istedikleri kursu açacağız. Görme engelliler ve aileleri tanışsın diye bir yemek organizasyonumuz olacak. 22 köye gittik ve engellilere ulaştık, ihtiyaçlarını sorduk. Eylül ayında, haftanın belirli günlerinde onları almak ve Gölcük’e getirmek istiyoruz. Derneğin varlığını duyan buradan ayrılmak istemiyor. Çoğu ilde olmayan bir merkez, Gölcük’te var. Allah, bu merkezi yapan ve yaptırandan razı olsun. Başkanlık ile üyelik arasındaki farklara da değinelim. Başkanlıkta daha fazla sorumluluk var. Üyeler de başkandan ricalarını bekliyor. Başkanlıkta tüm sorumluluk tek kişide toplanıyor. 1700 engellimiz var. Yaklaşık 600 – 700 engelli faal durumda. Engellilerimizle gerek tek tek gerekse de grup halinde ilgileniyoruz. Hepsinin sorumluluğu başkanda oluyor.

Bu zamana kadar yaptığınız çalışmalar nelerdir?

HB: Hedefimiz akülü sandalyelerdi. Bazılarını yeniledik, bazı arkadaşlarımıza da akülü sandalye temininde bulunduk. Havalı yataklar, ihtiyaç sahiplerine gitti. Protez, sonda, hasta bezi ihtiyacı oluyor. Medikallerle iletişime geçip engellinin isteklerini kendisine teslim ediyoruz. Ramazan etkinliklerimiz, iftarlarımız oldu. Geziler yapıyoruz. Sahur ve sabah namazı programları düzenledik. Kursları bitiren engellilerimiz için gezilerimiz oldu. İznik’e 4 – 5 kez gittik. İstanbul Miniatürk gezimiz oldu. İstanbul ve Bursa’daki camilere gittik. Ilıca’da organizasyonlar yapıldı. Bu yıl 2. kez uçurtma şenliğimizi yaptık. Aşure ayında aşureler dağıttık. Gölcük’teki engellileri evlerinden dışarı çıkardık. Şimdi, “Sokakta hiç engelli görmedim” diyen biri, günden en az 6 – 7 engelli kardeşimizi görüyor. Çoğu engellinin ende bakım ve maaşları ile ilgilendik. Maaşları olmayan engelliler için maaşlarının olması adına çalıştık ve maaş bağlattık. Evde bakımları için gerekli prosedürleri yerine getirdik. 100’ün üzerinde engellimiz iş sahibi oldu. Bu çalışmalar, her geçen gün büyüyor. Her sene farklı bir program yapıyoruz. 3. sene sonunda genel kurul olacak. Ben de engelliyim. Bundan dolayı engellilerin neler yaşadıklarını, neler hissettiklerini anlayabiliyorum. Ben neye seviniyorsam onların da sevindiği şeyleri biliyorum. Yapacağımız çok iş var. Gölcük Engelsiz Yaşam Merkezi, bulunmayacak bir yer. Burayı yaşatmak bizim elimizde. Burayı sahipsiz bırakmayalım.

Planlanan çalışmalardan bahseder misiniz?

HB: Her sene farklı bir faaliyet gerçekleştirmeye çalışıyoruz. Görme engelliler için bilgisayar kursu açmak istiyoruz. Okuma yazma kursu, Kur’an kursu, bedensel engelli bayanlara yönelik örgü kursu, takı tasarım kursu, işitme engelli arkadaşlarımız için işaret dili kursu olacak. Gezilerimiz, eğlencelerimiz aralıksız devam edecek. Köylerdeki engellileri Gölcük’e getireceğiz. Vizyon 2023 projesi kapsamında darbuka ve yüzme kursu devam ediyor. Merkez devamlı faaliyette olacak. Gölcük Halk Eğitim Merkezi Müdürü Mehmet Hafiz Arvas ve müdür yardımcılarına teşekkür ediyorum.

Engelliler için neler yapılmalı? Var olan hizmetler yeterli mi?

HB: Hizmet yeterli değil. Engelliler dışarı çıktığı zaman sıkıntı yaşıyor. Devlet, mükemmel bir iş yapsa da bizim düşünmemiz lazım. Kaldırımlara tezgâhlar, stantlar koyuluyor, araçlar park ediliyor. Kaldırımları amacına uygun olarak kullanmak gerekiyor. Kaldırımlar işgal edilmemeli. İnsanların, engellileri gördükleri zaman kafalarını çevirmemesi lazım. Hiçbir engelli, kimseden hiçbir şey istemez. Ben kimsenin hakkına tecavüz etmiyorsam kimse de benim hakkıma tecavüz edemez. Sokağa çıkarak rahatça gezmek, bizim de hakkımız. Engelliler terörist değil. Hiçbir engelli, dışarı çıktığı zaman virüs veya hastalık salgılamıyor. Biraz anlayışlı olmak lazım.

Dernek bünyesinde unutamadığınız bir anınız var mı?

HB: Anılarımın hiçbirini unutmadım. Fakat bir tanesi farklı. Akülü sandalyesi olmayan bir arkadaşımız vardı. Kendi bindiğim akülü sandalyeyi bu kardeşimize verdiğimde mutluluğunu, boynuma sarılmasını, teşekkürünü unutamam. Bu mutluluğu yaşamak herkese nasip olmaz. O an gözlerim doldu. O günü asla unutmam. Tüylerim diken diken olmuştu. Bunun dışında, ilk kez tüplü dalış yaptığım günü de unutmam. Denizde nasıl nefes alınıp verildiğini merak ederdim. Bu günü de unutmam.

Belediye Başkanı olsaydınız engelliler için Gölcük’te yapacağınız ilk proje ne olurdu?

HB: Benim hayalimde olan bir proje var. Allah nasip ederse, en az 200 – 250 adet tek katlı dairenin, her şeyi engelliler için yapılmış, içinde yüzme havuzları, spor kompleksleri olan bir engelsiz köy projesi yapmak isterdim. Engelli yolları da bu proje de zamanla olur. Gölcük merkezinde neredeyse tüm kaldırımlar engelliler için uygun oldu. Ama ilk hedefim engelsiz köy projesi olurdu.

Gölcük’ten bir milletvekili çıkmamasını nasıl değerlendiriyorsunuz?

HB: Gölcük’ten bir milletvekili çıkmaması gerçekten büyük bir kayıp. Bir adayımız var: Şaban Demir. “Ben engellinin sesi olacağım” diyor. Kendisi de engelli. Gölcük’ten bir vekilin olmaması gerçekten üzücü. Bakan Işık’ın buradan vekil olması olumlu bir durum. Gölcük’ten bir vekilimizin olması, bizim için daha büyük bir kazanç olurdu.

Kamu kurumlarında engelliler için yeterli sayıda iş bulunuyor mu?

HB: Hükümet, daha önceden de buradaydı ama özellikle son dönemlerde engellilere çok önem verdi. İş ile siyaseti karıştırmam ama AK Parti hükümeti, engellilere çok şey verdi. Engelli çalıştırma zorunluluğu çok iyi oldu. 100’e yakın engelli iş sahibi oldu. “Cezasını ödeyelim, ayak bağı olmasın” diye bir şey kalmadı. E-KPSS’den derece yapanlar oldukça rahat bir şekilde iş buluyor.

Sizce Gölcük’ün en önemli sorunu nedir?

HB: İlk sorun otopark. Yer altı otopark alanı olursa gerçekten iyi olur. Bazı kişiler, araçlarını iş yerlerinin kapısına kadar çekiyor. Öncelikle saygı olmalı. Araçların işyeri ve evlerin önlerine kadar park edilmesi, saygının olmaması, Gölcük’ün sorunlarından bazıları. Daha büyük sorunlardan biri de gençlerin gezebileceği, vakit geçirebileceği sosyal alanların, alışveriş merkezlerinin, sinemaların olmaması. Çoğu genç, İzmit’e kaçıyor. Kavaklı, Değirmendere, Halıdere, Ulaşlı sahilleri çok güzel. Buralar varken İzmit’e geçilmesi bizim için gerçekten büyük bir kayıp. Sosyal olanakların artması gerekiyor. Gölcük merkezinde bir engelli tuvaleti var. Başka bir yerde tuvaletlerin bulunmayışı da ilçemizin sorunlarından biri.

Engelli dendiği zaman Gölcüklü ne anlıyor?

HB: “Aman yanıma yanaşmasın”, “Benden bir şey ister mi?”, “Uzaydan mı geldi”, “Virüs bulaştırır mı?” gibi bir saplantı varken yaklaşık 3 – 4 senedir bazı şeylerin değiştiği görülüyor. Engellilerin istediği güler yüz, sohbet, selamdan başka bir şey değil. Engelliler, dışarıya çıktığı zaman gezmek, eşit davranan, kendi haklarını istismar etmeyen Gölcüklüler istiyor. 

Gölcük’teki engelliler, sportif faaliyetlerden yararlanabiliyor mu?

HB: Engelliler havuzdan yararlanabiliyor, atıcılık yapabiliyor. Basketbol takımı kurulmasını istiyorum. Bu veya bir sonraki dönemde ses getiren bir basketbol takımı kurmak amacındayım. İşitme engellilerin dereceleri, şampiyonlukları olan bir futbol takımı var.

Engelli yollarının durumu ne kadar iyi? Mevcut yollar, engellilere tam anlamıyla hizmet verebiliyor mu?

HB: Gölcük merkezindeki engelli yollarının durumu oldukça iyi fakat merkezden biraz dışarı çıkınca kaldırımların durumunun oldukça kötü olduğunu görüyoruz. Belediye önündeki üstgeçidin asansöründe herhangi bir sıkıntı yok. Mahallelerde yollarda yürümek zorunda kalıyoruz. Kaldırımlar yetersiz. Merkezin dışına çıktığınız zaman sıkıntının boyutlarını görebiliyorsunuz.

Erdem Şengül

 

BENZER HABERLER
X