‘Dönüşüm vatandaşla görüşülerek yapılır’
22 Şubat 2019 16:14

‘Dönüşüm vatandaşla görüşülerek yapılır’

‘Dönüşüm vatandaşla görüşülerek yapılır’

Cumhur İttifakı AK Parti Kocaeli Büyükşehir Belediye Başkan Adayı Doç. Dr. Tahir Büyükakın, ilçemizde basın mensupları ile bir araya geldi. Büyükakın, “Gölcük’te asıl sorun, dönüşümün yaygınlaştırılarak devam ettirilmesidir. Vatandaşla görüşülerek dönüşüm yapılmalı diye düşünüyoruz” dedi. Cumhur İttifakı 

Parti Kocaeli Büyükşehir Belediye Başkan Adayı Doç. Dr. Tahir Büyükakın, ilçemizdeki basın mensupları ile dün Gölcük’teki bir kafede bir araya geldi. Toplantıda Doç. Dr. Büyükakın’ın yanı sıra Gölcük Belediye Başkanı Mehmet Ellibeş, MHP İl Başkan Yardımcısı Hüseyin Çakıroğlu, AK Parti İlçe Başkanı Çetin Seymen, MHP İlçe Başkanı Bilal Çakır, Cumhur İttifakı AK Parti Gölcük Belediye Başkan Adayı Ali Yıldırım Sezer, Cumhur İttifakı Gölcük Belediye Meclis Üyesi Adayları ve AK Parti İlçe Yöneticileri hazır bulundu.

‘MERAK EDİLEN TÜM SORULAR CEVAPLANACAK’

Gerçekleştirilen toplantıda ilk olarak sözü alan AK Parti Gölcük İlçe Başkanı Çetin Seymen, “Öncelikle toplantımıza katılım gösterdiğiniz için teşekkür ediyoruz. Bugün aramızda Büyükşehir Belediye Başkan Adayımız Sayın Doç. Dr. Tahir Büyükakın bulunuyor. Toplantımızı soru-cevap şeklinde yapmayı planlıyoruz. Böylelikle merak edilen tüm soruları da cevaplamış oluruz” dedi.

‘LİSTE YAKLAŞIMI YERİNE GENİŞLETİLMİŞ MANİFESTO’

Sözü alan Cumhur İttifakı AK Parti Kocaeli Büyükşehir Belediye Başkan Adayı Doç. Dr. Tahir Büyükakın, yaptığı konuşmada ilk soru olarak millet bahçesi ve farklı çalışmaları değerlendirerek, “Biz beyannamemizde liste beyanname yaklaşımı sergilemedik. Kavşaklar, yollar gibi isim isim sıralamadık. Tek tek kavşaklar ve otoyoldaki kavşaklardan bahsetmedik. Hepsinden bahsetsek süre uzardı. Liste yaklaşımı yerine genişletilmiş manifesto yapmayı uygun gördük. Mareşal Fevzi Çakmak Caddesi’ni genişleteceğiz, o cadde alternatif olacak gibi bir detaya girmedik. Bu proje Gölcük için önemli bir proje. Anayoldaki battı-çıktı projesini incelemiştik. O zaman tünel olur mu diye baktık. Tüp geçit olur mu diye baktık. Tek tek çalışılmakla birlikte sıkıntıların olduğunu da gördük” dedi.

DAHA KISA BİR MESAFEDE BATTI-ÇIKTI ÇALIŞMASI’

Büyükakın, “Trafik ışıkları ile ilgili bir düzenleme de yapalım dedik. Trafik düzenlemesinin orayı rahatlatacağını düşündük. Gölcük’te neler yapılacağını konuşurken yolun yeniden yapılıp yapılmayacağını düşünelim dedik. Battı-çıktı resmi koyup yapacağız gibi bir beklenti oluşturmaktansa hazırda bir proje varsa onu görüşmeyi düşündük. D-130’daki doğru projeyi çalışmak lazım. Ana geçişteki battı-çıktının yapılması halinde yan yollara donanmanın çıkışından itibaren yola girmek gerekiyor. Biz bunları bilgisayar programları ile yapmaya gayret ettik. Daha kısa bir mesafede battı-çıktı yapılır mı, bunun için çalışıyoruz. İskele yolunda da kavşak ihtiyacımız var. Işıklar kalp gibi çalışır, tutar bırakır ve belli bir süre içerisindeki trafiği kontrol altına alır” diye konuştu.

‘MİLLET BAHÇESİNDE SOSYAL DONATILAR OLACAK’

Sözlerini sürdüren Büyükakın, “Değirmendere Dörtyol’da trafik açık. Yüzbaşılar’da da olacak. Şehir içinde de köprülü kavşak olursa İskele Yolu mevkiinde trafik sıkışabilir. Yaklaşım olarak bakılırsa araştırıp, çalışıp öyle sonuca varılır. Millet bahçesi sadece bir bahçe değil, sosyal donatıların da içinde olduğu bir yer olacak. Sosyal yapılarda ihtiyaçlarını karşıladığı bir yer olacak. Değirmendere’de kapalı otopark ve pazar alanı yapılan bir nokta var. Gölcük’te asıl sorun, dönüşümün yaygınlaştırılarak devam ettirilmesidir. Vatandaşla görüşülerek dönüşüm yapılmalı diye düşünüyoruz. Bu yaklaşıma alışılması gerekiyor. Liste beyannamelerden çıkalım istiyoruz. Anlayışa bakmak lazım. Vatandaştan dönüşüm talebi gelirse, ekonomik ve ticari açıdan karşılığı varsa çalışarak sonuca gidilir. Merkezdeki kentsel dönüşüm de aynen devam edecek. TOKİ’nin programına alınmış durumda. Bu yılın sonunda buraya yoğunlaşılacak” dedi.

‘PLAN YAPILMALI VE BU PLANA FONKSİYON YÜKLENMELİ’

Sözlerine devam eden Büyükakın, riskli binaların dönüşüme girip girmeyeceği ve bazı kalıcı işyerlerinin değerlendirilmesi sorusuna değindi ve “Kalıcı işyerlerinde, sadece Gölcük’te değil birçok noktada sorunlar yaşanıyor. Hesap yapılmadan yapıldığı için böyle olduğu gibi görünüyor. Dolayısıyla biz bir işi yapmış olmak için değil, hesabını kitabını yapıp öyle yapmalıyız. Gölcük’teki bir kalıcı işyeri ilköğretim okulu olacak, diğerini de bir işveren istiyor. Kalanlarında sorun gözükmüyor. Bir plan yapılır ve bu plan doğrultusunda binaya fonksiyon yüklenir. Battı-çıktı konusunda da ısrarlı bir talep vardı. Simülasyon modelleri elimizde vardı. Kavşağı oraya kondurduğumuzda hangi noktadan kaç dönüş olduğunu hesaplamaya başladık. Kuyrukların olduğunu gördük. Gördüğüm şey şuydu: O haliyle o kavşağı yapsaydı eskisinden daha çok kuyruk olacaktı. İnsanlar buraya kavşak istiyor diye kavşak yapmak doğru değil, tekniği de incelemek lazım. Işıklarla ilgili bir düzenleme yaptık. Daha iyi bir sonuç ortaya çıktı. İzmit merkezinde ters saat yönünde bir çalışma yaptık. Trafik konusunda güzel sonuçlar aldık. Hesap yaparsanız sorun olmuyor” ifadelerini kullandı.

‘YAKLAŞIM DEĞİŞİKLİĞİNE GİDİLMELİ’

Büyükakın, “Kentsel dönüşüm konusunu da öyle düşünmek lazım. Yorulan binaların olduğunu söylüyorsunuz. Buna teknik adamlar bakar. Oturup bunu çalışmak lazım. Bina yorgun lafı teknik bir laf değil. Oturduğumuz yerden de anlaşılmaz. Riskli bir durum varsa onunla ilgili bir çözüm bulunabilir. Sivil toplumun bununla ilgili bir hazırlığı da önemli. Tüm bunları bir akıl çerçevesinde yürütmemiz lazım. Deprem zamanında bu toplumun çoğu eğitimsizlikten hayatını kaybetti. Binanın altında belli bir süre kalmış bir kişiye hemen su verilmez. Uzun süre susuz kalan bir kişiye su verilmemesi gerektiğini orda öğrendik. Kentin tamamında bunu yapmamız lazım. Yaklaşım değişikliğine gidilmeli. Riskli binaların analizinin çıkarılması konusu, zaman içerisinde yapılmalı” dedi.

‘KOCAELİ VE GÖLCÜK’ÜN NEREYE GİTTİĞİNİ GÖRMEK GEREK’

Değirmendere’de yapımına devam edilen hastane binası hakkında konuşan Büyükakın, “İki sene sonra hizmete girecek şekilde hastanenin yapımı devam ediyor ve Sağlık Bakanlığı’nın programı arasında. Belediyecilik yeni dönemde eskisine göre farklılaşacak. Artık şehirlerin birbiri ile rekabetinin olduğu döneme giriyoruz. Belediyeciliği lego yapmaya benzetiyorum. Bir yapbozu bitirme süresi kişiden kişiye farklı olur ama herkes aynı şeyi yapmış olur. Lego yapılınca böyle olmuyor. Herkes farklı bir sonuç ortaya koyuyor. Gerçekten ortak akılla iş yapmak istiyorsanız halkın istediklerini bir yön belirleyerek yapmak daha mantıklı. Dünyanın ve Türkiye’nin nereye gittiğini, Kocaeli ve Gölcük’ün nereye gittiğini görmek gerek” sözlerini kullandı.

‘HALK YOKSA BELEDİYEYE İHTİYAÇ OLMAZ’

“Kocaeli bir marka olmalı” diyen Büyükakın, “Barcelona dendiği zaman herkesin aklına başka bir şey geliyor. Her birimizin dünyasında farklı şeyler var. Legonun parçalarını tüm aklı bir araya getirince farklı şeyler çıkıyor. Arı nasıl bütün çiçeklerden bal alıyorsa istişare ile çalışınca daha güzel sonuç çıkar. Halk yoksa belediyeye ihtiyaç olmaz. Halka sormuyorsa belediye ne iş yapıyor? Eskiden sormuyorduk gibi bir durum yok ama sorma işi de şöyledir: Ortak akıl ve katılım işidir. En alt seviyesinde sadece bilgi verilir. Bu bile çok kıymetlidir. Elektrikle çalışan cihazla yaşayan kişiler var. Elektrik kesilince bu kişiler mağdur oluyor. Yol çalışması yapılıyorsa pazar kurulan bir günde yapılmaması gerekir. Bilgilendirme kıymetli ama bundan daha önemlileri de var. Anket yapılabilir. Sonrasında ortak çalışma yapılması söz konusu olur. Sadece yap veya yapma diye soru sorulmaz. Gölcük’e, burada yaşamaktan mutlu edecek şeyler yapılmalı. Kocaeli böyle olacaksa Gölcük de olmalı” dedi.

‘KOCAELİ’Yİ DAHA ÇOK TANITMAMIZ LAZIM’

Sözlerine devam eden Büyükakın, “Kocaeli, standartları yüksek bir kent. Halkımız hizmeti görüyor ve çıtayı da yükseltiyor. Bizim Kocaeli ile ilgili daha çok yapmamız gereken şu: Kocaeli’yi daha çok tanıtmamız lazım. Doğu tarafından şehre girince koku geliyordu ve gri bir şehirdi Kocaeli. Ben Kocaeli’ye girerken fark ediyordum bir değişimin olduğunu. Yol boyları gerçekten yeşillendirildi. Kocaeli’nin sadece yüzde 1,5’unda sanayi ve ticaret imarı var. Yüzde 4,5’unda ev için kullanılan alanlar var. Yüzde 50’si orman, yüzde 29’u tarım arazisi. Karadeniz kıyısında 50 km civarında sahilimiz var. Kıyı sahili Marmara’da 125 kilometre. Yarım saat gidince kayak tesisi bulunuyor. Aslında muhteşem bir şehir. Biraz tanıtım, ilgi gerekiyor. Yürüyüş parkurları var ama Kocaelililer bilmiyor. Biraz tanıtım ve marka çalışması eksiğimiz var. Bugün bir çocuğumuzu olimpiyat derecesi kazandıracağız diye yetiştirelim, 1 sene sonra o dereceyi aldırırız. Kaba inşaat bitti, ince işçilik kaldı” dedi.

‘KÜLTÜRÜ YAŞATACAK PROJELER LAZIM’

Eski sanayi alanının bulunduğu alandaki dönüşüm projesi hakkında konuşarak sözlerine son veren Büyükakın, “Şehir merkezlerinde alışveriş merkezlerinin olmasını doğru bulmuyorum. Şehir esnafını da sıkıntıya sokar. Şehir esnafının beraberce istediği bir yer olması, bence daha doğru olur. Kapalı bir mekan olması, nezih bir ortam olması, daha iyi bir fikir olabilir. Şehir yaşamında bir noktanın keyfi, tadı başkadır. Büyük verimlidir, küçük güzeldir. Şehirleri taş yığınlarına çevirmemeliyiz. Çok büyük yapılar, şehirdeki her şeyi öldürüyor. Doğru bir planlama lazım. Alışveriş merkezi, bir yerde olsun da gidelim diye olmamalı. Bu birbirinden kopan insanların yaptığı bir şey. İnsanların birbirini tanıdığı kültür bambaşkadır. Bunu yaşatacak yeni projeler lazım. İzmit’teki Fethiye Caddesi’nin üstünü kapatmak belki doğru değil ama uygun bir malzeme ile insanların ıslanmasını önlemek mümkün olabilir. Oradaki ticaret alanı alışveriş merkezlerinden daha farklı ve güzel olabilir. İlle de alışveriş merkezi diye düşünmemek lazım. Mahalle bakkallarımız da yaşamalı” şeklinde konuştu.  Erdem ŞENGÜL

BENZER HABERLER
X