02 Mayıs 2013 17:02
‘Dernekler toplumun aynasıdır’
1988 yılında merhum Hasan Aktürk başkanlığında kurulan Gümüşhaneliler Derneği Başkanı Serdar Giriftinoğlu, istedikleri desteği göremediklerini söyledi.
1988 yılında merhum Hasan Aktürk başkanlığında kurulan Gümüşhaneliler Derneği
Başkanı Serdar Giriftinoğlu, istedikleri desteği göremediklerini söyledi. Giriftinoğlu,
“Toplumun aynası olan sivil toplum örgütleri ve derneklere olan desteğin ilerleyen
zamanda artacağını ümit ediyoruz” dedi. RÖPORTAJ: FAHRİ HANER
Her hafta gazetemizin 7. Sayfasında yer verdiğimiz Hemşeri Derneklerine bu hafta
Gümüşhaneliler Yardımlaşma ve Dayanışma Derneği’ni konuk aldık. Röportajımızda STK
ve derneklerin sorunlarına değinen Gümüşhaneliler Derneği Başkanı Serdar Giriftinoğlu’na
samimiyeti için teşekkür ederiz.
GÜMÜŞHANELİLER DERNEĞİ
1988 yılında merhum Hasan Aktürk başkanlığında kurularak hizmet vermeye başlayan
Gümüşhaneliler Derneği, faaliyetlerini başarıyla sürdürüyor. Genel kurul sonucu başkan
seçilen Serdar Giriftinoğlu 500’ü aşkın üyesiyle büyük çalışmalara imza atıyor. İlçemizde
belli periyotlarda kültürel miraslarımızı anlatan stantlar kuran ve kuruluş amacı olan
yardımlaşma ve dayanışma konusunda yüzlerce yardıma muhtaç aileye yardım eli uzatan
Gümüşhaneliler Derneği, halkımızla iç içe, acılarına ve sevinçlerine ortak oldu.
GENÇLİK KOLLARI NASIL OLUŞTU?
Başkanımız Serkan Ece önderliğinde 2012 yılında gençlik kollarımızı kurduk. Kültürel
değerlerimizi yansıtmak ve eksik kalan yanlarımızı tamamlamak adına 150 yi aşkın üyemizle
kocaman bir aile olduk. Tüm hemşehrilerimizi bir araya toplayarak büyük bir kahvaltı
düzenledik. Böylece birlik ve beraberliğimizi pekiştirmek adına ilk önemli adımı attık.
Geleneksel yemeklerimizden oluşan, genci yaşlısı tüm hemşehrilerimize unutulmaya yüz
tutmuş kültürel değerlerimizi anımsattık. Mübarek Muharrem ayında 2500 hemşehrimize ve
halkımıza aşura dağıttık. Bu sırada hacı ve hasta ziyaretlerini, cenazeleri, düğünleri hiçbir
şekilde ihmal etmeyip tüm dernek üyelerimizle hemşehrilerimizin yanında olduk. Yapımı
45 gün süren finans ve iş gücünün tamamı gençler tarafından karşılanan sosyal ve kültürel
etkinliklerimizi yapabileceğimiz Harşit Çay Evi’ni hemşehrilerimizin hizmetine açtık. Kızılay
ile iş birliği içerisinde kan kardeş kampanyasında önemli bir fayda sağladık. Peygamber
efendimiz (sav) Kutlu Doğumunda halkımızla iç içe 2000 karanfil dağıttık ve daha bir çok
etkinliğimizle halkımıza ve hemşehrilerimize kendimizi sunduk.
GÖLCÜK YÖNETİMİNDEN İSTEKLERİNİZ NELERDİR?
Dernek olarak tüm finansımız hemşerilerimizin tam anlamıyla desteğiyle sağlanmaktadır.
Etkinliklerimiz hemşerilerimizin aynı oranda desteğiyle faaliyetlere yansımaktadır.
Sivil toplum örgütleri ve dernekler Gölcük içerisindeki etnik kökenleri temsil etmesinden
dolayı Gölcük Belediyesinin sürekli bu birimlerle iş birliğini arttırması gerekmekte. çünkü
yardımlaşma ve tanıtımda bu kuruluşların ektisel alanı ilçemiz içerisinde oldukça fazla.
Açıkçası şu anda ciddi bir destek görememekteyiz. Bundan dolayı çoğu faaliyetleri yerine
getirememekten muzdaripiz. Toplumun aynası olan sivil toplum örgütleri ve derneklere olan
desteğin ilerleyen zamanda artacağını ümit ediyoruz.
GÜMÜŞHANE’NİN TARİHİ
Gümüşhane’miz 5 ilçeden oluşmakta; bunlar merkez ilçesi Kelkit, Şiran, Torul ve
Kürtün’dür. Genelinde karasal iklim hakim olmakta; kışları kar yağışlıdır ve Karadeniz
bölgesindeki diğer şehirlerimize göre daha fazla soğuk olduğu görülmektedir. Bunun
nedeni ise Karadenizin, denizi olmayan tek şehri konumunda olmasıdır. Kuruluşu M.Ö.3000
yıllarına dayanan Gümüşhane hiç kuşkusuz tarihi süreç içerisinde günümüze dek önemini
kaybetmemiş bir yerleşim yeridir.Coğrafi ve tarihi yapıya bakıldığında bir çok etnik kökeni
içerisinde barındırmış, bir çok savaşa ev sahipliği yapmış bir yer Gümüşhane. Coğrafi
konumu itibariyle de Karadeniz’i doğuya bağlayan geçiş noktası üzerinde konumlanmış,
her uygarlıktan bir parçayı bünyesinde barındıran eşsiz doğal ve tarihi değerleri olan bir
ilimizdir. Gümüşhane, il merkezi ortasından geçen Harşit Çayı’nın iki yakasına yaslanmış
durumdadır. Gümüşhane tarihi mimarisinin en ilgi çekici unsuru olan konaklar, ziyaretçilerini
tarihin derinliklerine sürükler. İlde tescilli bulunan 44 adet konak mevcuttur. Gümüşhane
tarihi kalıntılar bakımından oldukça zengin bir yapıya sahiptir. İl genelinde 2863 sayılı
yasa kapsamında tescilli bulunan 24 adet camii, 5 adet türbe ve kümbet, 14 adet kale, 6
adet minare, höyük ve Peri Bacası, 6 adet han ve hamam, 6 adet mezarlık, 32 adet çeşme,
39 adet Köprü, 99 adet kilise ve şapel, 5 adet okul ve medrese, 7 adet mağara, 2 adet göl ve
şelale, 20 adet sit alanı tarihi ve doğal değerlerimizdendir. İl genelinde toplam 405 tarihi eser
bulunmakta olup bunların 277 adedi koruma altına alınan tarihi eserler kapsamındandır.
GEÇİM KAYNAKLARI
Sanayi önemli bir yer tutmakta; Gümüşhane’de madencilik ilimiz sanayisinin geleceği için
en önde gelen sektör olarak görülmektedir. İçerisinde yer alan altın ve gümüş rezervleri
ekonomisinde önemli yer tutmaktadır. Ayrıca silah sanayileri beton ve mermer üretimi
yöresel tatlardan pestil, köme ve kuşburnu ürünleri imalatı il ekonomisini canlandıran önemli
unsurlardır. Tarım ve hayvancılık da önemli geçim kaynaklarındandır. Gümüşhane halkının
bir kısmı hayvancılık ve tarımla ekonomisini ayakta tutuyor.
KÜLTÜREL TATLAR
Sahip olduğumuz yöresel tatlarımızın başında kuşburnu mamulleri tüm dünyaya mal olmuş
pestil ve köme, tatlı erişte, herle çorbası, kuymak, çıplak dolma, yoğurtlu ziron böreği, zuluf
pakla, minzili kartol, gendime çorbası, haşıl ve borani gibi yöresel tatlarımız mevcuttur. Bu
yöresel tatlar vazgçeçilmez yemeklerimizdir.
ÜNLÜ SİMALAR
Adı Gümüşhane’mize mal olmuş değerli simalar : Ebu Ziyaüddin Gümüşhanevi
Haz. Mahmut Oltan Sungurlu ,Aydın Doğan, Milletvekillerimizden Fikri Işık ,İzmit
Belediye Başkanı Nevzat Doğan, değerli yazarlarımızdan Sabri Özcan ve Hüseyin Ece,
sanatçılarımızdan Mustafa Küçük ve birçok ünlülerimiz vardır.
GÜMÜŞHANE NÜFUSU
Gümüşhane nüfus bakımından en fazla göç veren illerin başında gelmektedir. Resmi
rakamlara göre; Gümüşhane’de yaşayan 135,200 nüfus vardır. Kocaeli Bölgesi’nde bu rakam
32,000, Gölcük Bölgesi’nde ise 10,268 hemşerimiz ikamet etmektedir. Tabi ki Türkiye’nin
bir başka il ve ilçeye de göçleri mevcut olduğu bilinmektedir. Göçün büyük nedeni işsizlikten
dolayı kaynaklanıyor.