Cintaş, defter tasdiki hakkında bilgi verdi
Serbest Muhasebeci Mali Müşavir Mustafa Cintaş, 2016 yılı defter açılış tasdikleri ile ilgili konular hakkında bilgiler verdi
Serbest Muhasebeci Mali Müşavir Mustafa Cintaş, önümüzdeki yıl ile ilgili olarak defter açılış tasdikleri ile ilgili olarak önemli açıklamalarda bulundu. Cintaş, açıklamasında “Defter tutmak zorunda olan gerçek ve tüzel kişiler (Tacirler), ticari defterlerini tasdik ettirirlerken hem Vergi Usul Kanunu’na hem de Türk Ticaret Kanunu’nda belirttiğimiz ilgili madde hükümlerini göz önünde bulundurmalıdırlar. Tacirler yukarıda açıklandığı şekliyle 2016 yılı için tutacakları ticari defterleri belirleyerek Türk Ticaret Kanunu’nun 64. ve Vergi Usul Kanunu’nun 221. maddeleri uyarınca tasdike tabi yasal defterlerin açılış tasdikini Türk Ticaret Kanunu’nda tutulması gereken ticari defterlerin, kullanılmaya başlanmadan önce tasdik edilmesi gerektiği belirtilip herhangi bir tasdik zamanı belirtilmemiştir. Vergi Usul Kanunu’nda ise tutulması gereken ticari defterler ile ilgili olarak bazı tasdik zamanları belirlenmiştir. Buna göre öteden beri işe devam etmekte olanlar, defterin kullanılacağı yıldan önce gelen son ayda (Hesap dönemi bir takvim yılı olanlar, aralık ayı içinde); hesap dönemleri Maliye Bakanlığı tarafından belirlenenler, defterin kullanılacağı hesap döneminden önce gelen son ayda, yeniden işe başlayanlar, sınıf değiştirenler ve yeni bir mükellefiyete girenler, işe başlama, sınıf değiştirme ve yeni mükellefiyete girme tarihinden önce, vergi muafiyeti kalkanlar ise muaflıktan çıkma tarihinden başlayarak on gün içinde gerekli işlemleri yaptırmalılar” dedi.
DEFTER KULLANANLARA UYARI
Cintaş, açıklamasının devamında “Tasdike tabi defterlerin dolması, dolayısıyla veya sair sebeplerle yıl içinde yeni defter kullanmaya mecbur olanlar bunları kullanmaya başlamadan önce; defterlerini ertesi yılda da kullanmak isteyenler ocak ayı içinde; hesap dönemleri Maliye Bakanlığı’nca belirlenenler bu dönemin ilk ayı içinde ticari defterleri ile ilgili olarak tasdik işlemini yaptırmak zorundadırlar. Defterlerini ertesi yılda da kullanmak isteyenler, aynı deftere ikinci bir tasdik işlemi yaptırdıklarından bu işlem ‘Ara tasdik’ ya da ‘Tasdik yenileme’ olarak isimlendirilir” dedi.
BAZI DURUMLARDA KAPANIŞ TASDİKİ YOK
Defter uygulaması ve tasdiki hakkında bilgiler aktaran Cintaş, “Elektronik ortamda defter tutulmasına imkân sağlayan Elektronik Defter Genel Tebliği, 13 Aralık 2011 tarihli Resmi Gazete’de yayımlanmıştır. Bu tebliğde, defterlerini elektronik ortamda oluşturmak, kaydetmek, muhafaza ve ibraz etmek isteyen gerçek ve tüzel kişilerin sağlaması gereken şartlar ve prosedürler belirlenmiştir. Şartları yerine getiren mükelleflerin, 01 Ocak 2012 tarihinden itibaren e-defter uygulamasından yararlanmaları ve yevmiye defteri ve defteri kebiri elektronik ortamda tutmaları mümkündür. Elektronik defter tutanlar için hesap döneminin ilk ayının beratının alınması açılış onayı, son ayının beratının alınması ise kapanış onayı yerine geçmektedir. 2015 yılı defter kapanış tasdikleri için de bazı bilgiler verebiliriz. Yevmiye defteri, (izleyen faaliyet döneminin altıncı ayının sonuna kadar, normal hesap dönemleri için Haziran ayı sonu); Anonim Şirket Yönetim Kurulu Karar Defteri (İzleyen faaliyet döneminin birinci ayının sonuna kadar normal hesap dönemleri için Ocak ayı sonu) dışındaki defterlerin kapanış tasdiki yaptırılmaz. Sonuç olarak yeni yılda tutulması gereken defterlerin tasdik edildiği bugünlerde, mükellefin hangi tüccar sınıfında bulunduğunun tespit edilmesinde dikkat edilmesi gereken hususlar vardır. Örneğin ikinci sınıftan birinci sınıfa geçişte, alım satım hadlerinin dikkate alınması durumunda, bu hadlerden sadece birisinde kanuni oranlarda artışın yeterli görülür iken; ikinci sınıfa geçilebilmesi bakımından hem alış hem de satış rakamlarında kanuni oranlarda düşüş olmasının arandığı gözden kaçırılmamalıdır. Ayrıca, şartların gerçekleşmesi durumunda, ikinci sınıfa geçiş isteğe bağlı iken, birinci sınıfa geçişin zorunlu olduğuna da dikkat edilmelidir. Bilanço esasına göre defter tutması gerektiği halde işletme hesabı esasına göre defter tutulması Vergi Usul Kanunu’nun 30/3. maddesi uyarınca re’sen takdir nedenidir. Buna rağmen, usulüne uygun olarak işletme hesabı esasına göre tutulmuş olan defterler maddi kanıt olarak kabul edilebilmektedir. Diğer taraftan mükellef hakkında vergi ziyanına neden olacak bir husus tespit edilmemişse, sadece iki kat birinci derecede usulsüzlük cezası kesilmekle yetinilir. Bilanço esasına göre defter tutması gerektiği halde işletme defteri tutulması, KDV’nin indirimine engel değildir. Ancak, Maliye Bakanlığı farklı görüşte olup, defterler hiç tutulmamış kabul edilerek tüm KDV’lerin reddine gitmektedir. Danıştay ise, KDV’nin indirim konusu yapılabileceği görüşündedir. Bu nedenle mükelleflerin tutmaları gereken defterin sınıfı konusunda dikkatli olmaları gerekmektedir” dedi.