“Asteğmen Kubilay’ı saygı ile anıyoruz”
İşçi Partisi İlçe Başkanı Gürsel Albayrak, konu ile ilgili olarak yaptığı açıklamada “Yobazlar tarafından katledilişinin 84.yılında, devrim şehidimiz Mustafa Fehmi Kubilay’ı saygıyla ve minnetle anıyoruz..
Mustafa Fehmi Kubilay, 1906'da Kozan'da, Giritli bir ailenin çocuğu olarak dünyaya geldi. 1930 Menemen irtica olayı, genç Cumhuriyet rejiminin 1925 yılındaki Kürtçü-şeriatçı Şeyh Sait isyanından sonra tanık olduğu ikinci önemli irtica olayıdır. Kubilay olayında Türkiye’de ‘devlet’ vardı. İrtica henüz iktidar olmamıştı ve bir gün olacağını da hiç kimse aklına bile getirmezdi” dedi.
“BİR İSYAN HAREKETİ BAŞLATMIŞLARDIR”
Başkan Albayrak, açıklamalarının devamında “Şeyh Esat’ın Manisa’da Nakşibendî tarikatını yaymakla görevlendirdiği Laz İbrahim tarafından yönlendirildi. Elebaşılar arasında, Giritli Derviş Mehmet, Şamdan Mehmet, Sütçü Mehmet Emin, Nalıncı Hasan, Küçük Hasan vardı. Derviş Mehmet, camide namaz kılanlara kendini ‘mehdi’ olarak tanıttı ve dini korumaya geldiklerini söylerler. 23 Aralık 1930'da arkalarında 70 bin kişilik halife ordusunun olduğunu, öğle saatlerine kadar şeriat bayrağı altında toplanmayanların kılıçtan geçirileceğini söylediler. Camideki yeşil bayrağı alarak uzun bir sopaya takıp Menemen şehir meydanında kazdıkları bir çukura diktiler. Bayrağın çevresinde dönerek, tekbir getirip zikrederek ve ‘Şapka giyen kâfirdir! Yakında şeriata dönülecektir’ diyerek bir isyan hareketi başlatmışlardır. Yunan ordusuna karşı savaşan Mehmetçik’i arkadan vuran, düşmanla işbirliği yapıp Konya, Yozgat, Düzce, Gerede gibi yerlerde ordumuza karşı isyan eden hep onlardı” dedi.
“CUMHURİYETİ KATLETMEK İÇİN HER YOLU DENİYORLAR”
Başkan Albayrak, konuşmasının sonunda ise “Alay komutanı, yedek subay Kubilay'ı bu hareketi bastırmak için bir manga askerle olay yerine gönderir. Askerlerin yanından ayrılarak tek başına onların arasına girip teslim olmalarını ister. Onlardan biri ateş ederek Kubilay’ı yaralar. Karşıdan bunu gören askerler ateş açarlar. Fakat tüfeklerinde öldürücü etkisi olmayan manevra fişekleri vardır. Derviş Mehmet ‘Bana kurşun işlemiyor’ diyerek halkı kandırmaya çalışır. Kubilay yaralı halde cami avlusuna sığındıysa da Derviş Mehmet ve arkadaşları peşi sıra gelerek, yaralı Asteğmen Kubilay'ın başını, testere ağızlı bağ bıçağıyla keser. Kesik başı yeşil bayrağın sopasına dikmeye çalışırlar ancak başaramadılar. Kubilay'ın başını yeşil bayrağın dikili olduğu sopaya iple bağlayıp halka teşhir etmişlerdir. Askeri birlik yetişir. Komutan ‘Teslim olun!’ diye bağırır. Ancak olay çatışmaya dönüşür ve askeri birlik ateş eder. Göstericilerden Derviş Mehmet de dahil bazıları ölürken, bazıları kaçar! Menemen olaylarında Kubilay’ı katledenlerin torunları, dedeleri gibi şimdide cumhuriyeti katletmek için her yolu deniyorlar. Daha sonra hepsi birden yakalanır. Menemen olayının izleri toplumsal bellekte yer etmiştir ve Asteğmen Mustafa Fehmi Kubilay, ‘devrim şehidi’ olarak simgeleşmiştir. Şehit edilişinin 84. yıldönümünde Kubilay’ı bir kez daha saygı ve minnetle anıyoruz” dedi.