Aşık Veysel türkülerle anıldı
03 Nisan 2013 15:35

Aşık Veysel türkülerle anıldı

Gölcük Değirmendere Müfit Saner İlköğretim Okulu ile Musiki Derneği tarafından önceki gün Aşık Veysel, türkülerle anıldı

Değirmendere Musiki Derneği Aşık Veysel’i önceki gün türküleriyle andı. Aşık Veysel’in ölümünün 40. yılında Gölcük Değirmendere Müfit Saner İlköğretim Okulu ile Musiki Derneği tarafından önceki gün anma töreni düzenlendi. Gölcük Belediyesi Kongre Sarayı’nda gerçekleşen konsere; Gölcük Belediye meclis üyeleri, Fahrettin Büyükoğlu, Kültür Dernekleri Platformu Başkanı Rasim Tuz, THK Şube Başkanı Mustafa Cintaş, Niğdeliler Derneği Başkanı Cemil Çakmak, Konya ve Karamanlılar Derneği Başkanı Ercan Ertekin ve türküseverler katıldı.

 

AŞIK VEYSEL SAZIYLA YAŞIYOR

Şef Emrullah Erçelik yönetiminde gerçekleşen konserde, Aşık Veysel’in şiir ve türküleri seslendirilirken, bir yandan da hayatı sunum eşliğinde seyirciyle paylaşıldı. “Dostlar Beni Hatırlasın”, “Ben Gidersem Sazım Kalır”, “ Uzun İnce Bir Yoldayım” türküleri ile Aşık Veysel’in dünya gözü ile görmeden nasıl baktığını, birlik ve bütünlük mesajları veren, karanlık dünyasından aydınlıklar çıkaran sazında, türkü ve şiirlerinde asla unutulmadığını sazıyla hala yaşadığını bir kez daha gösterdi.

 

‘AŞIK VEYSEL DENİNCE AZMİN ZAFERİ AKLA GELİYOR’

Törende yaptığı konuşmasında Aşık Veysel’i anlatan Değirmendere Musiki Derneği Başkanı Hasan Aksoy “Aşık Veysel, Türkiye’nin yetiştirdiği önemli şahsiyetlerden biridir. Aşık Veysel dendiğinde, küçük yaşta gözlerini kaybetmiş olmasına rağmen, azmin zaferi akla geliyor. Aşık Veysel gibi ozanlarımızın sözlerini iyi anlamanın ve gelecek nesillere aktarmanın önemli olduğuna inanıyorum. Ortak payda çok önemlidir. Ben bu vesile ile Aşık Veysel’i rahmetle anıyor ve tüm Aşık Veysel dostlarını saygıyla selamlıyorum” dedi.

AŞIK VEYSEL KİMDİR?

Veysel Şatıroğlu, 1894’te Sivas’ın Şarkışla ilçesine bağlı Sivrialan köyünde dünyaya geldi. Babası “Karaca” lakaplı, Ahmet adında bir çiftçidir. Veysel’in doğduğu sıralar, çiçek hastalığı Sivas yöresinde etkisini çok şiddetli gösteriyordu. Çiçek yüzünden Veysel’den önce, iki kız kardeşi yaşamlarını yitirmişti. 1901’de yedi yaşına girdiği sıralarda Sivas’ta çiçek salgını yeniden yaygınlaştı ve o da yakalandı bu hastalığa. Sağ gözünün görme şansı vardı ve ışığı seçebiliyordu bu gözüyle o sıralar. Ne var ki, yakasını bırakmayan olumsuzluklar Veysel’in diğer gözünün de kör olmasına sebep oldu. Aşık Veysel’in hayatında ikinci önemli değişiklik seferberlikte başladı. Kardeşi Ali ve arkadaşları harp için cephelere gidince, arkadaşsızlık ve kardeş acısı, sefalet, onu umutsuzluğa sürükledi ve yalnızlığı daha derinden hissetmeye başladı. Veysel’in annesi ve babası seferberlik sonlarına doğru “belki biz ölürüz ve kardeşi Veysel’e bakamaz” düşüncesiyle Veysel’i akrabalarından Esma adında bir kızla evlendirdiler ve Esma’dan bir kız, bir oğlu oldu Veysel’in. Oğlan çocuğunun daha on günlükken ölümüyle hayata küsen Veysel, bundan sonra 24 Şubat 1921’de annesi, ondan 18 ay sonra da babasının ölümüyle iyice yıkıldı. Aşık Veysel yaşadıkları zorlukların ardında kendi besteleri ile saz çalıp türkü söyleyerek yaşamını idame etti. Aşık Veysel 21 Mart 1973 günü, sabaha karşı saat 3.30’da doğduğu köy olan Sivrialan’da, şimdi adına müze olarak düzenlenen evde yaşama gözlerini yumdu. 

BENZER HABERLER
X