‘Anayasa, toplumsal mutabakat metnidir, %51’le yapılmaz’
CHP Kocaeli Milletvekili Haydar Akar, CHP İlçe Örgütü’nün ev sahipliğinde, Kavaklı’da hizmet veren Anfora Kafe’de ilçemizde görev yapan muhtarlara yeni anayasa maddelerini ve referandum sürecini anlattı.
Milletvekili Akar, “Anayasa, toplumsal mutabakat metnidir, %51’le yapılmaz” dedi. Cumhuriyet Halk Partisi Kocaeli Milletvekili Haydar Akar, CHP İlçe Örgütü’nün ev sahipliğinde, ilçemizde hizmet veren bir kafede, Gölcük’te görev yapan muhtarlara yeni anayasa maddeleri ile referandum sürecini anlattı. Programa CHP Kocaeli Milletvekili Haydar Akar’ın yanı sıra CHP İl Başkanı Cengiz Sarıbay ve yönetimi, CHP İlçe Başkanı İsmet İşeri ve yönetimi, CHP İlçe Kadın Kolları Başkanı Türkan Çimen ve yönetimi, CHP İlçe Gençlik Kolları Başkanı Güney Yılmaz ve yönetimi, Türkiye Muhtarlar Derneği Gölcük Şubesi Başkanı Bilge Saral, ilçemizde görev yapan muhtarlar ve partililer katılım gösterdi. Toplantı öncesinde kahvaltı yapan davetliler, kahvaltının ardından Milletvekili Haydar Akar’ı dinledi.
‘NEDEN BU AŞAMAYA GELİNDİ?’
Programda ilk olarak CHP İlçe Başkanı İsmet İşeri bir konuşma yaptı. Başkan İşeri, “Ülkemizde demokratik yöntemlerle seçimler yapılıyor. Bizler de seçimlerle görevlerimize seçilen kişileriz. Tabi muhtarlar, bu konuda bir adım önde. Herhangi bir mahallemizin muhtarı ‘Benim 3 bin, 5 bin oyum var’ diyebilir. Fakat bizler böyle söyleyemeyiz. Sizler çok önemlisiniz. Ülkemizin böylesine sıkıntılı bir süreçten geçtiği dönemde referanduma neden gerek duyuldu, böyle bir anayasa değişikliği neden gerekli kılındı, buna gerek var mıydı; ekonomik krizler, sınır ötesi operasyonlar, darbe girişimi süreci gibi birçok sıkıntılar dururken neden bu süreçte anayasada değişiklik yapılarak bir başkanlık sistemi getirilmek isteniyor? Her açıdan büyük sıkıntılar çekiyor ülkemiz. Böylesine sıkıntılı bir süreçte acaba anayasa değişikliği getirilerek bir başkanlık sistemi mi getirilmeli yoksa parlamenter demokrasiyi güçlendirerek daha iyi bir parlamenter sistemi mi getirmek daha doğru olurdu? Neden bu aşamaya gelindi?” dedi.
‘KAFALARDA SORU İŞARETİ BIRAKIYOR’
Başkan İşeri, “Ülkenin bekası için bu anayasa değişikliğinin çok önemli olduğu söyleniyor ama olası evet sonucunda bu anayasal değişiklik, 2019’da geçerli olacak. Bu da ne kadar bir beka sorununun olduğu hakkında kafalarda soru işareti bırakıyor. Beni bugün CHP İlçe Başkanı olarak değerlendirmeyin. Yurdunu, devletini kollayan bir birey olarak görün. Çünkü bu, ülkemizin geleceği ile ilgili çok önemli bir sorun. Muhtarlarımın da görüşleri var ve herhangi bir siyasi partiye de üye olma hakları da var. Bu bir siyasi yarış değil. Nedense siyasi aktörler, bu durumu siyasi bir yarış içine sokuyor. Bu benim anayasam; yarınım, geleceğim, düşüncelerim, özgürlüğü, işyerindeki dokunulmazlığım, her şeyimdir. Televizyonların anayasa değişikliğindeki maddeleri anlatarak halkı bilinçlendirmesi gerekirdi. Gerçekten bu anayasa değişikliği bizlere bir şeyler katacak mı yoksa yeni anayasa bizim demokrasimizden, özgürlüğümüzden bir şeyler götürecek mi, bunları sizlere anlatacağız. Halkla birebir nüfuz eden sizlersiniz. Ben birçok AKP’li arkadaşıma saygı duyuyor ve onlara da söylüyorum. Bu maddeler arasındaki bir tek olumsuzluk, hayır dememiz için yeterlidir. Beni dinlediğiniz için teşekkür ediyorum. Sizin bu süreçte geleceğiniz, çocuklarınız için siyasi düşüncelerden arınarak önemli katkılar koyacağınıza inanıyorum” dedi.
‘ÖNEMLİ OLAN PARTİLERE ÜYE OLMAK DEĞİL, İNSAN OLMAKTIR’
Başkan İşeri’den sonra sözü CHP İl Başkanı Cengiz Sarıbay aldı. Başkan Sarıbay, “Sevgili İlçe Başkanı’ma sizlerle bizleri buluşturduğu için teşekkür ediyorum. Vekilimiz Haydar Akar, sizlere referandum ve anayasa değişikliği ile ilgili önemli bilgiler aktaracak. Sizler, kendi bölgenizde devletin en önemli parmağısınız. Bunu en iyi şekilde değerlendireceğinizden eminim. Önemli olan siyasi partilere üye olmak değil, insan olmaktır. Halkımız sizleri seçmiş. Görevlerinizde başarılar diliyoruz. Her türlü emrinize hazırız. 16 Nisan sonrasında hangi sonuç çıkarsa çıksın hepimiz, karara saygı duyacağız. Sizden bu anayasanın geçmemesi için çaba göstermenizi rica ediyorum. Katılımlarınızdan ötürü teşekkürlerimi sunuyorum” dedi.
‘HALKIMIZIN SAĞDUYULU DAVRANACAĞINI DÜŞÜNÜYORUM’
Toplantıda son olarak konuşma yapan CHP Kocaeli Milletvekili Haydar Akar, “16 Nisan’da belediye başkanı, muhtar, belediye meclis üyesi, başbakan seçmeyeceğiz. Tamamen Türkiye’nin, çocuklarımızın geleceği ile ilgili bir karar vereceğiz. Türkiye’yi ya bir kişiye teslim edeceğiz ya da parlamenter rejime, bugün 80 milyon, yarın gelecekte 100 milyon kişinin kendi fikirlerinin hayata geçtiği mevcut rejime devam edeceğiz. Ben tüm halkımızın, siyasi fikir ve ideolojisini bir kenara bırakarak sağduyulu davranacağını düşünüyorum. Böyle bir seçime gidiyoruz. Şimdi sizden bu oyları kendimiz, partimiz için istemiyoruz. Bir vatandaş olarak ülkemizin ve çocuklarımızın geleceği için bu sisteme dur diyelim diyoruz. Anayasalar, toplumsal mutabakat metinleridir. Toplumun tümüyle yapılır, %51’i ile yapılmaz. Tunus’ta Arap Baharı neticesinde bir sonuç ortaya çıktı. Dört sivil toplum örgütüne anayasa yapmaları için görev verildi. Bunlar ticaret odası, işveren sendikası, işçi sendikası ve barolar birliği oldu. Mecliste 200 parlamenterin 188’inin oyunu aldılar ve demokrasi ile tanıştılar. Tüm Arap ülkeleri, demokrasi ile ilgili olarak Türkiye’yi örnek gösterirdi. Şimdi biz tam tersi bir aşamaya doğru kendimizi kanalize etmeye çalışıyoruz” dedi.
‘ANAYASA, TOPLUMUN TÜM KESİMİNİ KAPSAMALIDIR’
Milletvekili Haydar Akar, “Anayasa, toplumun tüm kesimini kapsamalıdır. Halkın barış ve huzur içinde yaşaması için hazırlanan metinlerdir. Herkes anayasaya uymak zorundadır. Mevcut anayasayı beğenmeyebilirsin. Bugün bu durumla karşı karşıya değiliz. Bu anayasa değişikliği bugün ilk defa mı yapılıyor? Hayır. 1982 Anayasası, çok kez değiştirildi. Anayasamızdaki 176 maddeden 112 maddesi zaten değiştirildi. 2002’den önce 56 tanesi, 2002’den sonra da 56 tane madde değiştirildi. Anayasanın neredeyse tüm maddeleri zaten değişti. Değişti de toplumsal bir huzuru yakalayabildik mi? Terörü bitirebildik mi? Ya da anayasanın içinde yazan basın hürdür ve sansür edilemez maddesine uygun bir yönetim şeklimiz mi var? Yargı bağımsızdır dediğimiz zaman yargı bağımsız mı oldu? Daha 12 Eylül hukukunu değiştiremedik. Anayasalar, vatandaşı devlete karşı korur ki anayasa bunun için yapılır. Tüm bunlar varken anayasa insanları korudu mu? Basın temsilcileri hapiste. Demek ki alt hukuk değişmediği sürece anayasa değişikliği bir anlam ifade etmiyor” dedi.
‘İYİ HAZIRLANMAMIŞ BİR ANAYASA GELDİ’
Milletvekili Akar, konuşmasının devamında, “Demokrasiyi yakalayamıyoruz. Toplumsal uzlaşıdan uzağız. Avrupa’da koalisyon hükümetleri bulunuyor. Denetleme açısından tek partiler bile yanlarına bir başka partiyi alıyor. Biz mecliste büyük bir mücadele verdik. Anayasa maddeleri yayınlansın dedik ama bir türlü yayınlatılmadı. Yayınlanmış olsaydı belki bu programları yapmazdık. Anayasa değişikliği 21 madde ile geldi. Bir maddede federasyonları getirebilir, özerk bölgeler kurabilir diye bir yazı vardı. Büyük tartışmalarla o madde, değişiklikten çıkarıldı. Sonrasında bir madde daha çıktı. Demek ki iyi hazırlanmamış bir anayasaydı. Baroların olmadığı, anayasa profesörlerin ve akademisyenlerin olmadığı, sivil toplumlarının olmadığı bir anayasa taslağı görüşülmez aslında ama maalesef biz böyle bir dayatma ile karşı karşıya kaldık. Değişikliğin ilk maddesi, Türkiye Cumhuriyeti yargısının bağımsızlığının yanına bir de tarafsız ibaresini ekleyecekti. Bunu buraya yazmak yargının bağımsız ve tarafsız olacağını gösteriyor mu? Ergenekon, balyoz, askeri casusluk gibi olayları yaşadık. Bu olaylar, yargının bağımsız olacağını gösteriyordu ama değildi. Bir HSYK vardı. Bu HSYK, kendi doğrultusunda savcılar tarafından hazırlanmayan iddianameleri kabul etmiyordu, savcıları değiştiriyordu. Mahkeme sürecini götürmeyen hakimleri kabul etmiyordu” dedi.
‘DEMEK Kİ YARGI SİYASALLAŞMIŞTI’
Akar, “Demek ki yargı siyasallaşmıştı. Yargıyı HSYK, şimdiki adıyla HSK yapıyor. 2010’da bir referanduma gittik. HSK’nın yapısı bu referandumda değişti. Bazı şeyleri halka iyi anlatmadan kabul ettirmek, iyi çözümler oluşturmuyor. HSK’daki 22 kişi, anayasa değişikliği kabul edilirse 13’e düşecek. 13 kişiden 4’ünü Cumhurbaşkanı atayacak. Adalet Bakanı, müsteşar daimi üye. Diğer yedi kişiyi meclis seçecek. Çoğunluk partisi kimse onun atayacağı bir sistem var. Böylece bu kurum siyasallaşmış olacak. Bu madde, anayasa değişikliği kabul edilirse 30 gün içinde devreye girecek. Anayasa Mahkemesi üyeleri, daha önce 17 idi, 15’e düşürülüyor. Askeri yargı kalktığı için sayı 15’e düşüyor. 15 isimden 12’sini Cumhurbaşkanı atıyor. Türkiye’de Başkan’ın atayacağı 12 yargıç, bağımsız olabilir mi? Mümkün değil. Bağımsız ve tarafsız ibaresini koymak, herhangi bir şey ifade etmiş olmuyor. İkinci maddeye baktığımızda 550 olan vekil sayısı 600 olacak deniyor. Anayasa değişikliği olduktan sonra parlamentoya bile ihtiyaç olmayacak. Bazı Avrupa ülkelerinin nüfusu bizim ülkemizden daha fazla ama vekil sayıları bizimkinden oldukça az” dedi.
‘18 YAŞINDAKİ GENÇ, YASAMA YETKİSİNİ NASIL YERİNE GETİRECEK?’
Milletvekili Akar, konuşmasının sonunda ise “Siz 18 yaşındaki çocuğa akşam saat 10’a kadar izin veriyorsunuz. 10’dan sonra eve gelmediğinde merak ediyorsunuz, arkadaşlarını, kendisini arıyorsunuz. 18 yaşındaki bir çocuk, hangi uzmanlık alanıyla bir yasama yetkisini yerine getirecek? Gelecekteki vekillerin bir fonksiyonu olmayacağı için meclisi pek önemsemiyorlar. 18 yaşındaki bir çocuk, üniversiteye mi gidecek, kız arkadaşıyla mı buluşacak, kendisini mecliste mi yoksa pastanede mi bulacağız? 18 yaşındaki bir vekilin 23 yaşında milletvekilliği bitiyor. Sonra bu çocuk ne olacak? Yaş şartlarını ve prim gününü dolduracak. Yoksa emekli de olamıyor. Bu çocuğun hayatı biter. Vekilliği bittikten sonra ne iş yapacak bu çocuklar? Her işi de yapamayacaklar. 18 yaşındaki bir çocuğa bir şey teslim edemiyorsun ama devleti temsil etme yetkisi veriyorsun. Askerlikten de muaf oluyorlar. Bu, toplumdan çok büyük bir tepki aldı. Yasama, yürütme ve yargısı bağımsız olan ülkeler, daha hızlı ve iyi bir şekilde gelişir. Bu anayasa geçerli olursa başkanlık ve genel seçimler, beş yılda bir aynı gün yapılacak. Bunun dünyada bir eşi benzeri yok. A Partisi çoğunluğu sağladı, bu partinin başkan adayı da ikinci seçimi kaybetti ve başkan olamadı diyelim. Çatışma orada başlıyor. Bu durum, ülkemizin başına çok dert açacak. Başkan seçilen kişi, ülkenin her konusunda karar verecek. Hepsine başkan karar verecek. Toplumun %100’ü ile seçilen vekiller ise herhangi bir karar veremeyecek. Aynı gün seçimlerin olması da doğru değil. Diyeceksiniz ki ülkenin durumu sürekli seçim yapılmasını kaldırmıyor. Ülkemiz 6 yılda 6 seçim gördü” dedi. n Erdem ŞENGÜL