Küresel borç artışında kamu ve özel sektör yatırımları önde
04 Mart 2026 11:35

Küresel borç artışında kamu ve özel sektör yatırımları önde

Küresel borç stokundaki yükseliş çok boyutlu dinamiklerin etkisiyle sürerken, özellikle kamu harcamaları ile teknoloji ve dijital dönüşüm odaklı özel sektör yatırımları borçluluk artışının temel belirleyicileri arasında yer alıyor

Uluslararası Finans Enstitüsü (IIF) "Küresel Borç Monitörü" raporuna göre, küresel borç birikim hızı geçen yıl keskin bir şekilde hızlanarak salgın dönemindeki artıştan bu yana en hızlı yükselişini kaydetti. Toplam küresel borç, geçen yıl yaklaşık 29 trilyon dolar artarak 348,3 trilyon dolarla tüm zamanların en yüksek seviyesine çıktı. Mevcut tablo 2008 küresel finans krizindeki kadar kontrolsüz görünmese de riskin ağırlık merkezinin hane halkından kamu ve reel sektöre kaydığına işaret ediyor. Son yıllarda şirketlerin dijitalleşme süreçlerini hızlandırması ve yapay zeka yatırımlarına yönelmesi, kurumsal borçluluğu yukarı çeken başlıca unsurlar arasında gösteriliyor. Küresel borcun dağılımına bakıldığında, hane halkına ait borçlar geçen yılın dördüncü çeyreğinde 64,6 trilyon dolara, finansal olmayan şirketlere ait borçlar 100,6 trilyon dolara, kamu borçları 106,7 trilyon dolara ve finansal sektör borçları 76,4 trilyon dolara yükseldi. Kamu borçlanmaları 2025'te küresel borç artışının 10 trilyon dolardan fazlasını oluşturdu ve artışın neredeyse dörtte üçü Çin, ABD ve Avro Bölgesi'nden kaynaklandı.

TEKNOLOJİ ODAKLI SERMAYE HARCAMALARI ÖNE ÇIKIYOR

Geçmiş dönemlerde konut yatırımlarının borç dinamiklerini belirlediği görülürken, bugün teknoloji odaklı sermaye harcamalarının öne çıktığı değerlendiriliyor. Mevcut borç birikimi kısa vadede sistemik bir kriz sinyali üretmese de borçla finanse edilen yatırımların verimliliği kritik önem taşıyor. Gelir dağılımındaki bozulma ve yaşam maliyetlerindeki artış, hane halkının konut ve otomobil gibi temel ihtiyaçlara erişiminde krediye bağımlılığı artırarak küresel borç görünümünü besleyen diğer faktörler arasında bulunuyor. Kamu tarafında ise özellikle pandemi döneminde uygulanan mali destek paketleri, artan sanayi ve teknoloji teşvikleri ile yeşil dönüşüm yatırımları borçlanma gereksinimini büyüttü. Büyük ekonomiler arasındaki teknoloji rekabeti ve düşük karbonlu ekonomiye geçiş hedefleri doğrultusunda enerji, ulaştırma ve altyapı alanlarında artan kamu harcamalarının, gelecek dönemde de borç dinamikleri üzerinde belirleyici olması bekleniyor. Yapay zeka ve dijital dönüşüm yatırımlarının beklenen üretkenlik artışını sağlayamaması veya kamu harcamalarının düşük katma değerli alanlara yönelmesi durumunda borç sürdürülebilirliğinin baskı altına girebileceği ifade ediliyor. Bu çerçevede küresel ekonomide borçla büyüme eğiliminin devam ettiği ancak risklerin niteliğinin önceki kriz dönemlerine kıyasla farklılaştığı değerlendiriliyor. AA

BENZER HABERLER
X