Önyargı ile değil, anlayışla yaklaşılmalı
Günlük yaşantının içinde bazı insanlar karşılaşmış oldukları birtakım olaylar karşısında, iyice anlayıp dinlemeden önceden yorumda bulunur veya karşısındaki kimseler hakkında erkenden önyargıya varır. Herhangi bir olayı anlayıp dinlemeden varılan önyargılar ise yine o kişinin başkaları hakkındaki düşüncesi için olumsuz etki yaratmasına neden olur.
Karşılaştığımız birçok şey hakkında bilip veya bilmeden yorumda bulunup, bazen ağzımızdan çıkan sözcüklere dikkat etmediğimiz zamanlar olmuştur. Oysa ağzımızdan çıkan kelimelerin bir daha geri alınmayacağı düşüncesiyle hareket etmek ve buna göre konuşmak en doğrusudur diye düşünüyorum.
Bir kimse hakkında önyargılı davranarak, tahminlere dayalı ve o konu hakkında bilmediğimiz halde söylemiş olduğumuz sözler karşımızdaki insanları kırabilir, incitebilir ve geri dönüşü olmayan hatalara sürükleyebilir. Bazı kimseler ise yorum yapmaya çok meraklıdır. Öyle ki, bilmedikleri bir şey neredeyse yok gibidir. Bu şekilde davranan kimseler için yorumda bulunmak en çok sevdiği şeylerdendir.
Önemli olan o kimselerin o konu hakkında ne kadar bilgisinin olduğu değildir, onlar için önemli olan yorumda bulunmaktır. Oysa bir konu hakkında sağlıklı olarak yorumda bulunabilmek için, yeterince bilgi sahibi olabilmeliyiz. Söz insanın düşüncesinin dışarı vurması değil midir? Söz ağızdan bir anda çıkıverir. Unutulmaması gereken bir şey vardır ki, söz söylemek çok kolaydır.
Bazen ağzımızdan çıkan kelimelerin neler olduğuna dikkat etmeyiz. Belki sinirli bir anımızda veya heyecanlı olduğumuz bir durumda, bazen çok üzgün olduğumuz bir anda ağzımızdan çıkan kelimeleri tartmadan düşünmeden çıkardığımızda olmuştur.
Bazı kimseler her konuda yorumda bulunup, önyargıda bulunabilirken, o konu hakkında ne kadar bilgisinin olduğunu düşünemez. Bu gibi kimseler için bir konu hakkında bilgi sahibi olması hiçte önemli değildir. Önemli olanın yorumda bulunmak olduğunu zanneden kimseler, aslında yanıldıklarının farkında bile değildir. İşte bunun sonucunda da önyargılı olabilmektedirler.
Bazı kimseler ise her konuda fikir beyan eder. Toplumda bu şekilde davranan bazı kimseler her konuda bilgi sahibi olduğunu zannedip büyük bir yanılgıya düşebilirler. Bu şekilde yanlış davranışlar sergileyen kimseler konuşulan konulardan bir iki kelime duyup hemen başlar kendince doğru bildiklerini anlatmaya. İyi bir konuşmacı olmak kadar iyi bir dinleyici olmakta önemlidir. Şayet çok söyleyip az dinliyorsak, yanılgıya da düşebiliriz.
Bu tür davranışlarda bulunan kimseler, kendisini topluma kabul ettirme, kendi fikirlerinin önemsenmesi ve kendisinin saygı görmesi gibi yanlış algılar içinde bulunabilir. Önemli olan çok konuşmak değil, bildiğimiz doğruları karşımızdakine aktarabilmektir.
Bazı durumlarda karşımızdaki kimseler, bir anda ağzımızdan çıkıveren bir cümle ile kırabilir. Kalp kırmak ne kadar kolaysa, kırılan bir gönlü almanın da bir o kadar zor olduğunu hatırlamamız gerekiyor. Karşımızdaki insanlara her zaman hoşgörü ve saygıyla yaklaşmalı, çok konuşmak yerine iyi bir dinleyici olmayı bilmeliyiz. İnsanlara önyargı ile değil, anlayarak yaklaşabilmeliyiz.
YAZARIN DİĞER YAZILARI
- Empati, iletişimde önemli etken 15 Mart 2026 Pazar
- Hizmet ve emeğe sahip çıkılmalı 12 Mart 2026 Perşembe
- Teknoloji ve zaman kavramı 11 Mart 2026 Çarşamba
- Trafikte gereken duyarlılık… 10 Mart 2026 Salı
- Evsel atık sorunu… 09 Mart 2026 Pazartesi
- Beklenen davranışlar… 08 Mart 2026 Pazar
- Örnek davranışlar sergilemek 05 Mart 2026 Perşembe
- Gereken bilinç ve farkındalık 04 Mart 2026 Çarşamba
- Sabırlı olabilmek önemli bir etken 03 Mart 2026 Salı
- Okuma alışkanlığı ve teknoloji… 02 Mart 2026 Pazartesi